Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ihale bedelinin (293.000,00TL), kesinleşen kıymet takdiri ile belirlenen muhammen bedelin (255.000,00 TL) üzerinde olduğu, satışa esas kıymet takdirinin üzerinden iki yıllık süre geçmeden satışın yapıldığı, şikayetçilerin kıymet takdirine itiraz ve ihaleye fesat karıştırıldığına dair fesih sebebi de ileri sürmediği, zarar unsuru gerçekleşmediği anlaşıldığından asıl ve birleşen davada ihalenin feshi taleplerinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ve şikayet esasa ilişkin nedenlerle reddedilmediğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı hukuki yarar yokluğundan reddine, şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
DAVA Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde; satışa hazırlık işlemlerinin usule uygun olmadığını, satış ilanının ilgili mahalle muhtarlığında yayınlanmadığını, haciz ve rehin alacaklılarına satış ilanının usule uygun tebliğ edilmediğini, mükellefiyetler listesinin şartnamede yer almadığını, ihale bedellerinin taşınmazların gerçek değerinden düşük olduğunu iddia ederek ihalelerin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP İhale alıcıları vekili cevap dilekçesinde; satış ilanının borçluya usule uygun tebliğ edildiğini, borçlunun kıymet takdirine itiraz etmediğini, kıymet takdirinin kesinleştiğini, ihale bedellerinin düşük olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu iddia ederek şikayetin reddini talep etmiştir. III....
inşa edilmesinin ihalenin feshi için yeterli olduğu, borçlunun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü borca itiraz ve kıymet takdirine itiraz hususlarının kesinleşen takip ve kıymet takdiri nazara alındığında dinlenilemez ise de salt ihalenin alacağa mahsuben yapılması koşullarının müdürlükçe denetlenmediği, bu hususun ihaleye müteakip giderilebilecek hususlardan olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, şikâyetin kabulü ile ......
Somut olayda, İstanbul İli Bakırköy İlçesi 46 ada 6 parsel 7/87 arsa paylı 4 nolu bağımsız bölümün muhammen bedelinin 450.000 TL, satış bedelinin ise 757.000 TL olduğu, şikayetçinin, satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, süresinde kıymet takdirine yönelik şikayetlerinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şikayetçi, ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısı ile bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin İİK’nın 134/8. maddesi kapsamında ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararları yoktur....
İhale alıcısı; gerekçe tefhim edilmediği için istinaf süresinin gerekçeli karar tebliği ile başlayacağını belirterek ihalenin feshi kararının yasaya aykırı olduğunu, ihalenin usulüne uygun olduğunu, kıymet takdirine itiraz üzerine bilirkişi raporu alındığını, kesin olarak karar verildiğini, iki yıllık sürenin dolmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. İhale alıcısı; ek karara yönelik olarak istinaf dilekçesinde; kısa kararda gerekçe olmadığından gerekçenin tefhim edilmediğini istinaf süresinin tefhimle başlamayacağını, gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini, başvurunun süresinde olduğunu ileri sürerek, istinaf dilekçesindeki hususları da tekrarla ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Alacaklı; katılma yolu ile istinaf dilekçesinde ihalenin usulüne uygun olduğunu, şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun ödeme emrinin tebliğine ilişkin icra muamelesini, öğrenmiş sayıldığı tarihten itibaren 7 gün içinde şikayet etmediği, süresinde kıymet takdirine itirazda bulunmaması nedeniyle, kıymet takdirinin kesinleştiği, yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığı, borçlunun müvekkil bankanın alacağına ulaşmasını engellemek ve süre kazanmak amacıyla kötü niyetle ikame ettiği işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 134. maddesi, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi borçlunun, diğer şikayet nedenlerinin yanında satış ilanının vekiline tebliğ edilmediğini de ileri sürerek, 23.10.2014 tarihli ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine Dairemizin 30.6.2015 tarih ve 2015/15403 E. 2015/18422 K. sayılı ilamı ile; sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden ve kıymet takdirine itiraz davasında borçlu şirket vekili olarak gösterilen vekile tebliği gerektiği, vekili varken asile gönderilen satış ilanı...
Somut olayda; talimat dosyasında 05.07.2015 tarihinde satış kararı alındığı, borçlu ...’ya 09.07.2015 tarihinde satış ilanı tebliğ edildiği, satış kararından sonra Av. ...’nin borçlu vekili olarak icra takip dosyasına 21.07.2015 tarihinde vekaletname sunarak fotokopi talep ettiği, borçlu vekilinin 28.7.2015 tarihinde UYAP sistemi üzerinden icra takip dosyasına gönderdiği dilekçesinde; “kıymet takdirine itiraz için .... İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmıştır. kıymet takdirine itiraz davasında 14.07.2015 tarihinde tensip tutanağı düzenlenmiş; ancak tarafımıza henüz tebliğ edilmemiştir. Söz konusu dosyada bilirkişi ücretlerinin tebliğden itibaren 7 gün içinde Mahkeme veznesine depo edilmesi sonucunda takibin duracağı da göz önünde bulundurulduğunda ve verilmiş herhangi bir karar bulunmamasına rağmen yukarıda parsel numaraları belirtilen müvekkil ...’ya ait taşınmazlar için satış günü gönderilmiştir....
e ihale edildiğini, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması, yasal sürede kıymet taktirine itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleşen bedel üzerinden ihalenin gerçekleştirilmesinde, ayrıca re'sen gözetilmesi gereken hususlarda da eksiklik bulunmadığı ve ihaleye fesat karıştırılmasına ilişkin somut iddia bulunmadığı da açık olduğundan istinaf dilekçesi içeriği de dikkate alındığında mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı borçlu şirket vekili istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 134.maddesi 3....
Her ne kadar bilirkişiler tarafından kıymet takdirine itiraz tarihi itibari ile değerleme yapılmış ise de, mahkemece kıymet takdirine itiraz reddedildiğinden iki yıllık süre, satışa esas alınan muhammen bedelin tespit edildiği keşif tarihi olan 11/01/2014 tarihinden başlayacağından, satış tarihi olan 17/05/2016 günü itibari ile İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiştir.O halde, satışa esas alınan ve kesinleşen kıymet takdiri tarihi esas alındığında, ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir....


