Plakalı araçtaki %64'lük payın davacı adına trafiğe kayıt ve tesciline, davalı kooperatif üyeliğine ilişkin davanın ise, davalı ... adına olan bir adet kooperatif hissesi bölünemeyeceğinden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. ...-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı kooperatife kayıtlı aracın mülkiyeti ile kooperatif üyeliğinin aidiyetine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/.... maddesi "Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır." hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı davalı kooperatifteki davalılardan Halit'in üyeliğinin %64'lük kısmının kendisine ait olduğunu ileri sürerken, davalı ... ise üyeliğin kendisine ait olduğunu, diğer davalı kooperatif ise kooperatif hissesinin bölünemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşıldığından, kooperatif üyeliği hususu tartışmalıdır....
Dosya kapsamında bilgi ve belgelere göre, davalının herhangi bir hisse devri olmaksızın çocuklarının isteği üzerine, 30.05.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyesi olarak kabul edildiği ve aynı tarihli yönetim kurulu kararı sonucunda kendisine 13 ve 14 no'lu dükkanların tahsis edildiği, kooperatif genel kurullarına davet edildiği, 12.06.2005 tarihli ve 22.01.2006 tarihli hazirun cetvellerinde imzasının mevcut olduğu, keza, muhtelif tarihlerde aidat ödemeleri de yaptığı anlaşılmakta olup, davalının bu delillere karşı herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. İzah edilen deliller karşısında, davalının uzun süredir kooperatif üyesi olduğu görüldüğünden, kooperatif üyeliği sıfatı taşımadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır....
Kararı, birleşen davada davalı kooperatif vekili temiyzi etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, birleşen davada davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ne kooperatif ortaklığından hissesine düşecek taşınmazın ödediği bedel oranında adına tescilini talep edip edemeyeceği, edemeyecekse ödediği bedel oranında taşınmazın rayiç değeri üzerinden alacak talebinde bulunup bulunmayacağı, bunu da talep edemeyecekse kooperatif üyeliği için davalılara yaptığı ödeme varsa ödeme toplamını davalılardan rücusunu isteyip isteyemeyeceği hususuna ilişkindir. Mahkememizce, dosyanın kooperatif hukukunda uzman bilirkişi ve hukukçu bilirkişi heyetine tevdi ile davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitini talep edip edemeyeceği, edemeyecekse davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.'...
Davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 14153 parsel 51 numaralı bağımsız bölüm 29.06.1987 tarihinde başlayan kooperatif üyeliği yoluyla edinilmiş olup 1993 yılında kaba inşaat halinde teslim edilmiştir. Kooperatif yoluyla edinilen taşınmazlarda yasal mal rejimi taşınmazın tapuda tescil edildiği tarihe göre değil, teslim tarihine göre belirlenmelidir. Taşınmazın 2001 yılından önce mevcut haline getirildiğine dair davalı tanık beyanları da dikkate alındığında davacının talebinin TMK'nun 170. maddesine dayanan katkı payı alacağına ilişkin olduğunun kabulü gereklidir. Kooperatif üyeliği yoluyla edinilen taşınmazın fiili ayrılık döneminde de alınmış olsa dahi resmi evlilik devam ettiğinden davacı-davalının dava konusu taşınmaza para veya parayla ölçülebilen maddi bir katkısının olduğunun kanıtlanması (TMK. m:6) halinde katkı payı alacağı hakkı doğar. Doğrudan bu nedene dayanılarak davanın reddine karar verilmez....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1581 Esas sayılı boşanma davasıyla boşandıklarını, kooperatif ödemelerinin tamamına yakınının tarafından yapıldığını, emekli ikramiyesini yazlık eve yatırdığını, üç ayrı bankadan kredi kullandığını, evin ödemelerine sarf ettiğini, emekli olmadan önceki kişisel tasarruflarını da buraya aktardığını, daha başka masraflar yaptığını açıklayarak kooperatif üyeliği nedeniyle davalının ödediği 4927.50 TL’nin davacı tarafından ödenmesine, kooperatif ortaklığının münferiden adına tesciline, aksi halde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla yaptığı ödemelere karşılık şimdilik 51000 TL’nin ödeme tarihinde işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve kooperatif ortaklık payının da davalı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
Davalı vekili, davacıya tahsis edilen dairenin henüz tamamlanmadığını, tamamlanmasından sonra tapusunun verileceğini, kesin maliyet hesabı çıkarılmadan daire tapusunun verilmesinin mümkün olmadığını, öte yandan üyeliği halen devam ettiğinden ödemiş olduğu aidatların tahsilini de talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya tahsis edilen dairenin inşaatına henüz başlanmadığından ve kooperatifin inşaat faaliyetleri halen devam ettiğinden davacının tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, davacının, ancak kendisine verilebilecek daire olmadığının sabit olması halinde ödemiş olduğu aidatları talep edebileceği, bunun yanında kooperatif üyeliği devam ettiğinden çıkma payı alacağını talep etmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Davalı vekili, davacıya tahsis edilen dairenin henüz tamamlanmadığını, tamamlanmasından sonra tapusunun verileceğini, kesin maliyet hesabı çıkarılmadan daire tapusunun verilmesinin mümkün olmadığını, öte yandan üyeliği halen devam ettiğinden ödemiş olduğu aidatların iadesini de talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya tahsis edilen dairenin inşaatına henüz başlanmadığından ve kooperatifin inşaat faaliyetleri halen devam ettiğinden davacının tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, davacının, ancak kendisine verilebilecek daire olmadığının sabit olması halinde ödemiş olduğu aidatları talep edebileceği, oysa inşaat faaliyetlerinin halen devam ettiği, bunun yanında kooperatif üyeliği devam ettiğinden çıkma payı alacağını talep etmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Davalı vekilinin tasfiye konusu kooperatif üyeliğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerinin 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda, eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanması halinde ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakkı doğabilecektir....
Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşınmaz alımı ile birlikte kooperatif üyeliğini de devraldığı, kooperatif üyeliği için talepte bulunduğu, kooperatif tarafından da bunun kabul edilerek kooperatif üyesi olduğu, her ne kadar kooperatif tarafından sunulan belgelerde yer alan imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiyse de dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 16.04.2015 tarihli raporu uyarınca mezkur belgelerdeki imzaların eli ürünü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca bu davalara ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmamış olması bozma sebebi yapılmayıp eleştiriyi gerektirmiştir....


