den sonraki en düşük teklifi veren şirket ve şahsa verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçan fırsat) hesaplattırılıp 17.07.2010 fesih tarihinden itibaren dava dışı ikinci yükleniciye kalan işin verildiği ihalenin makul süre içerisinde yapılıp yapılmadığı, ikmâl inşaatının yaptırıldığı ikinci ihale ile birinci ihalenin aynı özellikleri taşıyıp taşımadığı, özellikle imalâtın konusu ve niteliklerinin farklı olup olmadığı ve bu husustaki yüklenici itirazları incelettirilip ikinci ihalenin makul süre içinde ve ilk ihale ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken bedel hesaplattırılarak, bulunacak rakamın kaçırılan fırsat olarak ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine iş verilmiş olması halinde kalan işlerin tamamlattırılması için ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın menfi zarar olarak” hesaplatmak, kesin teminatın güncellenmiş bedelini, gecikme tazminatı talebini ise feshedilemeyecek süreye göre hesaplamak ve böylece toplam alacağı...
TL bedelli çekin davacıya iadesini talepli menfi tespit davasında; Hava parası alınması mülga 6570 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile yasaklanmış olup 6098 sayılı Kanun'da hava parası ile ilgili açık bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı dava dışı 3.kişi kiraya verin ile yaptığı kira sözleşmesini feshetmesi nedeniyle önceki kiracıya verdiği hava parasının hukuki dayanağının ortadan kalktığını iddia etmiş ise de; TBK’ nın 26, 27 ve 81.nci maddeleri gereğince, kanuna ve ahlaka uygun olmayan bir amacın gerçekleştirilmesi için verilen şeylerin geri alınması yasal olarak mümkün değildir. Anılan yasa maddeleri hükmünce ödenen hava parasının iadesi istenemez. Davanın bu kısmı esastan reddedilmiş olmakla, vekalet ücreti ve yargılama giderinin tayininde dikkate alınmıştır....
YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: Dava, menfi tespit talebinden ibarettir. Yargıtay ... HD., ... Esas, ... Karar sayılı, ... Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay ... HD., ... E, ... K; ... E, ... K) Bu nedenle iş bu dava zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmaya tabi değildir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır....
kapattığını ileri sürerek İİK.m. 72.maddesi gereğince müvekkilinin sözkonusu senedin borçlusu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit, istirdat, sözleşmenin iptali ile sözleşmeden dönerek uğramış olduğu menfi zararın tazmini ve son olarak senet iptali ve iadesi, davalınnı kötü niyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir....
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir....
başlıklı hükümleri uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı ödemiş olduğu bir miktarın istirdatı ile birlikte menfi tespit davası ikame etmiştir. Dava dilekçesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararını yazmış ise de, mezkür karar çek istirdatı ile birlikte açılan menfi tespit davasına ilişkin olup, çekin istirdatı davası teorik olarak bir miktar paranın iadesi talebini içermediğinden arabuluculuğa zaten tabi değildir. Fakat İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen bir miktar paranın istirdatına ilişkin dava yasanın metninden anlaşılacağı üzere arabuluculuğa tabidir. Dolayısıyla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir....
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde arz ve izah edilen ve mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.02.2025 tarihli ve 2022/1435 E. – 2025/189 K. sayılı kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Asıl dava ve birleşen dava, senetten ötürü menfi tespit davasıdır. Davacı, icra takibine konu bononun taraflar arasındaki geçersiz hale gelen sözleşme gereğince verilmesi nedeniyle iadesi, teminat olarak verildiğinden bahisle açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Davalı...tarafından davacılar ve lehdar... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ......
Somut olayda ; davacı taraf, taraflar arasındaki 27/05/2003 tarihli sözleşmeye istinaden yapılması kararlaştırılan buhar kazanının zamanında yapılmaması, eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle verdiği paranın faizi ile beraber iadesi ile menfi zararın tazminini istemiş, terditli olarak ise kazanın yapılmayan kısmına isabet eden bedelden dolayı borçlu olmadığının tespiti, yapılan kısma istinaden ödenen bedelin faizi ile beraber iadesi ve menfi (doğrusu: müspet) zararın tazmini talebinde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi, ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, taraflar arasında düzenlenen ev yapım projesi konulu sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla davalıya ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve tarafların tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Banka kayıtlarından ve davalı tarafın ödemelere ilişkin herhangi bir itirazlarının da bulunmaması sonucu davacıların harici sözleşme kapsamında satış bedeline yönelik edimlerini yerine getirmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket vekili, dava konusu edilen harici sözleşmeye konu taşınmazı tapuda devre hazır olduklarını ve mahkemenin tapu iptal ve tescile karar vermesini talep etmiştir. Davacılar vekili, öncelikle ödenen bedelin iadesini olmadığı takdirde tapu iptal ve tescile karar verilmesini talep etmiştir....


