"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak Dairemizin 19.12.2011 gün ve 2011/3033 Esas 2011/2675 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı vekili, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve kooperatif aleyhine faaliyette bulunduğu gerekçesiyle davalı kooperatifçe müvekkili hakkında ihraç kararı verildiğini, talep edilen borçların dayanağı olan genel kurul kararlarının iptali davası açıldığını, mahkemece genel kurul kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, kooperatif aleyhine faaliyette bulunmanın ana sözleşmede çıkarma gerekçesi olarak düzenlenmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
S.3 kurul kararlarının yokluğunun tespiti davasının incelenmesi gerektiği, davacıların ortak sıfatıyla böyle bir davayı dava konusu genel kurul kararlarının tarihi davacıların ortaklıklarından önce veya sonra olsun her zaman ortakların dava açabilecekleri konusunda tereddüt olmadığı, dava konusu 30.06.2000 tarihinden dava tarihine kadar yaklaşık 15 yıl geçtiği ve bu süre zarfında neredeyse dava konusu genel kurul kararlarına dayalı olarak yüzlerce kişinin kooperatife B tipi üye olarak kaydedildiği, zaman içerisinde kooperatif ile B tipi ortaklar arasında men-i müdahale, aidat alacağından kaynaklanan itirazın iptali veya menfi tespit gibi neredeyse yüzlerce dava görüldüğü ve görülmeye devam ettiği, tüm dava dosyalarında ortakların B tipi üye olup olmadıklarının tartışıldığı veya tartışılmaya devam ettiği, bunca sene ve bunca davadan sonra dava konusu genel kurul kararlarının yokluğunun tespitinin istenilmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, kazanılmış hakları da zedeleyici nitelikte...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; somut olayda iptali istenen genel kurul toplantısına çağrı 30 günlük yasal süreden az olmasına rağmen salt çağrının usulsüz olmasının genel kurul kararının iptalini gerektirmeyeceği, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispatı gerektiği, kooperatif tarafından sunulan yönetim kurulu karar defterine göre divan başkanlığı yapan kişilerin kooperatif ortağı olduğu bu nedenle...'...
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife işyeri sahibi olmak için peşin ödemeli üye olduğunu, ancak 15.04.2007 tarihli genel kurul kararı gereğince müvekkilinden aidat talep edildiğini, söz konusu genel kurul kararının iptali için dava açtıklarını, aidatların tahsili için müvekkiline iki adet ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine müvekkilinin yönetim kurulu kararı ile üyelikten ihraç edildiğini, halbuki 19.07.2006 tarihli genel kurulda peşin ödeme yapmış ortaklardan sadece altyapı ve genel giderlerin istenebileceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir....
S.2 2-Somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen gerek kooperatif genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti ve iptali, gerekse diğer talepler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar olup, aynı Yasa'nın 99/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabîdirler ve aynı yargılama usulüne tabî uyuşmazlıklar ile ilgili taleplerin aynı davada birlikte görülmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Mahkemece, genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali haricindeki talepler yönünden diğer gerekçelerle yetinilmesi gerekirken, yanılgılı bir şekilde söz konusu taleplerin genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali talebi ile birlikte görülemeyeceği gerekçesine de yer verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir....
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir, Mahkemece, halen kooperatif üyesi olduğundan davacının genel kurul toplantısına çağrılması gerektiği, bu nedenle davacı yok sayılarak alınan davacıyı da ilgilendiren kararların iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle genel kurul kararlarının iptaline dair verilen ilk karar, Yargıtay 11....
Davalı vekili savunmasında özetle: Mahkememizde açılmış olan davanın konusunun----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Esas sayılı davasının konusu ile aynı olduğu, genel kurul kararlarının iptali davası olduğu, denetim kurulunun yönetim kurulunu ibra etmesinin söz konusu olmadığını, kooperatifin yeni genel kurul toplantısının 12/03/2016 tarihinde yapılacağına dair gündemi havi çağrı yazısını ibraz ettiklerini, genel kurul tarihinde bu davanın konusunun kalmayacağını belirterek gerçeğe aykırı iddialarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafça davalı kooperatif aleyhine açılan genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.İş bu dosya mahkememizin ------sayılı dosyası ile birleştirilmiş ise de mahkememizin ----- sayılı kararının ----Bam -----....
Ortakların tümünü ilgilendiren genel kurul kararlarının, genel kurula katılan ya da katılmayan üyelere tebliği gerekmediğinden, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca toplantı tarihinden itibaren bir ay içinde iptali için dava açılmadığı taktirde kesinleşir ve genel kurula katılan veya katılmayan tüm ortakları bağlar. Ortaklardan sadece bir kısmı hakkındaki şahsi nitelik taşıyan kararların ise ilgililerine tebliği gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkini haizdir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1034 Esas KARAR NO : 2022/930 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 16/09/2014 KARAR TARİHİ : 30/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; Tasfiye halinde----- kooperatifinin 2013 yılı genel kurulu 29/06/2014 tarihinde yapıldığını, yapılan genel kurulun tamamen kanuna ve tüzüklere aykırı şartlarda yapıldığını, yönetim kurulu olarak hareket eden kişilerin mahkeme kararı ile yetkisiz oldukları sabit olan kişiler olduklarını, bu kişiler tarafından genel kurul toplantısının yapıldığını ve------ yanıltılarak tescil işlemi yapıldığını, Tasfiye halinde------ Kooperatifinin bundan önceki 2012 yılı genel kurulu 02.11.2013 tarihinde yapıldığını ve aynı şahısların kanuna ve tüzüğe aykırı olarak yaptıkları ve kendilerinin yönetim kurulu olarak...
Bu durumda, davanın yasal süresinden sonra açıldığı anlaşılmakla (genel kurul kararlarının iptali istemi yönünden) talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı, genel kurul kararlarının iptali haricinde kooperatif yöneticilerinin kendisine ve şirkete (doğrudan ve dolaylı) zararlar verdiğini ileri sürerek bu zararların tazmininide istemektedir. 1163 sayılı yasanın 59/3, 62/3 maddeleri düzenlemesi ile uyuşmazlıkta uygulanacak olan 6762 sayılı TTK'un 336/5 madde düzenlemeleri karşısında, kooperatif üyesi davacının, oluşan zararlarını isteyebileceği kabul edilmiştir....


