Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. "Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır....
Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Eser sözleşmesinin muhataba varması gerekli tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi mümkün olup, kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, 6098 sayılı TBK'nın 125. maddesi (818 sayılı BK'nın 106 ve 108. Maddeleri) uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır....
Yüklenici işi maliyet + %25 kâr esasına göre üstlendiğinden tespitte bulunan malzeme ve işçilik tutarına %25 müteahhit kârı ilave edildiğinde yüklenicinin yaptığı iş bedelinin 49.062,50 TL olarak kabulü ve ödeme tutarı 71.517,38 TL'den mahsubu suretiyle kalan 22.454,88 TL'nin fazla ödeme olarak hüküm altına alınması gerekirken sözleşme hükümleri nazara alınmadan yapılan hesap sonucu 39.892,00 TL'ye hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davacı iş sahibi dava dilekçesinde akdin feshine karar verilmesini talep ettiğinden ve BK'nın 106. maddesi uyarınca sözleşmenin feshi halinde ancak menfi zarar talep edilebileceğinden müspet zarar kapsamında olan 510,00 TL fiyat farkı ile 1.041,00 TL kira kaybına hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. 3-Davacı iş sahibinin temyizine gelince; Davacı dava dilekçesinde alacağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğinden eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ticari nitelikte olan iş nedeniyle hüküm altına...
Davacı vekili 12.02.2021 tarihli beyan dilekçesi ile; müspet zarar olarak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kaldığı kar, menfi zarar olarak ise üçüncü kişilerle sözleşme akdetme fırsatını kaçırmış olmaktan kaynaklanan kazanç kaybı olarak hasretmiştir. Davacının bu iki zarar kalemi dışında başkaca bir talebi bulunmamaktadır. Yapılan yargılama neticesinde sözleşmenin davalı yüklenici tarafından haklı nedenlerle feshedildiğine kanaat getirildiğinden davacının müspet ve menfi zarar istemleri yerinde bulunmamış, talep edilen zarar kalemleri de göz önüne alınarak fesih kesin hesabının düzenlenmesine de gerek duyulmamıştır....
Menfi zarar, sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan zarar olması nedeniyle 2 ihale arasındaki farktan kaynaklanan zararın menfi zarar olduğu, Borçlar Kanunu'nun 125/3 maddesine göre davacının menfi zararını talep edebileceği kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulüne, 18/02/2019 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi ve verilen süre dikkate alınarak temerrütün 03/03/2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren işin ticari iş olması nedeniyle alacağın avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karşı dava yönünden 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK' ya 5/A maddesi olarak eklenen madde hükmü gereğince TTK' nın 4....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak, karşı dava ise sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan kar mahrumiyeti ve uğranılan zarar istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri. 3....
Öte yandan menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan bir zarar olarak sözleşmeden dönmeye bağlı olarak istenebilecek bir zarar olup somut olayda sözleşmenin süre bitiminde sona ermesine göre menfi zararın koşulları da oluşmadığı anlaşılmaktadır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2022 NUMARASI : 2021/126 Esas-2022/287 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2024 Taraflar arasında yargılaması yapılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; “... A.Ş. tarafından, 2020/24507 İhale Kayıt Numaralı İTM 312 Referanslı 154 kV ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2022/220 Esas-2024/322 Karar DAVANIN KONUSU :Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 06/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2025 Asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen 23/09/2009 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı iş ortaklığı ile davalı arasında "... 3....
, müvekkili davacının borç ödeyemez duruma düşmesi ve çeklerinin yazılması nedeniyle piyasada yaşadığı iş kayıpları için şimdilik 100.000,00TL olmak üzere toplamda 600.000,00TL menfi zarar alacağının müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, alacaklarının teminat altına alınması için iş yapılan şantiye arazisi üzerinde kanuni ipotek haklarının da olduğu düşünüldüğünde işin yapıldığı yerin tapusu üzerinde ihtiyati haciz ve davalıdır şerhi işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir....


