Dosyada mevcut, taraflar arasında yapılan yazışma içerikleri de bu hususu teyit etmektedir. 6098 Sayılı TBK 125. maddesinde, borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakları düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar) kapsamında kalmayan müspet zararlarını isteyemez. Gecikme cezası ve cezai şart alacağı müspet zarar kapsamında kaldığından, sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça sözleşmeden dönen tarafın bunları isteyebilmesi mümkün değildir. Ancak, sözleşmede feshedilmeyen süre varsa bu süreyle sınırlı olmak üzere, bu süreden sonra yapılan feshe rağmen cezai şart alacağı talep edilebilir....
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin 28/09/2023 tarih ve 2023/730 Esas-2023978 Karar sayılı geri çevirme kararı uyarınca Mahkemece gerekçeli karardaki katip imza eksikliği ikmal edilmiş olmakla, istinaf başvurularının esası incelenmiştir....
; “Taraflar arasındaki 19.01.1989 tarihili sözleşmenin 22. maddesinde öngörülen cezai şart, ifa yerine geçen cezai şart niteliğinde olup, bu cezai şart ancak sözleşme feshedilmeden ve hükümleri yürürlükteyken, BK m.106 gereğince aynen ifa isteminden vazgeçilerek, bunun yerine geçen olumlu zarar sayılan cezai şart olarak istenebilir....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan koşullarda binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler....
Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir deyişle, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (...). Sözleşme feshedilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı-yüklenici yukarıda değinildiği gibi sözleşmenin ifa edilmesi isteği yani aynen ifayı beklemek yerine sözleşmenin geriye yönelik feshi hakkını da kullanabilir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/687 KARAR NO : 2022/929 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 17/11/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/12/2022 Mahkememizin ... Esas sayılı 2021/819 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin ... Esas ......
halinde sözleşme hiç yapılmamış olsaydı uğranmayacak zararın talep edilebileceği, davalı şirketin davacı ile bahse konu sözleşmeyi yapmamış olsaydı bu zararlara uğramış olmayacağı, Yargıtay içtihatlarında da istikrarlı olarak, hem sözleşmenin uygulanacağına güvenilerek yapılan ve malvarlığını eksilten harcama ve giderlerin karşılığının hem de daha elverişli koşullarla sözleşme yapma fırsatının kaçırılması sebebiyle gerçekleşen zararın menfi zarar kapsamında kaldığının vurgulandığı, yine sözleşmenin kurulması için yapılan giderler ve sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesi için yapılan giderlerin de menfi zarar kapsamında kaldığı ve davalı şirketin de davacı ile imzalamış olduğu sözleşmenin uygulanacağına güvenerek hem üçüncü kişilerle daha elverişli şartlarda sözleşme imzalama fırsatını kaçırdığını hem de sözleşmenin uygulanmasına yönelik ciddi masraflar yaptığı, dolayısıyla davalı şirket ciddi anlamda bir zarara uğramış olup bu zararlara ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak...
yapılan güçlendirme çalışmaları nedeni ile binanın asma tavan alçıpan, duvarlar ve dekorasyonların zarar gördüğü, binada yapılan bazı inşaat ve dekorasyon kalemlerinin ne zaman yapıldığı veya yıkıldığının bilinemediği ifade edilmekle davalı-karşı davacının kiralananın tam ve sağlam teslim edilmemesinden kaynaklanan zararlarının bulunduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davacının menfi tespit ve teminat senedinin iadesi taleplerinin Harçlar Kanunu’nun 30 ve HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacının kira bedeli ve yapılan masraflar yönünden açmış olduğu davasının reddine, karşı dava yönünden; karşı davanın yalnız asıl davanın davacısına karşı açılabileceği gerekçesiyle davalı olarak gösterilen ...’a yönelik karşı dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.Ş.’ye yönelik karşı davanın reddine karar verilmiştir....
ve Sözleşmenin Haksız olarak feshedildiğini beyan ederek menfi ve müspet zarar talep etmektedir. Bu beyanlarının ve taleplerinin kabulü mümkün değildir. Zira Sözleşme müvekkilce haklı olarak feshedilmiştir. Müvekkil tarafından yapılan Feshin, Haklı Fesih olduğu aşikardır....
Yüklenici sözleşmenin haklı sebebe dayanılarak feshi nedeniyle mahrum bırakıldığı kâr kaybı zararını istemektedir. Kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı BK'nın 123 ve 125'inci maddeleri uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır....


