CEVAP A.Alacaklı Satış ilanının esas ve talimat dosyasında kayıtlı olan vekile usulüne uygun tebliğ edildiğini, buna rağmen kıymet takdirine itiraz edilmediğini, diğer borçlunun itirazı üzerine kıymet takdirinin denetlendiğini, şikayetçi borçlu şirketin uets adresine 08.10.2020 tarihinde satış ilanının tebliğ edildiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. B.İhale Alıcısı İhale alıcısı, şikayetçi borçlu vekili Av. ...'un 28.07.2020 tarihinde yani satış ilanının Uyapta yayınlanmasından 1 gün sonra, satıştan 1,5 ay önce icra dosyasındaki satış ilanını bizzat giriş yaparak okuduğunu, makul süre önce satışı öğrendiğini, kıymet takdir raporuna da itiraz etmediğini, şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Kıymet takdir raporunun şikayetçi borçlu şirketin önceki ünvanı olan Pana Proje ve Gayrimenkul Yatırımları Geliştirme A.Ş.'...
Bu durumda borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece 40 nolu bağımsız bölüm yönünden istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......
-TL bedelle ihale edildiği, dolayısıyla ihalenin feshi istemlerinin esastan reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazların satış bedellerinin, muhammen bedellerinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, ihalenin feshi isteminin esastan reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazın muhammen bedellerinin 2 numaralı bağımsız bölümün 35.000 TL ve 9 numaralı bağımsız bölümün ise 110.000 TL olduğu, bu taşınmazların ihale bedellerinin ise 2 numaralı bağımsız bölüm için 40.000 TL ve 9 numaralı bağımsız bölüm için ise 141.000 TL olduğu görülmüştür. Bu durumda borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur....
nun 21/2. maddesi uyarınca şikayetçiye usulüne uygun olarak yapıldığı, kıymet takdiri raporunun tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin olarak, kendisine kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgilinin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemesi halinde, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığı ve satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olması nedeniyle bu yöndeki fesih sebeplerinin isabetli görülmediği, sair fesih nedenlerinin de yerinde olmadığından şikayetin reddi kararının yerinde olduğu, ancak; istinaf incelemesi aşamasında yürürlüğe giren 7443 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri, davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmaması ve Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alınarak davacı aleyhine ihale bedelinin % 5'i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken % 1 oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olduğundan resen bakılan sebeplerle...
Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Somut olayda, şikayete konu taşınmazların tamamının muhammen bedelinin üzerinde ihale edildiği; şikayetçinin süresinde usulüne uygun kıymet takdirine itirazının bulunmadığı ve yine şikayet edenin fesih sebepleri nazara alındığında bu sebeplerin, ihalenin muhammen bedelin üzerinde satılması halinde dahi incelenebilecek hususlardan da olmadığı anlaşılmış olup netice itibarıyla zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçinin ihalelerin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir....
şikayeti, kıymet takdirine itiraz, satışın iptali v.b.) açılmış herhangi bir davanın mevcut olmadığı gerekçeleri ile şikayetin reddine, ihale bedelinin %10'u oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir....
Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda veya mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nın 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 12.12.2018 tarihinde yaptırıldığı, tarafların taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerini yansıtmadığını ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmeleri üzerine, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 08.05.2019 tarih ve 2019/81 E. - 2019/158 K. sayılı dosyasında asıl dava yönünden borçluların şikayetinin kabulüne karar verildiği görülmüştür....
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, 282 ada 12 parsel sayılı 81.753,63 TL muhammen bedelli taşınmazın 85.000,00 TL'ye satıldığı ve 11 paesel sayılı 69.945,38 TL muhammen bedelli taşınmazın ise 71.000,00 TL ye satıldığı dolayısıyla satış bedellerinin taşınmazların muhammen bedellerinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu tarafından, süresi içerisinde, kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, İİK.nun 134/8.maddesi gereğince borçlunun bu taşınmazlar yönünden ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece İİK.nun 134/8.maddesi uyarınca şikayetçinin menfaatinin muhtel olmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olduğundan, aynı maddenin 2. fıkrasında öngörülen para cezasının tatbik imkanı bulunmamaktadır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihalesi yapılan taşınmazın kıymet takdirinde belirtilen özelliklerinin açık arttırma ilanında aynı şekilde belirtildiği, taşınmazın onaylı projeye uygun olarak 4+1 olarak inşa edildiği, daha sonra taşınmazın balkonlarında birinin kapatılarak 5+1 hale gelmeyeceği, kıymet takdiri raporunda bu durumun açık bir şekilde belirtildiği, kaldı ki kıymet takdirine ilişkin olarak bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazın rayiç değerinin bilirkişilerce 15.04.2021 tarihli raporla belirlendiği, kıymet takdiri raporunun ve satış ilanını taraflara tebliğ edildiği, ancak belirlenen değere itiraz süresinde itiraz edilmediği, icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının tebliğlerinin tamamının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kıymet takdiri raporu ile satış ilanının davacı vekiline tebliğ edildiği gibi tüm diğer haciz alacaklılarına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihale bedelinin muhammen bedelin...


