WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davalı vekili, davacının tahditli plaka uygulamasına geçiş döneminde kooperatifle ilişkisini kendisinin kestiğini, tahditli plaka uygulamasına geçiş sürecinden önce tercihini diğer bir kooperatif üyeliği olarak kullandığını, davacının kooperatif üyesi olabilmek için minimum şartları yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı kooperatif dava dışı müteveffa ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı kooperatifin otel ve villa inşaatını üstelendiğini, daha sonra davalı kooperatif ile dava dışı arsa sahibi ... arasında yapılan " protokol ek sözleşme " başlıklı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile ... adına kooperatif şirket parselinde oluşan hissesine karşılık olarak 8 adet kooperatif üyeliği alacağı ve arsa karşılığı verildiği için hiçbir bedel ödemeyeceği kararlaştırıldığını, dava dışı ... ile müvekkil arasında " Kooperatifindeki üyelik hakkı devir sözleşmesi " başlıklı sözleşme ile ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatife 2009 yılında kesinleşmiş olan davada müvekkiline konut teslimi yapılmadığından üye olduğunun kabulü ile tazminata hükmedildiğini, sonrasında üyelikten doğan yükümlüklerinin bildirilmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, verilen cevapta kesinleşen hüküm nedeniyle gerekli ödemelerin yapıldığından bahisle müvekkilinin kooperatif üyeliği ile bir ilişkisinin kalmadığının bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kooperatif üyeliği nedeniyle verilen bonoların kooperatif üyeliğinden ayrıldığı iddiasına dayalı bedelsizliğe ilişkin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98’nci maddesi atfıyla HUMK'un ...’nci maddesi gereğince; tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların, kooperatifin ikametgahı addolunan mahal mahkemesinde görülmesi gerektiği, davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin ...'de bulunduğu, belirtilen adres itibariyle ... mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif ortaklığı nedeniyle verilen takip konusu bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Takip konusu bonolar son hamil davalı banka tarafından takibe konu edilmiş ve banka tarafından menfi tespit davası yönünden süresinde yetki itirazında bulunulmamıştır. HUMK'nın .......

Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında, davacının kooperatif ortağı olduğu, kura sonucu daire tahsis edildiği ve tahsis edilen dairenin bulunduğu binanın 08.04.2010 tarihinde yıkıldığı, bu tarihten sonra davacıya daire tahsisinin yapılmadığı ve yapılma olanağının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre daire tahsis edilmeyen ve tahsis imkanı da bulunmayan davacının terditli açtığı davada ıslah talebi de gözetilerek tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava kooperatif üyesinin tazminat istemine ilişkindir. Kooperatifte parasal yükümlülükleri tam olarak yerine getirmeyen kooperatif üyesi konut tahsisi isteyemez. Kooperatif üyeliği devam eden davacının ödemelerinin eksik olduğu sabit olduğuna göre üyelikten ayrılmadan somut olayda yapıldığı gibi 6'lı formül uyarınca ödeme yapılması da mümkün değildir. Davalı kooperatif inşaat yapmaya devam ettiğini beyan ettiğine göre kooperatif üyesi davacı edayı beklemek zorundadır....

Davalı kooperatif üyeliği ile edinilen taşınmazın ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığını, kooperatif üyeliği giriş aidatı olarak ödenen 130 TL'nin 100 TL'sinin annesi tarafından gönderildiğini, 30 TL'nin ise kendi birikimi, olduğunu, çalışan ve gelir elde eden davacının tüm gelirini kişisel harcamaları için kullandığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çalışan ve gelir elde eden davacının taşınmazın edinmesine katkısı bulunduğundan 18.072,43 TL katkı payı alacağının 10.000 TL'sinin dava tarihinden ve 8.072,43 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 22.09.1989 tarihinde evlenmişler, 04.08.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 30.04.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir....

Kooperatif Başkanlığı'nın gönderdiği karşılık yazıda, üyelik ödemesinin 1995 yılında başladığı ve 2011 yılı itibarı ile üyelik ve ödemelerin devam ettiği bildirilmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi kooperatif üyeliği mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde başlamış ödemelerin bir bölümü mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde ödenmiş bir bölümü ise edinilmiş malların geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği 18.04.2007 tarihleri arasında ödenmiş, üyelik ödemeleri mal rejimi sona erdikten sonra da devam etmektedir. Her ne kadar üyelik mal ayrılığı rejimi döneminde yapılmış ise de 01.01.2002-18.04.2007 tarihleri arasındaki ödemeler tarafların gelirlerinden ödenmiş olup TMK'nun 219.maddesi uyarınca edinilmiş mallardandır. 01.01.2002 yılından önceki ödemeler ile mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki ödemeler ise davalının kişisel malı niteliğindedir....

Asıl davada davalı vekili, kooperatif üyesine tahsis edilen dairenin kooperatif üyeliğini de kapsayacak şekilde satıldığını, davacının iradesini sakatlayan herhangi bir sebep ileri sürmediğini, davacının üyelikten çıkma iradesini kooperatife bildirerek üyelikten ayrılma hakkına sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin A Blok 5 nolu bağımsız bölümü davalıdan satın aldığını, satış işlemleri sırasında bilmeden davalının kooperatif üyeliğini de devraldığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olma yönünde bir iradesi olmadığını ileri sürerek, davalıdan satın aldığı taşınmaz nedeniyle kooperatif üyesi olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliği sonucu tahsis edilen daireyi üyelik ile birlikte davacıya sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

- KARAR - Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, mirasçılar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalı kooperatif üyeliğinin müvekillerine bırakıldığını, gönderilen ihtarnameye rağmen üyelik işlemlerini gerçekleştirmeyen davalı kooperatifin, müvekillerine 127.194,50 TL aidat, 212.698,76 TL faizi olmak üzere toplam 339.893,26 TL boçları bulunduğuna dair ihtarname gönderdiğini, usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek, müvekkillerinin, davalı kooperatife faiz borçları bulunmadığının ve kooperatif üyesi olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, dava konusu kooperatif üyeliği için uzun yıllardır herhangi bir ödeme yapılmadığını, talep edilen faizin genel kurul kararlarına dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

Y.. ile yüklenici T... arasında düzenlendiği, senedin daha sonra kooperatif kaşesi basılıp iptal edildiği, bu nedenle senedin geçersiz olduğu, diğer yandan peşin bedel ile kooperatiften üyelik ve konut elde etmenin ancak genel kurul kararına bağlı olduğu, bu tür tahsislerin ve satışların genel kurul kararı ile onaylanması gerektiği, davacıya kooperatif üyeliği ve konut tahsis edilmesinin onaylanmasına dair genel kurul kararı da bulunmadığı, davacının 29.05.2003 tarihinde 2.000,00 TL tutarında tapu masrafı adı altında kooperatif hesabına yatırdığı parayı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu