WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

a 300.000,00 TL ödeyeceğinin belirtildiği 08.12.2009 ve 13.01.2010 tarihli protokollerin ise davacı şirket adına davacı ... ile davalı arasında yapıldığı, anılan bu sözleşmelerde, ortak yapılan işin zararla sonuçlandığı belirtilerek , toplamda davalıya 400.000,00 TL paranın ödendiği, kalan borcun ödeme tarihlerine göre 250.000,00 ya da 300.000,00 TL olduğu, borç tamamen ödenirse dava konusu taşınmazın davacı ...'a iade edileceği ve bu sürede kira bedeli istenmeyeceği, 2010 yılı sonuna kadar ödeme yapılmazsa taşınmazın davalı üzerinde kalacağının kararlaştırıldığı kayden sabittir. Toplanılan deliller ve dosya kapsamı ile, davacı ...'...

Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlularının iadede direnmelerine neden olacaktır. Ancak, burada denkleştirme yapılırken iade alacaklısının geçersiz sözleşmenin ifa edilmeyeceğini öğrendiği tarihe göre iade kapsamı belirlenmelidir.Dosya kapsamından; davalılardan ...'nin, ortak muristen kendisine intikal eden 23/40 hissesini 07.08.1963 tarihli senet ile davacıların ortak murisi ...'ya 600,000.000 TL bedelle sattığı, tarafların ortak murisi ...'dan kızı ...'ya intikal eden hissenin de, ...'nın ölümünden sonra eşi ... tarafından kendisine asaleten çocuklarına velayeten 24.12.1962 tarihli senet ile davacıların ortak murisi...'...

paranın kendisine ödenmesi ve ayrıca kalan mal varlığı ve demirbaşların kendisine teslim edilmesi talebinin reddine, ayrıca davalı ortak ve şirket müdürü ...'...

Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile 45.230,66 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir....

K A R A R Davacı davalının kurmuş olduğu şirkete ortaklık vaadi ile şirket sermayesine katkı olmak üzere 22.500 Amerikan Dolarını davalıya verdiğini, ancak şirkete ortak yapılmadığı gibi verilen paranın da şirket için kullanılmadığını bildirerek ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı dava dilekçesinde davanın değeri olarak 28.998.00 TL göstermiş ve harcını da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Bu itibarla davanın konusunun icra takibindeki asıl alacağa yapılan itirazın iptali olduğunun kabulü gereklidir....

Mahkemece davanın kabulü ile ortak hesabın, murisin vadeli hesabının ortak hesaba çevrilmesi ile oluşturulduğu, hesabın kapatıldığı 07.12.2007 tarihinden 3-5 gün sonra 15.12.2007 tarihinde vefat eden murisin terekesinden hesaptaki miktar kadar para çıkmadığı, nereye harcandığının anlaşılmadığı, muris Çeriman Güneş adına kayıtlı hesabın tüm hesap hareketlerinden toplam 129.627,56 TL.nin çekildiğinden bahisle 32.406,89 TL nin davacı M.. G..'e, 16.203,44 TL nin davacı B.. G..'e, 16.203,44 TL nin davacı E.. G..'e aidiyeti ile murisin ölüm tarihi olan 15.12.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak belirtilen miktarlarda davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; müşterek hesapta bulunan paranın tamamının davalı tarafından çekildiği ileri sürülerek paranın tahsili için açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır....

, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece; davalının, bahse konu gönderinin daha önceden verilmiş bir paranın iadesi şeklinde olduğu yönünde bir savunmada bulunmadığı, yapılan kısmi ödemelerin de sözkonusu ödemeye mahsuben yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç verdiğini ileri sürerek alacağının tahsili için eldeki davayı açmış, davalı ise davacı ile aralarında sadece bir kez borç ilişkisi kurulduğunu, bu ilişkinin de banka çekleri ve bono ile ödenerek 2003 yılında son bulduğunu savunarak eldeki davaya ilişkin akdi ilişkiyi inkar etmiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/374 Esas ve 2010/328 Karar sayılı dosyasından verilen karar ile iptal edildiğini; kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiğini; huzurdaki davada da davacıların 2009 yılının Ocak ve Şubat ayları döneminde ortak giderleri arsa payı oranında ödemeleri gerekirken eşit olarak ödedikleri bedeller açısından fazla ödenen şimdilik toplam 1.308,00.-TL ana paranın ödeme gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte talep etmiştir....

Davalı vekili cevabında, İİK'nun 72. maddesi uyarınca takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceğini davacının, ödemenin üzerinden 10 sene geçtikten sonra dava açmakla zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, "oğlumun borcu" diyerek icra emrine itiraz etmediğini, çekleri oğluyla ortak kullandıklarını savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu