Kalan Bakiye" açıklaması ile 100.000,00 TL gönderilen, 100.000,00 TL'nin hangi amaçla gönderildiği, 100.000,00 TL'nin davalı tarafça davacıya iadesi gerekip gerekmediği hususundadırDavada, ispat yükü davacı yandadır. Davacı yan, davalının hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğu -----adlı şirketin işletmesi olan "---- Restaurant" adlı yere, ortak olmak için Davalı ... 06.02.2017 tarihinde "... Kalan Bakiye" açıklaması ile 100.000,00 TL gönderdiğini, daha önce şirketin diğer ortağı ---- 22.12.2016 tarihinde " --- Restoran Devir Hakkı Peşinatı" adı altında gönderilen 80.000,00 TL'nin dekonttaki kalan bakiye ibaresini açıkladığını, ancak davalı tarafından yahut da başkaca hissedar tarafından şirketin hisselerinin devredilmediğini belirtmiştir.Davacı yan taraflar arasında yapılmış herhangi bir hisse devri sözleşmesi sunmamıştır. Taraflar arasında hisse devri yapıldığı hususundaki beyanlar davalı yancada kabul edilmemiştir....
Mahkemece, davanın; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil veya sözleşme gereği ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazda tarafların hissedar olduğu, her nekadar dava tapu iptali davası olarak açılmışsa da davacının bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle tapu iptali davasının reddine, davacı tarafça dava tarihi itibari ile hisse değerinin tespit edilerek bu değerin tahsili talep edilmiş ise de davacının ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yaptığı ödemeyi talep edebileceği kanaatine varıldığından davasının kabulü ile 7.407,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m)....
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ortağı tarafından davalılar aleyhine şirket kuruluşu aşamasında taahhüt edilen sermaye miktarından fazla ödenen paranın tahsili amacıyla dava açılmış olup, davalılar tarafından davacının tüm masraflara katlanmayı bilerek ortak olduğunu, alınan paranın sermaye ve masraf olduğunu, tadilat masrafı için çok harcama yapıldığını, şirketin zarar ettiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Dava konusu ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 22.07.2015 tarihinde ... Mah. ... Cad....
ne ortak alınmasına ilişkin payın karşılığı olarak alınan paranın iade edilmediği gerekçesiyle alacağın tahsili istemine ilişkin davanın ortaklık payı iadesi davası olup ticaret kanununda düzenlenen hususlardan bulunması nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılan uyuşmazlıkta görevli mahkemenin TTK'nun 5. maddesi kapsamında Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı değerlendirilerek HMK'nın 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince açılan davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gelmiş ve yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir. Mahkememizce taraflara tebligat yapılarak duruşmalara katılımları sağlanmıştır. Tarafların sunduğu bilgi ve belgeler, ödeme kayıtları, dekontları ile tüm dosya bilirkişiye verilmiş, şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak raporlar alınmıştır....
Mahkemece, davacı tarafın tapu iptali ve tescil isteğinin kabulü ile davalı adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin ½ payının davacı adına tesciline karar verilmiş bulunduğuna göre; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ½ sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bu bağlamda taraflar lehine aynı miktarda vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarafların haklılık oranının yanlış değerlendirilmesi sonucunda; 5.708 TL yargılama giderinin 4.454,40 TL'lik bölümünden davalının sorumlu tutulması ve (davalı adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin değerinin ½ sine isabet eden miktar üzerinden) davacı lehine 36.900 TL vekâlet ücreti takdir edilmesine rağmen davalı lehine 15.730 TL vekâlet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır...) Gerekçesiyle bozulmuştur....
Mahkemece, davacının gönderdiği paranın dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değer olan 352.675,90 TL.nin tahsiline dair verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 05.04.2011 günlü ve .... sayılı ilamı ile “….İmzası taraflarca inkar edilmeyen 22.12.1998 tarihli protokolün incelenmesinde, .... davacıyı arsaya ortak ettiğinin hükme bağlandığı ve bu suretle taraflar arasında protokolde kararlaştırılan koşullarda bir adi ortaklık oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasındaki ihtilafın 22.12.1998 tarihli protokol uyarınca çözümlenmesi gerekir. Temyize konu kararda ise bu husus tartışılmamış ve değerlendirilmemiştir....
a 09.11.2020 tarihinde 250.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu, dava konusu tutarın davalı ... tarafından paranın geçtiği ... Bankası nezdindeki hesabından 07.08.2020 tarihinde 249.072,42 TLsinin ...Şubesinden nakit çekildiği, 476,19 TL aynı gün paranın çekilmesi sebebi ile işlem masrafı alındığı ve 23,81 TL BSMV tahsil edildiği ve aynı tarihte hesapta kalan 450,00-TL nin de ... ATM sinden nakit çekildiği, davalı tarafın söz konusu tutarı ...'...
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı Baco Assets Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuş, davacı vekili ise anılan belgeye ilişkin müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının söz konusu savunması; ... Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, ......
Ortaklığı” 241 hissesi halen vefat eden .......’a ve kalan 9 hissesi ise davalı ...’a ait 250 paydan oluşan bir kollektif şirket olduğunu, .......'un 08.12.2016 tarihinde vefat etmesi sonrasında, şirket sözleşmesinde şirketin ölen ortağın mirasçılarıyla devam edeceğine ilişkin düzenleme olmadığından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E.1987/5553, K. 1988/703 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kollektif şirketin ölen ortağının mirasçıları şirketin tasfiyesini isterlerse, bu hak sağ kalan ortaklara ait olduğundan doğrudan bu tür bir dava açılma yoluna gidilmemiştir. Buna karşın sağ kalan davalı ortak tarafından şirketin feshi yönünde bir hukuki işlem başlatılmadığı gibi devamı yönünde de bir eylemde bulunulmadığından İzmir ....... Noterliğinin 05/12/2019 gün ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "......Kolektif Şirketi ....... Varisleri ve , ......
Şöyle ki; Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı tarafın 03.02.2008 tarihinde anataşınmazın yönetim kuruluna seçildiği, bu görevini 26.03.2010 tarihine kadar devam ettirdiği, kat malikleri kurulunun 30.04.2010 günlü toplantısında alınan kararla 01.01.2009-31.12.2009 arası dönem için zimmetinde kalan paranın tahsili için eldeki davanın açıldığı, bilirkişi kurulu tarafından bu dönem için yapılan araştırma sonucunda gelirlerin toplamının 331.254,18TL, giderler toplamının 302.435,45 TL, aradaki farkın 28.818,74 TL olup devir olması gereken tutarın banka ya da kasada bulunmadığından davalı eski yönetimin bu miktarda borçlu olduğunun belirtildiği ve mahkemece de bu rapora itibarla karar verildiği anlaşılmakta ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 3. sayfasının (5) numaralı bendinde dava konusu döneme ait ondokuz adet gelir (aidat makbuzları cilt toplamlarının 318.932,08 TL olması gerekirken raporda 321.110,12 TL bulunduğu, bu kısımda maddi hata olduğu, yine yönetimin...


