WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ya da anılan mahkeme kararında, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, satış memurluğunca 09.01.2018 tarihinde yaptırıldığı, şikayetçi paydaşın taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22.01.2020 tarih ve 2018/107 E. - 2020/103 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....

CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçiye yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, şikayetçinin 09.06.2022 tarihli satışa itiraz dilekçesinde adreste bulunmadığını ve aile konutu olmadığını kabul ettiğini, usulüne uygun olarak kıymet takdir tutanağı tebliğ edilen davacının kıymet takdirine itiraz etmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen oranda faiz istendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle ihalenin feshi isteminin esasa girilmeden reddine karar verilmiş, yasal şartlar oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmemiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinde yer alan fesih nedenlerini tekrarla mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. C....

Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazların kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 24.07.2018 tarihinde yaptırıldığı, borçluların taşınmazlara takdir olunan değerin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmeleri üzerine, Çarşamba 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 23.06.2020 tarih ve 2019/90 E. - 2020/36 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....

Bu bağlamda kıymet takdirine itirazda, icra müdürlüğünce belirlenen değerin malın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, dolayısıyla memur işleminin doğru olup olmadığı denetlendiğinden icra mahkemesince yapılan keşif tarihinin veya icra mahkemesinin karar tarihinin İİK’nın 128/a maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen iki yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün değildir. 20. İcra müdürlüğünce mahcuz taşınmazın bilirkişi marifetiyle takdir ettirdiği değerin, kıymet takdirine itiraz üzerine icra mahkemesince yaptırılacak keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre düşük olduğu tespit edilir ise mahkemece kıymet takdirine itiraz kabul edilerek taşınmazın değeri hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tespit edilir....

Hukuk Dairesi’nin 13/03/2019 tarih 2019/307 E. - 2019/538 K. sayılı kararı ile borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi talebinin zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddi ile para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 128/a-2. maddesinde; "Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez" hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. - 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir....

Ayrıca, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen nazara alınmalıdır. Somut olayda, icra müdürlüğünce 11.5.2013 tarihinde yapılan kıymet takdiri keşfinde; 1 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın muhammen değerinin 175.000,00 TL, 5 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 180.000,00 TL, 6 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 176.000,00 TL, 7 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 188.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. İhale konusu taşınmazlar için borçlu ... tarafından kıymet takdirine itiraz edilmiş ise de; ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/131 E. - 228 K. sayılı ilamı ile şikayete konu taşınmazlar yönünden şikayetin reddine karar verilmiş, hal böyle olunca da, şikayete konu taşınmazlar, icra müdürlüğünce 11.5.2013 tarihli kıymet takdir keşfinde tespit edilen muhammen değerler esas alınarak satışa çıkarılmıştır....

Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Somut olayda, şikayet konusu 385.000,00-TL muhammen bedelli taşınmazın 385.000,00-TL'ye satıldığı ve dolayısıyla taşınmazın satış bedelinin muhammen bedele eşit olduğu, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ile fesat iddiasının da bulunmadığı görülmektedir. Şikayetçi dava konusu ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısı ile bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin İİK’nun 134/8. maddesi kapsamında ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak, İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir....

Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Somut olayda, şikayet konusu 850.000,00-TL muhammen bedelli taşınmazın 900.000,00-TL'ye satıldığı ve dolayısıyla taşınmazın satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ile somut fesat iddiasının da bulunmadığı görülmektedir. Şikayetçi dava konusu ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamamıştır. Dolayısı ile bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin İİK’nun 134/8. maddesi kapsamında ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Yine, İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir....

Gerekçe ve Sonuç İhalesi yapılan menkullerin kıymet takdirine itiraz neticesinde, mahkemece belirlenen toplam değeri 1.308.247,14 TL iken 1.310.000 TL bedel ile ihalesinin gerçekleştirildiği, mahcuzlar ile ilgili istihkak davasının bekletici mesele yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, bu halde ihalenin feshi isteminin zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin ve işin esasına girilmemesi nedeniyle para cezasına hükmedilmemesinin yerinde olduğu, HMK'nın 355. maddesi kapsamında re'sen nazara alınması gereken herhangi bir kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B....

UYAP Entegrasyonu