WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ödemenin 22/11/2013 tarihinde yapıldığını, taraflar arasında bu ödemeye ilişkin ibraname düzenlendiğini, bu nedenle davacı tarafın ödemeyi geri istemesinin mümkün olmayacağını, sorumluluğun davacıya ait olduğunu, müvekkilinde meydana gelen kırığın kaynayabileceğini yada iyileşebileceğini davacının öngörmesi gerektiğini ve buna bağlı olarak ödeme yapmaması gerektiğini, on yıldan fazla bir sürenin geçtiğini bu nedenle zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali istemine konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir....

Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlularının iadede direnmelerine neden olacaktır. Bu durumda; mahkemece bozma ilamına, talebe ve bu ilkelere uygun olarak sonuca gidilmiştir. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ...- Dava, nedensiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, sebebsiz zenginleşmeden kaynaklanan iade borcunda, temerrüt için ayrıca alacaklının ihtarının aranması gereğini düzenleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Sorun, sebepsiz zenginleşme ve temerrüt kavramlarının hukuksal yapı ve nitelikleri, hukukun genel ilkeleri ve bilimsel görüşler çerçevesinde çözüme kavuşturulmalıdır....

Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli(haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için, borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Somut olayda; kesinleşmiş mahkeme kararı ile, davacı adına olan tapu kaydı iptal edildiğine göre; davacı, bu satış nedeni ile ödediği bir bedel var ise, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu bedeli davalı taraftan talep edebilecektir. Dosyada mevcut "ibradır" başlıklı belgenin incelenmesinde; belgede, dava konusu satışa ilişkin olarak, davacı tarafından davalıların murisine 100.000 Euro ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Muris, okuma yazması olmaması nedeni ile bu belgeyi parmak izi ile imzalamıştır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/513 KARAR NO : 2022/46 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2021 KARAR TARİHİ : 25/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile davalıya ait ... adresindeki iş yerini kiraladığını, işyeri kirası olarak davalıya mükerrer ödeme yaptığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak kira bedellerinin iadesi için ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyasında başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmiştir. Dava konusunun kiralanan yere ilişkin mükerrer ödenen kira bedelinin iadesine ilişkin itirazın iptali davası olduğu sabittir. Yazılan yazılara verilen cevaplarda davacının da tacir olduğu anlaşılmıştır....

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, dava konusu sıra cetvelindeki davalı -------- alacak miktarlarının gerçeği yansıtmadığı, alacağın ipoteği aşan kısmının diğer ipoteğe bağlı alacak gibi gösterildiğini iddia etmektedir. Somut uyuşmazlığın konusu davalının sıra cetvelindeki alacak miktarının azaltılmasına ilişkindir. Her ne kadar davacı vekili davasını haksız fiil nedeniyle ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemi olarak nitelendirmekte ise de; uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi mahkememize aittir. Dolayısıyla somut uyuşmazlık hacizde düzenlenen sıra cetvelindeki alacağın esas ve miktarına ilişkin itiraz olduğundan, davanın açılma süresi sıra cetvelinin alacaklıya tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir ve mahkememizce res'en dikkate alınması gerekir----- Somut uyuşmazlıkta ise, sıra cetveli tebliğ edilmiş, kesinleşmiş ve taraflar sıra cetvelinde belirlenen alacaklar ödenmiştir....

Esasen, Yerel Mahkeme de, gerek bozulan ilk kararında ve gerekse direnme kararında, davacının iyiniyetle sebepsiz zenginleşen (iyiniyetli müktesip) durumunda olduğunu kabul etmiştir. Bu noktada, önce sebepsiz zenginleşme kavramı üzerinde durulacaktır: Bilindiği üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanununun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu ulanmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....

Tüm dosya kapsamından; davacı tarafça sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanak yapılan senedin 19/09/2014 tarihinden 3 yıl sonra zamanaşımına uğradığı, TTK 732. Maddesi uyarınca bu senede dayalı olarak sebepsiz zenginleşme davasının senedin zamanaşımına uğramasından sonraki 1 yıllık sürede açılması gerektiği eldeki davanın bu süre geçtikten sonra açıldığı sonuç ve vicdani kanaatine----------varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....

Tüm dosya kapsamından; davacı tarafça sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanak yapılan senedin 19/09/2014 tarihinden 3 yıl sonra zamanaşımına uğradığı, TTK 732. Maddesi uyarınca bu senede dayalı olarak sebepsiz zenginleşme davasının senedin zamanaşımına uğramasından sonraki 1 yıllık sürede açılması gerektiği eldeki davanın bu süre geçtikten sonra açıldığı sonuç ve vicdani kanaatine----------varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....

Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 08.09.2015 tarihli ve 2014/8779 E., 2015/5685 K. sayılı kararı ile; “…6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşmeye ilişkin maddelerdeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Öte yandan, hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir....

Davalı vekili; davacının hisse devir işleminin üzerinden 1 yıldan fazla süre geçtiğinden aldatma iddiasının ileri sürülemeyeceğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı talepte bulunamayacağını, sözleşme gereğince senedin teslimi ile sözleşme şartlarının yerine getirilmiş sayılacağının kabul edildiğini, tarafların sözleşmeden dolayı birbirlerine hiçbir şekilde rücu etmeyeceklerine ilişkin beyanlarının hüküm altına alındığını, davacının talebine göre senedin düzenlendiğini, takibin derdest olup, alacağın tahsil kabiliyetinin bulunduğunu, salt iyi niyet iddiasına dayalı olarak alacak talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu