İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluya yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğu, ihale bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemeyeceği, ancak şikayet dilekçesinde kıymet takdirinin düşük takdir edildiği iddiası da bulunduğundan mahkemece keşif yapılarak İcra Müdürlüğünce belirlenen ve ihaleye esas alınan muhammen değerin yerindeliğinin denetlenmesinin gerekeceği, mahkemece de bu usule uyularak taşınmaz üzerinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporu ile taşınmazın İcra Müdürlüğünce değer tespiti yapılan tarih olan 27.09.2019 itibariyle değerinin 190.000,00 TL olduğunun bildirildiği, ihale bedelinin ise 191.000,00 TL olduğu, ihale bedelinin belirlenen değerden yüksek olduğu, ihaleye konu taşınmaz yönünden kıymet takdirine veya ihaleye fesat karıştığına yönelik herhangi...
Öte yandan, ihalenin feshini isteyen şikayetçi, - Kıymet takdir raporunun usulünce tebliğinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesi nezdinde, kıymet takdir raporunda belirlenen değeri şikayet edip, icra mahkemesince alınan bilirkişi raporunu kabul etmeyip buna yönelik iddialarını ihalenin feshi şikayetinde sürdürmesi, - Kıymet takdir raporunun usulsüz tebliğ edildiği ve ihale sürecinden haberdar olmadığı iddiası ile birlikte ihale konusu şeyin icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirine ilişkin rapora ihalenin feshi şikayetinde itiraz edilmesi, - İhalenin feshi şikayetini inceleyen mahkemece, kıymet takdirine yönelik yapılan şikayet neticesinde, icra müdürlüğünce alınan kıymet takdir raporuna ait keşif tarihi esas alınarak ihale konusu edilen şeyin değerinin ihale bedelinin üstüne olduğunun anlaşılması halinde “zarar unsurunun” gerçekleştiği kabul edilerek hem ihale konusu şeyin ihale bedelinin altında bir muhammen bedelle ihaleye çıkartılması hem de satış ilanı tebligatının usulsüz...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun kendisine yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarına ilişkin bir iddiası olmadığı, kıymet takdirine süresinde itiraz olmadığından aracın değerine ilişkin iddiaların bu aşamada ileri sürülemeyeceği, ihale bedelinin muhammen bedelin %50'si ile satış masraflarını karşıladığı, resen yapılan değerlendirmede feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı gerekçeleriyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, ihale bedelinin muhammen bedelin %50'si ile satış masraflarını karşılamasının ihalenin usulüne uygun yapıldığı anlamına gelmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C....
Kıymet takdir raporunun usulsüz tebliğ edildiğine ve kıymet takdirine itiraza ilişkin şikayetin, mahkemenin 2018/989 Esas ve 2018/1244 K. sayılı kararı ile kıymet takdiri raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve buna bağlı olarak kıymet takdirine itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesi ile süre yönünden reddine karar verildiği, bu karar karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/312 E. ve 2020/195 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği, 4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Meskeniyet İddiası Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. ... A R A R 1-Kıymet takdirine ilişkin temyiz yönünden; İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan Mahkeme kararları kesindir....
Dava, 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin (ı) bendinde; aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı olarak öngörülmüş, anılan Yasa'nın 115. maddesinin (2) no’lu bendinde ise; dava şartı noksanlığının varlığının tespiti halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusundan sonra şikayetçinin öldüğü, mirasçılarını gösterir veraset ilamı ile mirasçılarının vekaletnamelerinin sunulduğu, şikayetçi borçlunun kıymet takdir değerinden haberdar olduğu ve kıymet takdirine itiraz yoluna başvurduğunun görüldüğü, kıymet takdirine ilişkin şikayetin usulden reddi kararının hukuka aykırı olduğu iddiası olmadığı, satış bedeli muhammen bedelin üzerinde olduğundan şikayetçinin avukatına satış ilanının hukuka aykırı tebliğ edildiği iddiasıyla ihalenin feshini istemekte de hukuki yararı olmadığı, ihalenin yapıldığı tarih itibariyle ihalenin feshi istemi değerlendirildiğinden, taşınmazın ihalesinin yapılmasından sonra taşınmazın değerinin artmış olmasının bu şikayete etkisi olamayacağı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedilmiş olması hukuka uygun olsa da red gerekçesinin düzeltilmesi gerektiğinden...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılara usulüne uygun kıymet takdiri tebliğ edilmiş olduğu, kıymet takdirine itiraz edilmediği, davacıların fesat iddiasında da bulunmadığı, davaya konu taşınmazın muhammen bedelinin 243.000,00 TL olarak belirlendiği, yapılan açık artırmada taşınmazın 280.000,00 TL'ye ihale olduğu, ihalenin muhammen bedelin üzerinde yapıldığı, zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması halinde şikayetçinin süresinde veya usulüne uygun kıymet taktirine itirazı ya da fesat iddiası var ise işin esasının incelenmesi gerektiği, hukuki yarar yokluğu hususunun istisnalarının da somut olayda gerçekleşmediği, davacı borçluların ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile işin esasına girilmemiş olduğundan davacılar aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
kıymet takdirine şikayetinin değerlendirildiği gerekçeleri ile şikayetin reddine, ihale bedelinin %10'u oranında tazminatın davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına direnilmesi ve bu kararın alacaklı ile ihale alıcısı tarafından temyizi üzerine yeniden incelenmekle, taşınmazın kıymet takdirine ilişkin tespit edilen değerin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması göz önüne bulundurulduğunda, Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nce verilen kararın yerinde olduğu, daha önce verilen 02/05/2019 tarih 2019/9864 E- 2019/13902 K. sayılı kararın onanması gerekirken Dairemizce bozulduğu anlaşılmakla, yukarıda yazılı gerekçelerle verilen direnmeye ilişkin kararın onanması gerekmiştir....


