Ada, 4 Parsel nolu taşınmazı üzerine konulan ipotek tarihinin 07/01/2020 olduğunu, takibe konu Genel Kredi sözleşmesinin ise tarihinin 20/01/2020 olduğunu, müvekkilinin gayrimenkulünün daha sonradan kullandırılan krediler için teminat olarak kabul edilerek işlem yapıldığını, yapılan icra takibende ipotek alacaklarının bir hükmünün olmadığını, karşılıksız kalmış bir teminat için yeniden müvekkili aleyhine işlem yapılamayacağını, Müvekkilinin Genel Kredi Sözleşmesinde imzasının olmadığını, bu sebeple sonraki dönemlerde kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu ipoteğe konu gayrimenkulün kıymet takdirinin yapılarak satışının yapıldığını, satış miktarının 155.000- TL olduğunu, bankanın uhdesine 152.495-TL'nin geçtiğini, haksız olarak tahsil edilen paranın bankaya yapılan ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, ......
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, şikayetçi borçlu tarafından 28.06.2018 tarihinde kıymet takdirine itiraz davası açıldığını, takipten çok önce haberdar olan şikayetçinin bu aşamada takibin iptalini talep edemeyeceğini, İİK’nın 133. maddesindeki şartların oluşmadığını, takibi uzatmak amacını taşıyan şikayetin öncelikle süreden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğinin usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... 9. İcra Müdürlüğü' nün 2018/5426 Esas sayılı takip dosyasında yürütülen takibin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
K.sayılı ilamı ile de onandığını, karar düzeltme talepleri de aynı şekilde reddedildiğini, davacı borçlunun imzaya itirazının kesinleşmesi ile birlikte icra takip dosyasında borçluya ait taşınmazlara dair kıymet takdiri yaptırıldığını, davacı borçlunun hacizli taşınmazını satıp borcunu ödeyeceğini söylemesi üzerine kıymet takdirine ilişkin raporun karşı tarafa tebliğ edilmeksizin bekletildiğini, ancak davacı borçlunun hacizli taşınmazlarının haricen 3.kişiye sattığının öğrenilmesi üzerine icra takip dosyasındaki kıymet takdir raporunun karşı tarafa tebliğ edildiğini, davacı borçlunun bu kez hacizli taşınmazlara yönelik kıymet takdir raporuna karşı İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin .../......
Yine bilirkişi raporunda davalının kesin maliyete itiraz ettiği ve kurulacak yeni bir heyet tarafından itirazı incelendiğine dair dosyada belge yer almadığı belirtilmişse de, değişiklik öncesi Kooperatifler Kanununun 61.maddesinde kıymet takdirine itirazdan (şerefiye bedeline) bahsedildiği, davalının Kayseri 5. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile yapmış olduğu itirazın içeriğinin kooperatife karşı edimlerini yerine getirdiği ve borcu olmadığına ilişkin olduğu, bu nedenle kıymet takdirine itiraz niteliğinde bulunmadığı göz önüne alınarak raporun bu kısmına da itibar edilmemiş..." 1-Davanın KABULÜ ile, 116.036,00-TL kesin maliyet alacağı ile 8.640,71-TL gecikme cezası toplamı 124.676,71-TL' nin 10.000-TL' sinin dava tarihi olan 27/04/2023 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile, bakiye 114.676,71-TL' sinin ıslah tarihi olan 31/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir....
Bu bağlamda yukarıda belirtilen nitelikte olmayan istihkak, izale-i şuyu, kıymet takdirine itiraz, senet iptali, tasarrufun iptali vb. nitelikteki davalar zaman aşımını kesmez. Bu doğrultuda ihalenin feshi davalarının da zaman aşımını kesmeyeceği sabittir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin, ihalenin feshi davalarının zaman aşımını keseceği yönündeki gerekçesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesince de “ihalenin feshi davaları açılmakla alacaklının takip dosyasında herhangi bir başka işlem yapamayacağı, fiili imkansızlık nedeni ile zaman aşımı süresinin işlemeyeceği” yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp ihalenin feshi davası açılsa da icra takip dosyasında takip işlemlerinin devamı mümkündür....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; icra takibi yapılan senedin kıymetli evrak olup bono senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, borçluların ödeme emrine itiraz etmediklerini, borçluların menkul ve gayrimenkul mallarının haczedildiğini, sadece kıymet takdirine itiraz ettiklerini, yeniden kıymet takdirinin yapıldığını, satış ilanının yapıldığını, davacıların gayrimenkulün satışından birkaç gün önce satışı uzatmak için yine dava açtıklarını, ancak bu davanın reddedildiğini, davacıların kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiklerini belirterek; davanın reddi ile alacağın %40 olarak tazminata mahkum edilmesine, masrafların ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Konya . İcra Müdürlüğü'nün ......
