WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

KARAR Davacı; Davalının 1/6 oranında pay sahibi olduğu taşınmazın icra dosyasında satışa çıkarılması üzerine davalının verdiği vekalet ile kıymet takdir raporuna itiraz işlemlerini yaptığını, aralarındaki yazılı ücret sözleşmesi gereğince kendisine 4000 TL verileceğini, ayrıca arttırılan meblağında %10’nunun ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yapılan itiraz ile taşınmaz değerinin 823.225,00 TL üzerinden yürütülmesine karar verildiğini, kıymet takdirine itiraz davası sonucunda taşınmaz değerinin 532.675,00 TL arttırıldığını, toplam 57.267,50 TL vekalet ücreti ile KDV olarak da 10.308,15 TL'nin ödenmesinin gerektiğini, davalı tarafça bugüne kadar sadece 1.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, yargılama esnasında sunduğu ıslah dilekçesi ile 66.575,65 TL vekalet ücreti alacağının temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Davalı (alacaklı) vekili, mahcuzların bütünleyici parçası olması nedeni ile haczi yapılan fabrika binası ile birlikte satışa dâhil edildiğini, üçüncü kişi şirketin kıymet takdirine 09.02.2009’da itiraz ettiğini, bundan bir yıl sonra kötü niyetli olarak istihkak davası açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında ifade olunan tüm gerekçe ve işbu gerekçede ayrıca ifade olunduğu üzere; her ne kadar anılan taşınmazın ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde ise de, zarar unsurunun gerçekleşmediği durumunun istisnaları ihaleye fesat karıştırılması, kıymet takdir raporunun usulsüz tebliği iddiası ile kıymet takdirine itiraz edilmesi (ya da kıymet takdirine itiraz edilmiş ise kesin olarak verilen karara ilişkin yeniden kıymet takdirine itirazın ihalenin feshi davasında iddia edilmesi) ipotek ve rehin takiplerinde İİK 150/e maddesine dayalı takibin düştüğü ve haciz yolu ile takiplerde ise İİK 106. ve 110. maddelerine dayalı haczin düştüğü iddiasında bulunulması olup bu iddialardan biri ile ihalenin feshi davası açılması halinde zarar unsuru...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Borçlunun kıymet takdirine itiraza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ihalenin feshini gerektirir bir yön olmadığı, KDV oranına ilişkin olarak satış ilanı tebliğinden itibaren süresinde şikayet yoluna başvurulmadığı, kaldı ki alacaklı, Varlık Yönetim Şirketi olup KDV muafiyeti de bulunmadığı, kıymet taktir raporu ve satış ilanının borçlu asile bizzat tebliğ edildiği, davacı vekilinin icra dosyasına 10.12.2019 tarihinde vekaletnamesini sunduğu, dolayısıyla asile tebligat yapılmasında bir hukuka aykırılık olmadığı, davacının süresinde de kıymet takdirine itiraz etmediği, 20.01.2020 tarihinde belediyede gerekli ilanın yapıldığı, elektronik ortamda ilan yapıldığı, teklif verenin olmadığı, bu durumun da tutanak altına alındığı, Basın İlan Kurumu'nun yazısından da görüleceği üzere gazete tirajının 50.000'in üstünde olduğu, satış ilanında taşınmazın arsa payının yazmadığı iddiası satışa hazırlık işlemine ilişkin olup süresinde...

B.İstinaf Sebepleri B.1.Borçlu Borçlu, bekletici mesele yapılması talebinin değerlendirilmediğini, ödeme emri ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı C.1.Gerekçe ve Sonuç Şikayetçi borçluya satış ilanı bizzat tebliğ olmasına rağmen kıymet takdirine itiraz edilmediği, fesat iddiası bulunmadığı gibi hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu; ödeme emri ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, takipten ve devamındaki icrai işlemlerden haberdar olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlu vekili; şikayet ve istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrar etmekle birlikte, ek olarak tebligatların usulsüz olmasından dolayı kıymet takdirine itiraz edilemediği, satışa müdahale edilemediği, zarar unsuru oluştuğunu, kıymet takdiri raporunun da usulsüz tebliğ edilmesinden dolayı kıymet takdirine itiraz edemeyerek düşük bedelle satılmasına müdahale de edilemediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 134. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece taşınmazın kıymet takdirinin tespit edildiği, belirlenen değerin kesinleşmiş olduğu, satış ilanına ilişkin tebligatların usulüne uygun yapıldığı, satışın yapıldığı tarihte satışa esas kıymet takdirinin 2 yıllık geçerlilik süresinin dolmadığı, haczin devam ettiği, satışın süresinde istendiği, ilan tarihi ve satış tarihi arasında bir aydan uzun zaman olduğu, satışın satış ilanında belirtilen yer, tarih ve saatte yapıldığı, tellal bulunduğu, KDV oranının doğru olarak belirlendiği, satış ilanının tirajı 50.000'in üzerinde olan gazetede usul ve yasaya uygun olarak ilan edildiği, ilanının elektronik ortamda yapıldığı, satış şartnamesinde tüm bilgilerin bulunduğu, ihalenin ilan edildiği saate uygun olarak başlatıldığı, ihaleye fesat karıştırıldığına dair delil olmadığı, davacı yönünden zarar unsurunun gerçekleşmemiş olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi talebinin...

Örneğin, borçluya kıymet takdiri tebliğ edilmemiş veya borçlunun ihaleden önce süresi içinde usulüne uygun şekilde icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz etmiş olması şartı ile malın tahmini değerinin düşük olduğu sebebiyle ihalenin feshi talep edilmiş ise, ihale bedelinin tahmini bedelden yüksek bulunması tek başına şikayetçinin ihale dolayısı ile zarara uğramadığını göstermeye yeterli değildir. İhalenin kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olarak yapıldığı durumlarda şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte kişisel yararı olduğunu ispat edemese dahi ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bu hallerde ihalenin feshinde kamunun da yararı bulunmaktadır. İİK'nun 134/2. maddesi, Borçlar Kanunu'nun 226. (TBK 281) maddede düzenlenen hukuka ve ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin yapılması halinde her ilgilinin ihalenin feshini isteyebileceğini düzenlemektedir....

Örneğin, borçluya kıymet takdiri tebliğ edilmemiş veya borçlunun ihaleden önce süresi içinde usulüne uygun olarak sulh hukuk mahkemesinde kıymet takdirine itiraz etmiş olması şartı ile malın tahmini değerinin düşük olduğu sebebiyle ihalenin feshi talep edilmiş ise, ihale bedelinin, tahmini bedelden yüksek bulunması, tek başına şikayetçinin ihale dolayısı ile zarara uğramadığını göstermeye yeterli değildir. İhalenin, kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olarak yapıldığı durumlarda, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte kişisel yararı olduğunu ispat edemese dahi, ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bu hallerde ihalenin feshinde kamunun da yararı bulunmaktadır. İİK'nun 134/2. maddesi, Borçlar Kanunu'nun 226. (TBK 281) maddesinde düzenlenen hukuka ve ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin yapılması halinde, her ilgilinin ihalenin feshini isteyebileceğini düzenlemektedir....

UYAP Entegrasyonu