WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

itirazı reddedilerek, asıl dosyada alacaklının kıymet takdirine itirazının kabulü ile taşınmazın değerinin 6.978.900,00 TL olarak tespitine karar verildiği anlaşılmıştır....

Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu görülmüş olup borçlunun kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olduğu iddiası kıymet takdirine itiraz olarak kabul edilmiştir....

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesinin kıymet takdirine itiraza ilişkin kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür....

İcra dosyasının incelenmesinde ise; şikayetçi borçlunun Av. ... vasıtasıyla ihale konusu taşınmazın kıymet takdirine yönelik şikayette bulunduğu, ... İcra Mahkemesi'nin 25.09.2014 tarih ve 2014/26-69 sayılı kararıyla şikayetin kabulüne hükmedildiği, anılan ilamın takip dosyasına ibraz edildiği anlaşılmaktadır. İcra dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraza ilişkin ilamın dosya arasında mevcut bulunması karşısında, borçlunun icra evresinde vekille temsil edildiği ve takibin vekille sürdürüldüğü gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle borçlu vekiliin satış ilanının kendisine tebliğ edilmediği iddiası varit değildir. Her ne kadar borçlu vekili temyiz dilekçesinde, satış ilanını içerir tebligat parçasındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de; İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük sürede şikayet dilekçesinde ileri sürülmediğinden, borçlu vekilinin iddiası temyiz aşamasında nazara alınamaz....

Dosya kapsamından; davaya konu 30/05/2005 tarihli kıymet takdir raporunda, davalı idarenin çalışanı olan kadastro-fen bilirkişisi dava dışı M.Mesut Hacıosmanoğlu tarafından, dava dışı borçluya ait Karaoğlan köyü 1063 nolu taşınmaz yerine üzerinde 200 m² ev, bekçi evi ve ağaçlar bulunan yerin kıymet takdir heyetine gösterilmesi sonucu değerinin 145.720.00 TL olarak tespit edildiği, kıymet takdirine ilişkin rapora İİK'nın 128/a maddesi uyarınca itirazda bulunulmadığı ve takdir edilen bedelin kesinleşerek taşınmazın davacıya satışının yapıldığı anlaşılmaktadır....

Somut olayda, şikayetçinin, satış ilanının, Av. ...’a ve borçlu şirkete tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, ayrıca borçlu şirkete yapılan kıymet takdiri tebliğinin usulsüzlüğünü ileri sürmediği anlaşılmıştır. Satış ilanının yukarıda açıklanan şekilde müflis şirket adına iflas idare memurlarına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmış olup, bu husus ihalenin feshi nedeni yapılamaz. Kıymet takdirine ilişkin tebligat usulsüzlüğü iddiası ise, ilgilisince ileri sürülmedikçe bu aşamada artık mahkemece resen incelenemez. Bu durumda mahkemece, kıymet takdiri raporu tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir....

Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanların, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemeyeceği, kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmeleri mümkün olmadığı, borçlunun taşınmazın değerinin düşük belirlendiği iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olduğundan, şikayetçi borçluya satış ilanının 08.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği halde, satış ilanın tebliği usulsüzlüğü iddiası da olmadığı göz önünde bulundurularak yasal 7 günlük süre içerisinde bu işlemin şikayet konusu yapılmadığını, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı gerekçeleriyle; sair istinaf sebepleri yerinde değilse de, davacı borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması halinde şikayetçinin süresinde veya usulüne uygun kıymet taktirine itirazı ya da fesat iddiası var ise işin esasının incelenmesi gerektiği, satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü sebebiyle ihalenin feshini isteme hakkının, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olduğunu, şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdirine süresinde itiraz edilmediği gibi ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik somut bir iddia ileri sürülmediği, ihaleye konu bağımsız bölümün muhammen bedelinin 360.000,00 TL olarak belirlendiği, yapılan açık arttırmada taşınmazın 593.000,00 TL bedelle ihale olunduğu, ihalenin muhammen bedelinin üzerinde yapılmış olması nedeniyle ve hukuki yarar yokluğu hususunun istisnalarının da somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar...

Somut olayda, şikayete konu taşınmaza ilişkin 25.09.2013 tarihinde yapılan kıymet takdirine ilişkin tebligatın 24.04.2014 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince bahsi geçen kıymet takdirine ilişkin tebligatın aslı bulunamadığından bu durumun borçlu lehine yorumlanması ve meskeniyet şikayetinin süresinde olduğunun kabul edilmesi somut olaya uygun düşmemektedir. Zira ilk derece mahkemesince PTT'den yapılan araştırma sonucu barkod numarası ile bildirilen kıymet takdir raporu tebliğinin 24.04.2014 tarihinde şikayetçi borçluya tebliğ edildiği sabit olup, borçlunun şikayet dilekçesinde bu tebligata ilişkin usulsüz tebligat iddiasının bulunmadığı da gözetildiğinde öğrenme tarihinin 24.04.2014 olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, meskeniyet şikayetinin yasal süresinde yapılmadığı sabittir....

sayılı dosyasının iptali talebi ile şikayete gidilmiş olup, bu şikayetlerine ilişkin kararın henüz kesinleşmeden ihalenin yapılmış olmasının İİK'nın 364/3.maddesine aykırı olduğunu, kıymet takdirine yasal süresi içinde itiraz etmiş olmakla birlikte kıymet takdirine ilişkin itirazlarının yeterli şekilde incelenmediğini, satış ilanının tirajı az olan bir gazetede yayınlandığını, bu nedenle ihaleye katılımın az olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep istemiştir. II....

UYAP Entegrasyonu