Dereceden ipotek tesis edildiğini, kredi kullandırım sürecinde söz konusu taşınmazla ilgili Davalı Banka uhdesinde mevcut----- tarihli Ekspertiz Raporunun da müvekkili ile paylaşıldığını, bu raporda da taşınmazın değerinin 13.000.000,00 TL olarak tespit edildiği, müteakip süreçte Müvekkilinin borcun bir kısmını Davalı Bankaya ifa ettiğini, bir müddet sonra ekonomik durumunun bozulması neticesinde ödeme güçlüğüne düştüğünü, bunun üzerine Davalı Banka tarafından,------ Dosyasından İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takibe başlandığını, ------ Talimat sayılı dosyasından Kıymet Takdir Raporu düzenlendiğini, düzenlenen Kıymet Takdir Raporunda taşınmazın değerinin 750,000.00 TL olarak tespit edildiğini, davalı ------- Tarafından düzenlenen değerleme raporunda, taşınmazın değerinin kıymet takdir raporunda tespit edilen değerin tam ----olarak belirlendiğini, raporlar arasındaki fahiş fark neticesinde, Davalı Banka tarafından ----- daha düzenlettirildiği, taşınmazın değerinin takriben ---- bandında...
Esas sayılı dosyası ile 14/08/2015 tarihinde icra takibi başlattığını, usulüne uygun tebligatlar yapılarak takibin kesinleştiğini, davacının icra takibinden çok uzun süredir zaten haberdar olduğunu, daha evvel dosyada vekili de bulunduğunu, buna karşın bugüne kadar hiçbir zaman borcunun olmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığını, dava dilekçesindeki gibi iddialara sahip bir kişinin iki yıldan uzun bir zaman sonrasında böyle bir dava açmasının makul olmadığını, davacının icra takibi dahilinde, kendisine ait olan Antalya'daki bir taşınmazın satışının talep edilmesi üzerine satış sürecini uzatmak ve sürüncemede bırakmak için kıymet takdirine itiraz ettiğini, kıymet takdirine itiraz davası sürecinde ısrarla keşif yapılmasını engelleyerek davanın uzamasına yol açtığını, ancak nihayetinde Antalya .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ......
K sayılı dosya ile memur işlemini şikayet davası açıldığını, bu dosyada yaptıkları şikayetin reddedildiğini, davalı alacaklı tarafından yapılan talep sonrası müvekkili şirketin Konya ili ... ilçesi ... mah. ... ada ... parsel 1 ile ... no.lu bağımsız bölümler'in kıymet takdirinin yapılmasına karar verildiğini, icra müdürlüğünce aldırılan 28/12/2021 tarihli kıymet takdiri raporunda Konya ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... nolu parsel ... Bağımsız bölüm sayılı taşınmazın değerinin 3.000.000,00TL olarak, Konya ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... nolu parsel ... Bağımsız bölüm sayılı taşınmazın değerinin 4.200.000,00 TL olarak tespit edildiğini, İş bu kıymet takdirine karşı da Konya .İcra Hukuk Mahkemesi ... E- ......
Parseldeki taşınmazın satılması için kıymet takdiri yapılmasına karar verildiği, taşınmazın kıymet takdirinin 03.07.2017 tarihinde yapıldığı, kıymet takdirine itiraz için İzmir ... İcra HM’nde dava açıldığı, ... E sayılı davanın ... K sayılı kararla kesin olarak reddedildiği, taşınmazın satışına ilişkin ilanların yapıldığı, 1. ve 2. açık artırımların yapıldığı ve alacaklıya iade edildiği, iadenin feshi için İzmir ... İcra HM’nde açılan davanın ... E – ... K s kararla 09.01.2020 tarihinde süre yönünden ret edildiği belirlenmiştir. 6102 Sayılı TTK m. 4 gereğince mutlak ticari davalar yanında her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan davalar nispi ticari dava olarak tarafların her ikisinin de tacir ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olması halinde uygulanır. Somut olayda da davacı ile davalı arasında her hangi bir ticari ilişki olmadığı, davalı alacaklının alacağının sözleşmeye dayalı olup olmadığı, alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir....


