çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerekmesine, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ... dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmasına, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının...
Somut olayda ; davacı taraf, terditli 1. talep olarak, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ile davacı şirkete yatırdığı paraların faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, bu talep kabul edilmediği takdirde terditli 2. talep olarak, davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti ile davacının davalı şirkete hisse senetleri karşılığında ödediği paralardan hisse senetlerinin nominal bedellerinin üzerinde kalan kısmın davalıdan faizi ile tahsilini istemiştir. Davada çözülmesi gereken sorun ; davacının davalı şirkete para yatırıp yatırmadığı, yatırmışsa ne zaman ve ne kadar yatırdığı, yatırılan bedellerin iadesini isteyip isteyemeyeceği, isteyebilirse kalan alacağın ne kadar olduğu, kalan alacak varsa uygulanması gereken faiz başlangıç ve türünün ne olması gerektiği, davacının davalı şirketin ortağı olup olmadığı, davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçip geçmediği sorunlarıdır. Konya BAM ....
(birleşerek yeni unvanı Kombassan Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra ıslah dilekçesi ile 324.138,52 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir....
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile Davalıların her birinden ayrı ayrı 170.000,00 'er TL olmak üzere 340.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan belirtilen miktarlarda tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.225,40.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.806,35-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 17.419,05.-TL karar harcının davalıların her birinden ayrı ayrı 8.709,35 'er TL olmak üzere tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 25,20.-TL başvurma harcının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ,5.806,35....
mirasçılarından tahsili ile davacı şirkete verilmesine, bu miktardaki asıl alacak ödenmekle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, c)----- yargılama aşamasında --- tarihinde ödendiği anlaşılmakla işbu paranın şirketin hesaplarından çekildiği tarih --- tarihinden itibaren ---tarihine kadar işlemiş avans faizinin davalı ... mirasçılarından tahsili ile davacı şirkete verilmesine, bu miktardaki asıl alacak ödenmekle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, d)----ise şirketin hesaplarından çekildiği tarih olan--- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ......
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu'na kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir....
Kararı, ... dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekilince cevaba cevap dilekçesinde paranın ödenmeyeceğinin anlaşıldığı tarih olarak bildirilen tarih nazara alınsa bile dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına göre, ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir....
Mahkemece; davanın kabulü ile adi ortaklığın feshine, davacının davalıdan 57.246 TL alacaklı olduğunun ve 11 nolu dairede davalının hakkı olmadığının tespiti ile 9.246 TL'nın davalıdan tahsili ile adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 25.11.2004 tarihli "Protokol" başlıklı anlaşma ile davacıya ait 341 parselde yapılacak inşaat ile ilgili adi ortaklık kurulduğu, sözleşmeye göre, inşaatın davalı ile birlikte yapılacağı, davalının emeğini koyacağı, inşaat bittiğinde davacının ödenen para ile arsa bedelini aldıktan ve davalı da yaptığı masrafları aldıktan sonra kalan kâr payının tarafların verdiği paranın miktarı oranında bölüneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Adi ortaklık kurulduktan sonra 13 daireli inşaatın tamamlandığı, 12 dairenin satıldığı dosya kapsamından tespit edildiğine göre, mahkemece; adi ortaklığın feshine yönelik kararın da bir isabetsizlik görülmemektedir....
ödemenin yapılmadığını, davalının yaptığı ödemeden sonra uhdesinde kalan 48.515 DM'nin güncellenerek iadesinin gerektiğini ileri sürerek, 51.665 TL'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
(YHGK. 17.12.2003 tarih 2003/9-773-796 sayılı kararı, YHGK 26.10.2005 tarih 2005/9-546-611 sayılı kararı) makbuz ise borçlanılmış paranın alındığını gösteren, alacaklı veya temsilcisi tarafından imzalanmış belgedir. Bir belgenin ibra mı yoksa makbuz niteliğinde mi olduğu H.K. 2 maddesi gözetilerek değerlendirilmelidir. Alacak veya tazminat miktarı ile, ibra belgesi düzenlenmesine neden olan ödeme oranında açık oransızlık varsa belgeyi tarafların ortak amaçlarına göre yorumlayıp ibra sözcüğü kullanılsa dahi makbuz olarak değerlendirmek gerekir. ... hukuku uygulamasında miktar bildiren ibranamelerin makbuz niteliği taşıdığı ve yapılacak hesaplamada daha fazla miktar çıktığı takdirde fazlaya ilişkin olayın hüküm altına alınması gerektiği kabul edilmektedir....


