İstinaf Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesini tekrarlamakla birlikte, davacının ihale salonuna girdiğini ancak tehditler nedeni ile pey süremediği, taşınmazın değerinin oldukça altında satıldığı, satış ilanının davacıya da usulüne uygun tebliğ edilmediği, bilirkişi deliline dayanmalarına rağmen mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadığı, ihale konusu taşınmaz hakkında vergi dairesi, belediye ve diğer ilgili birimlere gerekli yazıların yazılmadığı, kıymet takdirinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeni ile müvekkilinin kıymet takdirine zamanında itiraz edemediği hususlarını ileri sürerek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 05.07.2022 tarihli ilk satış gününde müvekkili adına kayıtlı 32 adet taşınmazın ihale edildiğini, satış ilanında taşınmazlar üzerinde olduğu beyan edilen 3 adet ihtiyati tedbirin ikisinin satış ilanından önce kaldırıldığını fakat kıymet takdir raporu ve satış ilanında bu yanıltıcı bilginin düzeltilmeyerek alıcıların yanıltıldığını bu nedenle katılımın az olduğunu, müvekkiline usulüne uygun şekilde 103 davetiyesinin tebliğ edilmediğini, hacizden haber verilmeksizin müvekkiline kıymet takdiri ve satış ilanının tebliğ edildiğini, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının satış tarihindeki tüm ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihalede söz konusu taşınmazın tatil köyü olması sebebiyle tüm ülkeden ihale katılımcısı bulacak olmasına rağmen satış ilanının gazetede yayınlanmadığını, bu sebeple ihaleye katılımın kısıtlı kaldığını, ihale öncesi mükellefiyetlerin listesi yapılarak haczedenler ile borçlu müvekkiline tebliğ edilmediğini, itiraz...
İcra Dairesinin ... talimat sayılı dosyasında aracın kıymet takdirine ilişkin 23/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda ve 22.09.2017 tarihli taşınır açık artırma şartnamesinde yer aldığı hususları dikkate alındığında davacının çalınma hasar kaydından aracı satın aldıktan hemen sonra yaptığı tramer sorgulamasıyla haberdar olduğu iddiası, mevcut delil ve belgeler karşısında hayatın olağan akışına aykırı olup, iddiası dayanaksız kaldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur....
Mahkeme, yargılama ve değer belirleme giderlerini kendi takdirine göre paylaştırır. Mahkemenin kararı kesindir.” şeklinde düzenleme ile ise şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin tarafların başvurusu üzerine şirket paylarının gerçek değerinin tespiti bakımından nihai ve kesin yetkisine işaret etmiştir. Davacı vekilince dosya içerisine sunulan deliller mahkememizce yeterli görülerek yeniden ticaret sicil kayıtlarının celbi yoluna gidilmemiş, Şirket ortağı ...’ın cebri icra yolu ile satışa esas olan şirket hisselerinin satışına ilişkin Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2013/... talimat sayılı dosyası evrakları ,bu dosyadan yaptırılan 219.650.03 TL.borç miktarı üzerinden yaptırılacak satışa ilişkin hacizli ortaklık hisselerin kıymet takdirine ilişkin 08.05.2015 tarihli kıymet takdir raporu, Bursa 1....
nın 01.07.2022 tarihli cevap dilekçesi ile; ihale konusu taşınmazın kıymet takdirine uygun ihale edildiği, tebliğlerin usule uygun yapıldığı, özetle ihalenin usule uygun yapıldığı iddiası ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Sulh Ceza Mahkemesi tarafından hisselerden manipülasyon yapıldığı ve davacıya ait menkul kıymet hesabının sanıklarca iddia edilen eyleme katılmak amacıyla kullanıldığı iddiası ile bloke konulduğunu, ihtiyati tedbir konulması sebebiyle el konulma süresi içinde hisseleri üzerinde hukuki tasarrufta bulunmasının mümkün bulunmadığı da göz önüne alınarak, alanında uzman bir bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme ile el konulma tarihinde davacının ....
na 13.11.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ ediliği ayrıca davacı borçlulara tebligat yapılmasına lüzüm olmadığı gibi ve davacı borçlulara çıkartılan tebligatların usulüne uygun olup olmamasının da önemi bulunmadığı, borçlulara çıkartılan kıymet takdiri raporlarının usulsüz olduğu kabul edilse bile satış ilanı tebliği ile taşınmazın kıymet takdirine de vakıf olacaklarından davacı/borçlular vekiline satış ilanı tebliği üzerine süresinde kıymet takdirine itiraz edilmediği, taşınmazın kıymetine yönelik itirazın artık ihalenin feshi aşamasında dinlenmesine de olanak bulunmadığı, satışa hazırlık işlemine yönelik iddialar bakımından satış ilanı tebliği üzerine süresinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi davasında dinlenmesi mümkün olmadığı, satış ilanının yayımlandığı gazetenin tirajı 50.000'in üzerinde olduğu, mükellefiyetler listesinin hazılanmaması ve tebliğ edilmemesinin borçlu lehine bir durum olduğu, ihale tutanağında ihalenin başlangıç saatinin yazılı olduğu,...
satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, borçlunun kıymet takdirine itirazda bulunmadığı, zarar unsurunun oluşmadığı durumlarda satış ilanının, düzeltme ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin fesih sebebi olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmolunduğu, anılan kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir. 6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları” başlıklı 114. maddesinin h bendinde, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak yer almış olup, yine aynı yasanın “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115. maddesinde; mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği, mahkemece, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlemesi mevcuttur....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi kendisine satış ilanının ve kıymet takdir raporunun usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmediği için üçüncü kişilere yapılan tebligatların usulsüzlüğünü ileri sürerek ihalenin feshine talep edemeyeceği, kaldı ki tebligatı iade gelince şikayetçi şirkete TK 35 maddesi gereği tebligat yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, şikayetçiye kıymet taktir raporu tebliği usulsüz olsaydı bile satış ilanının tebliğ edildiği 05.09.2021 tarihinde itibaren 7 günlük hak düşürücü sürede kıymet takdirine itiraz etmeyip muhammen bedel kesinleştiği için artık bunu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, tiraj uygun olup, ihaleye iki kişinin katıldığı, kamera kaydının çözümünde ihaleye fesat karıştırdığına ilişkin somut delillere rastlanmadığı, dinlenen şikayetçi tanıklarından birinin şikayetçinin vekili olduğu, diğer tanığın şikayetçinin teyzesinin oğlu olduğu ve her iki tanık beyanların birbirlerini...
Hukuk Dairesinin 30.01.2019 tarih ve 2018/1583 E.-2019/228 K. sayılı kararı ile alacaklının istinaf talebinin esastan reddine, şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun ise gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, şikayetçinin kıymet takdirine yönelik süresi içinde yaptığı şikayetinin olmadığı, ihalelerde zarar unsuru gerçekleşmediğinden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve bu nedenle İİK’nın 150/e maddesine yönelik iddianın da değerlendirilmesine yer olmadığı gerekçesi ile ihalenin feshi isteminin reddedildiği görülmektedir. İİK'nun 150/e maddesinin, icra emri tebliğ tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir....


