Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ......
sayılı kararı ile; 26.04.2012 tarihli duruşmanın (1) nolu ara kararı ile davacı-karşı davalı vekiline menfi tespit ve teminat senedinin iadesi talepleri yönünden eksik peşin harcı tamamlamak üzere Harçlar Kanunu’nun 30 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 150. maddesi uyarınca bir sonraki duruşma gün ve saatine kadar süre verildiği, davacı-karşı davalı tarafça 18.06.2012 tarihli yazılı beyan ile kira bedeli toplamı 1.062,000,00TL ve binaya yapılan masraflar toplamı 381.108,24TL talepte bulunduklarını belirterek artırılan müddeabihe ilişkin peşin harcın ikmal edildiği, menfi tespit ve teminat senedinin iadesi talepleri yönünden ise peşin harcın yatırılmamış olduğu anlaşıldığından 21.06.2012 tarihi itibari ile menfi tespit ve teminat senedinin iadesi taleplerine münhasır olarak asıl davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal 3 aylık sürede peşin harcın yatırılmamış olması karşısında davacının menfi tespit ve teminat senedinin iadesi talebine yönelik davasının Harçlar Kanunu’...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : .......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/70 Esas KARAR NO: 2021/1138 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/03/2019 KARAR TARİHİ: 02/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ---- tarihli dilekçesinde özet olarak; müvekkil şirketin,--- yapmak için davalı şirketten---karşılığında mermer satın aldığını, buna karşılık davalıya ---- adet çek ödemesi yaptığını, müvekkil şirketin talimatıyla kesim işi için---- edilen mermerin ----- tarihli yapılan kesim işi neticesinde, ----- bulunduğu, bu nedenle mermer masa kullanımına uygun olmadığı görülerek tutanak düzenlendiğini ve durumun davalı şirkete bildirildiğini öne sürerek, dava konusu çeklerin bedelsiz kalması sebebiyle iptaline ve nakit olarak ödenen ---- yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini...
Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır....
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarihli ve 2011/19-473 E., 2011/607 K. sayılı kararında da açıklanmıştır. TBK'nun 207. Maddesinde “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir....
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; davalı ... A.Ş. tarafından müvekkili hakkında İstanbul ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, (terditli) tapu iptal tescil, sözleşmenin feshi, bedel iadesi, tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.05.2019 tarihli ve 2018/13-977 Esas ve 2019/572 Karar sayılı kararı 2-4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür....


