Davalı vekili, davacının kooperatife üyelik için yerine getirmesi gereken prosedürü yerine getirmediğini, davacının, dava açmadan evvel üyelik başvurusunun bulunmadığını, kendisine ne şifahi olarak ne de resmi yollardan üye olduğunun bildirildiğini, kooperatif üyeliği için taşınmaz mülkiyetine sahip olmanın yeterli olmadığını, davacının tespit davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, davacının, söz konusu taşınmazın maliki olsa dahi üyelik hakkını kazanmadığını, zira davacının aldığı taşınmazın ilk maliki olan kooperatif üyesi...'ın üyelikten ihraç edildiğini, davacının sadece taşınmaz mülkiyetini devraldığını, kooperatif üyeliğini devralmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Zira ödenen aidatların kooperatif faaliyetlerinden dolayı ödenmediği, konutların ortak giderleri ve genel yönetim için sarf edildiği dikkate alındığında aidat borcunu ödeyen kat malikinin bu davranışının kooperatif üyeliğine yönelik olarak değil, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmek gayesi ile gerçekleştirdiğinin kabulü gerekmekte olup, aksi durumun, yani aidat ödemelerinin kooperatif üyeliği gayesiyle gerçekleştirildiğinin ispatı külfeti davacı kooperatif üzerindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliği sebebiyle konut tahsisi ve tapuya tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, aidatlarını düzenli olarak yatırdığını buna rağmen kendisine tahsis edilmesi gereken dairenin müvekkili adına tescil edilmediği gibi ihtarname yolu ile borç bildiriminde bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu belirtilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatife ödemesi gereken aidat tutarının ödenmediğini bu nedenle taşınmaza hak kazanmadığını, davacının ihraç edildiğini, ihraç kararının kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
Somut olayda; Kooperatifler Kanununun Mülga 9. maddesinin ticaret şirketlerinin üye olmasına imkan vermediğinden dolayı yatırımcı şirketlerin kooperatife üye olacak bir gerçek kişi gösterdikleri, müflis şirketin de bu yasal zorunluluk karşısında şirketin hakim hissedarı olan ... adına kooperatif üyeliğini tesis ettirdiği, taşınmazın gerçek malikinin müflis şirket olduğu, davalılardan ...'in hiç bir zaman kooperatif üyeliği ve neticesinde söz konusu taşınmaza malik olma iradesini taşımadığı, ... ile müflis şirket arasında herhangi bir kira ve benzeri ilişkinin de bulunmadığı, 175 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı kooperatif tarafından gerçekte ... ve Ticaret Limited Şirketi adına tahsis edildiği ileri sürülerek davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müflis şirket adına tesciline karar verilmesi istendiği anlaşılmakla; uyuşmazlık muvazaa iddisına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
ın kooperatif hissesini harici satın alması yönetim kurulu kararı olmaksızın kooperatife üyelik hakkı sağlamadığı gibi davacının kayden kooperatif üyeliği bulunmayan....'tan hissesini haricen satın alması hukuken mümkün bulunmadığı ve davacıya ortaklık hakkı da sağlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Kooperatif üyeliği davalının annesi tarafından davalıya 06.01.2003 tarihinde bedelsiz olarak devredilmiş olmakla aynı yasanın 220/2. maddesi uyarınca bir eşin karşılıksız olarak edindiği herhangi bir mal o eşin kişisel malı olduğundan davalının annesinin kooperatif payını devrettiği 06.01.2003 tarihindeki inşaat seviyesi davalının kişisel malı sayılmalıdır. Ancak; bu tarihten sonra yapılan ödemeler TMK.nun 222/son maddesine göre edinilmiş malı olarak kabul edilmelidir....
Aile Mahkemesinden verilen 02.02.2010 gün ve 145/93 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, evlilik birliği içinde kooperatif üyeliği yoluyla edinilen 184 ada 7 parseldeki 23 numaralı bağımsız bölümün boşanma tarihinden sonra davalı üzerine tescil edildiğini açıklayarak vekil edeninin katkıda bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 40.000 TL. alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten sonra 11.2.2007 tarihinde vekil edeni tarafından kooperatif üyeliğinin devri yoluyla edinildiğini, kaldı ki zamanaşımı süresinin dolduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur....
Dava konusu kooperatif üyeliği yoluyla edinilen taşınmazın bozma ilamında belirtilen tarihler itibariyle inşaat seviyesinin tanık ve bilirkişi gerekirse kooperatif yönetim kurulu başkanı ve üyeler dinlenerek saptanması gerekirken, tayin edilen inşaat bilirkişinin kooperatif mali müşavirinden haricen edindiği bilgiler vasıtasıyla belirlenmesi doğru olmamıştır. Bundan ayrı, TMK'nun 236/1.fıkrasında her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacağı ve alacakların takas edileceği düzenlenmiştir. Ancak, takas yapılabilmesi için davalının bunu ileri sürmesi ve davacı adına bulunan mal ve eşyaların takasa tabi tutulması konusunda isteği bulunması gerekir. Dosya kapsamında bu konuda istek bulunmamaktadır....
- K A R A R - Davacı vekili, davalının kooperatif üyesi iken 11.03.2010 tarihinde üyelikten istifa ettiğini, Kooperatifler Yasası'nın 17. maddesinde kooperatif ortağı ile hesaplaşma hususunun düzenlendiğini, davalının ödemelerinin istirdadı kaydı ile kooperatif üyeliği ile edindiği ve kendisine tahsis edilen konutu, kooperatife iade etmesi gerektiğini, davacının asıl amacının akçalı yükümlülüklerinden kurtulmak olduğunu, kötüniyetle kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı ...Mh., 6956 Ada, 3 parselde kayıtlı B Blok 15 no'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile kooperatif adına tescilini, davalının bağımsız bölüme yaptığı müdahalenin önlenmesini, 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalının kabulünde olduğu üzere genel kurullara katıldığı, aidat ödemeleri yaptığı, noter aracılığı ile kooperatife ihtarlar yolladığı, kooperatif genel kurulunun toplanmasını talep ettiği, 02.05.2016 tarihli noter vekaletnamesinde kooperatif üyeliğinden dolayı bir kısım yetkilerin devri için vekaletname düzenlettiği sabittir. Tüm bu belge ve bilgiler ışığında, davalının kooperatif üyeliğini benimsediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalının kooperatif üyeliği kabul edilerek işin esasına girilip, iddia ve savunmalar üzerinde durularak kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişiye kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalının davacı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ... Bölge Adliye Mahkemesi 17....


