DAVA Davacı şikayetçi/ borçlu vekili dava dilekçesinde; kıymet taktirinden itibaren bir yılı aşkın sürenin geçtiğini, satış ilanının kendisine ve haciz alacaklılarına usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taşınmazın değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir. II....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihalesi yapılan taşınmazın kıymet takdirinde belirtilen özelliklerinin açık arttırma ilanında aynı şekilde belirtildiği, taşınmazın onaylı projeye uygun olarak 4+1 olarak inşa edildiği, daha sonra taşınmazın balkonlarında birinin kapatılarak 5+1 hale gelmeyeceği, kıymet takdiri raporunda bu durumun açık bir şekilde belirtildiği, kaldı ki kıymet takdirine ilişkin olarak bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazın rayiç değerinin bilirkişilerce 15.04.2021 tarihli raporla belirlendiği, kıymet takdiri raporunun ve satış ilanını taraflara tebliğ edildiği, ancak belirlenen değere itiraz süresinde itiraz edilmediği, icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının tebliğlerinin tamamının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kıymet takdiri raporu ile satış ilanının davacı vekiline tebliğ edildiği gibi tüm diğer haciz alacaklılarına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihale bedelinin muhammen bedelin...
DAVA Şikayetçi hissedar dava dilekçesinde; ihaleden sonra edindiği bilgiye göre satış işlemine yanlışlık karıştığını ve ... isimli şahsın taşınmazı yanlışlık yolu ile çok düşük bedelden satın aldığını, taşınmazın reel bedelinin bu rakamın misliyle üzerinde olduğunu, taşınmazın 2018 yılında yapılan kıymet takdirine göre düşük bedelle satışa çıkarıldığı, yapılan ihalede hissedar İbrahim Koyuncu'ya ihale edildiği, satışa hile karıştığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-ihale alıcısı hissedar cevap dilekçesinde; ihalenin usule ve yasaya uygun yapıldığı, davacının ihaleye hile karıştırıldığı iddiası soyut beyandan ibaret mesnetsiz olduğu, ihale öncesinde ve sonrasında katılımı etkileyecek bir hususun bulunduğuna dair en ufak bir somut delil bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III....
Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 20.12.2019 tarihinde yaptırıldığı, kıymet takdirine itiraz üzerine, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.02.2021 tarih ve 2020/168 E. - 2021/112 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ihalesi yapılan aracın ihale bedelinin(424.000,00 TL), kesinleşen kıymet takdiri ile belirlenen muhammen bedelin (330.000,00 TL) üzerinde olduğu, satışa esas kıymet takdirinin üzerinden iki yıllık süre geçmeden satışın yapıldığı, davacının kıymet takdirine itirazının bulunmadığı, ihaleye fesat karıştırıldığına dair fesih sebebi de ileri sürmediği, aracın satışına engel bir tedbirin bulunmadığı, mahkemece şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve şikayetçi hakkında para cezasına hükmolunmamasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Örneğin, borçluya kıymet takdiri tebliğ edilmemiş veya borçlunun ihaleden önce süresi içinde usulüne uygun olarak ilgili hukuk mahkemesinde kıymet takdirine itiraz etmiş olması şartı ile malın tahmini değerinin düşük olduğu sebebiyle ihalenin feshi talep edilmiş ise, ihale bedelinin, tahmini bedelden yüksek bulunması, tek başına şikayetçinin ihale dolayısı ile zarara uğramadığını göstermeye yeterli değildir. İhalenin, kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olarak yapıldığı durumlarda, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte kişisel yararı olduğunu ispat edemese dahi, ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bu hallerde ihalenin feshinde kamunun da yararı bulunmaktadır. İİK'nun 134/2. maddesi, Borçlar Kanunu'nun 226. (TBK 281) maddesinde düzenlenen hukuka ve ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin yapılması halinde, her ilgilinin ihalenin feshini isteyebileceğini düzenlemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/02/2015 NUMARASI : 2014/443-2015/164 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Kıymet takdirine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir....
Somut olayda; alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile borçlu hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, mahkemece incelenip karar verilen ödeme emri ve 103 davetiye tebligatlarınn usulsüzlüğü şikayeti ile meskeniyet iddiası ve kıymet takdirine itirazı yanında emekli maaşının haczedilemeyeceğine yönelik olarak da şikayette bulunduğu görülmektedir. O halde mahkemece, borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü emekli maaşının haczedilemeyeceğine ilişkin şikayeti incelenmeksizin ve bu konuda HMK'nun 297. maddesinde belirtilen ilkelere göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca, dosya üzerinde inceleme yapıldığı ve alacaklı davada kendisini bir vekille de temsil ettirmediği halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işlere özgü tarife üzerinden alacaklı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır....
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tüm borçluların sorumlu oldukları miktarların da belirtildiğini, davacı borçlunun kendisine gönderilen ödeme emirlerini tebellüğ ederek borca itiraz etmediklerini, davacının borca itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini ve davacının taşınmazlarına haciz konulduğunu, söz konusu taşınmazların kıymet takdirinin yapılması nedeniyle davacılar tarafından kıymet takdirine itiraz ve işbu menfi tespit davasının açıldığını belirterek sonuç olarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
takdir raporu ve satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği, ihale edilen taşınmazların değerinin düşük tespit edildiği iddiası kıymet takdirine itiraz olarak değerlendirilip alınan bilirkişi raporuna göre, taşınmazın 30.11.2021 olan kıymet takdir tarihi itibariyle tespit edilen değerinin muhammen bedel ile aynı olduğu(1.480.000,00 TL), bu nedenle zarar unsuru oluşmadığından ihalenin feshi şikayetinin reddi ile para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinde, ... ada, 2 parsel, 1.... kat, 13,14 ve 15 bağımsız bölüm nolu taşınmazları birbirinden ayıran duvarlar yıkılarak tek mahal haline getirildiği, bu şekilde birleştirilen dükkanların , ayrı kullanılması, kiralanması ve satılması için projesine uygun tadilat yapılması gerektiği, mevcut durum itibariyle taşınmazların tasdikli proje durumlarına göre satılmasının mümkün olmadığı, birleştirilen taşınmazların tek mahal halinde değerlendirilmesinin...


