***'ın mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının davacı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif tarafından davalıya tapusunun verilmesi, bir dönem genel kurullara çağrılmaması, kendisine borcu olmadığına dair belge verilmesi onun ortaklıktan ayrıldığı anlamına gelmeyecektir. Zira KoopK ve davacı kooperatif anasözleşmesi gereği ortaklar kooperatif tasfiye oluncaya kadar hak ve borçlarda eşit olup, buna aykırı genel kurul ve yönetim kurulu kararları veya temsil yetkisine sahip kişilerin bu yöndeki beyanları KoopK m.23 emredici ilkesine göre geçersiz olacaktır. Davacı kooperatifin *** tarihli kesin maliyet hesabının önceki kesin maliyetin iptal edilerek yapılması kararı verilmiş, bu karara istinaden davalıya kooperatif ana sözleşmesinin 6l. maddesi uyarınca uygun bir kesin maliyet yapılarak tebliğ edilmiş ve davalı açısından kesinleşmiştir....
MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2015 tarih, 2011/288 Esas, 2015/147 Karar sayılı kararıyla; davalının kooperatif üyesi olduğu bu durumda üyelik aidatlarını ödemesi gerektiği, 1163 Sayılı Kanun 42/a maddesi gereğince kooperatife ait taşınmaz alım ve satımında tek ve en üst yetkili organının kooperatif genel kurulu oludğu, genel kurul kararı olmadan kooperatife ait bir markanın satılması ya da iş karşılığı verilmesinin mümkün olmadığı, yönetim kurulunun bu konuda yetkisinin bulunmadığı, yönetim kurulunda genel kurulca yetki verilse dahi geçersiz kabul edileceği bu itibarla davalının kooperatife 8.400.00 TL aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.03.2015 tarih, 2011/288 Esas, 2015/147 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23....
Karara esas alınan bilirkişi raporunda, 2010 yılı mart ayından sonraki dönem yönünden temerrüt faizinin kooperatif genel kurulu kararı doğrultusunda, aylık %10'dan hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, görülmekte olan davalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi hükmünün uygulanması zorunludur. Öte yandan, açıklanan zorunluluk karşısında taraflar yararına oluşmuş bir kazanılmış haktan da söz etmek mümkün değildir. Hâl böyle olunca davacı kooperatifin talep edebileceği faiz, talebe konu dönemlere ilişkin olarak 3095 sayılı Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin Kanun'un 2/1. maddesinde belirlenen oranın yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır....
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı kooperatif genel kurulu tarafından kooperatifle ilgili işlemlerin takibi ve yürütülmesi için yönetim kuruluna yetki verildiğini, kooperatif adına müvekkili ile protokol imzalayan yönetim kurulu üyelerinin protokolü aynen kabul ettiğini, mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporlarında müvekkilinin terditli davasında haklı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kendi üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ve kooperatif üyeliğine hak kazandığını, ancak protokole aykırı davranılarak müvekkilinin kooperatife üye yapılmaması durumunda ise müvekkiline ceza-i şartın ödenmesi gerektiğini, yönetim kurulu haiz olduğu ahzu kabz yetkisine dayanarak müvekkilinden para tahsilatı yaptığını ancak davalının müvekkilini kooperatife üye yapmadığını, tapuları müvekkile vermediğini ve aldıkları parayı da iade etmediğini, yönetim kurulunun kooperatifin en önemli organlarından olduğunu, bu organ tarafından yapılmış olan haksız işlemin bizzat...
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih, 2013/23-1522 Esas, 2015/1196 Karar sayılı emsal içtihadında; "Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ihraç kararının tebliğinin geçerli olup olmadığı konusunda yerel mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olup olmadığı, varılacak sonuca göre ihraç kararının, davacının kooperatif ortaklar defterinde yazılı adresi dışında farklı bir adrese tebliğe çıkartılma nedeninin araştırılması gerekip gerekmediği ve kooperatif genel kurulu tarafından ihracın kabulüne karar verilmesinin davaya etkisi noktalarında toplanmaktadır. .... Davacının davalı kooperatife bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkartılan tebligatın davacı ortağa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle yönetim kurulu ihraç kararı davacıya tebliğ edilerek kesinleşmiş değildir."...
Mevkiinde kayıtlı ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı iş yerlerinin bitirilerek tapularının, iskanlı bir şekilde üyelere verilmesine rağmen davalı kooperatifin, kat malikleri kurulu kurulmasına müsade etmediğini ve hukuka aykırı bir şekilde kooperatif genel kurulu kararı ile site yönetimini ele geçirdiğini, kat mülkiyetinin kurulması ile yürürlüğe girmesi gereken KMK hükümlerine göre, site yönetiminin, kat malikleri kurulu kararı ile oluşturulması gerektiğinden genel kurulunun aldığı kararın yok hükmünde olduğunu, kooperatif genel kurulunun, kat malikleri genel kurulunca alınması gereken kararları almaya yetkisinin olmadığını belirterek söz konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise butlan sebebiyle hüküm ifade etmeyeceğinin tespitine, bu da olmadığı takdirde belirtilen genel kurul kararının ilgili bölümlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiş olup aynı zamanda kat malikleri kurulu kararına dayanmayan ve hukuka aykırılığı...
Malik veya Borçlar Kanunu'nun 388. maddesi uyarınca malikin yetkilendirdiği vekili mülkiyetin naklini doğuran resmi biçime uygun sözleşme düzenleyebilir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/6 maddesi gereği de taşınmaz satışında genel kurul yetkilidir. Kooperatif genel kurulu bu yetkisini yönetim kuruluna devredebilir. Somut olayda, 5552 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalının 18.04.1998 tarihinde Yakutiye Belediyesi'nden satım yoluyla edindiği 79/2400 payı, dava dışı Yakutiye Belediyesi'nin de imar nedeniyle edindiği dava konusu edilen 131/2400 payı bulunmaktadır. Davacı ile dava dışı Yakutiye Belediyesi arasında mülkiyetin naklini amaçlayan bir sözleşme bulunmamaktadır. Kooperatifler Kanunu'nun 42/6 ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 23/9 maddeleri gereği taşınmaz satışı yapma yetkisi genel kurula aittir. Bu yetki, adı geçen ana sözleşmenin 44/11 maddesi gereği genel kuruldan yetki alınmak koşulu ile yönetim kuruluna devredebilmektedir....
***'ın mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının davacı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif tarafından davalıya tapusunun verilmesi, bir dönem genel kurullara çağrılmaması, kendisine borcu olmadığına dair belge verilmesi onun ortaklıktan ayrıldığı anlamına gelmeyecektir. Zira KoopK ve davacı kooperatif anasözleşmesi gereği ortaklar kooperatif tasfiye oluncaya kadar hak ve borçlarda eşit olup, buna aykırı genel kurul ve yönetim kurulu kararları veya temsil yetkisine sahip kişilerin bu yöndeki beyanları KoopK m.23 emredici ilkesine göre geçersiz olacaktır. Davacı kooperatifin *** tarihli kesin maliyet hesabının önceki kesin maliyetin iptal edilerek yapılması kararı verilmiş, bu karara istinaden davalıya kooperatif ana sözleşmesinin 61.maddesi uyarınca uygun bir kesin maliyet yapılarak tebliğ edilmiş ve davalı açısından kesinleşmiştir....
Davalıya tebliğ edilen ve kooperatif genel kurulu kararı uyarınca belirlenen takip konusu alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebin de kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Kapatılan ..... İcra Müdürlüğünün .......
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan kesin maliyet hesabı doğrultusunda davalıdan talep edilen alacağa ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler....


