-TL sini nakit olarak vermediğini karşılığı olarak demirci dükkanına ortak olacak ve ortaklık başladığı tarihten itibaren kara ve zarara ortak olanacağının kararlaştırıldığını, davalının kendisine 30.000 tl nakit vereceğini, iş yerinin davacının adına olması sebebi ile teminat olarak bu bononun düzenlendiğini kendisinin bu bonoyu imzalayıp davalıya boş olarak verdiğini, Ortaklığın başladığı tarihten itibaren ortaklık bedeli olan 30.000.-TL paranın yarısını 15.000.-TL sini nakit vererek işe başlayan kalan 15.000.-TL parayı vermeyen ortaklığın başladığı günden bitiş tarihine kadar yapmış olduğu işlerden 35.000.-TL parayı zimmetine geçirerek kasaya konulmayan daha sonra ortaklığın bitmesiyle kendisine borçlu olunduğu halde ordaklı güvencesi olarak vermiş olduğu temnat senetlerini kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etmek amaçlı takibe koyması sonucu kendisini ağır derecede zarara uğrattığını belirterek borcu olmadığının tespiti ile Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ......
KARAR Davacı, 2.3.2001 tarihinde davalı ile ortak girişim sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşme ile amaçladıkları işlerin gerçekleştirilmesi için çeşitli tarih ve miktarlarda davalıya banka havalesi yoluyla toplam 35.282.000.000 TL gönderdiğini, ancak gönderilen miktar karşılığı davalının hiçbir hizmet vermediğini ileri sürerek karşılıksız kalan bu miktarın tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir....
Dava, davacının hissedarı olduğu davalı şirketten müdürlük süresindeki maaşın ve hak edilmiş olan alacakların tahsili istemine ilişkindir.İş bu dava, davacı tarafından davalı şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin tespit edilerek tahsili talebi ile birlikte açılmıştır....
Bu halde silahı davacıya getiren kişiye paranın iade edildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat yükünün hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının birinci bent kapsamı dışında kalan itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla ... Kurulu'na kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, ...'...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine. alacak davasının kısmen kabulü ile, 7.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte kalan 14.379,32 TL’nın da dava tarihinden itibaren yıllık % 9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 21.879,32 TL’nin davalılar Bera Holding A.Ş., ..., ... ve ...'ndan alınarak davacı tarafa verilmesine. fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı şirket, ... ve ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, taraflar arasında geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığı için ortak olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Aile Mahkemesinin 2004/667 Esas sayılı dava dosyasındaki Pamukbank Çarşı/Bursa Şubesinin 7.6.2004 günlü yazısı ve ekindeki belgelere göre; dava konusu hesabın kaynağının 28.11.2008 tarihinde açılan taraflara ait ortak hesap olduğu, bu hesabın açılış miktarının 124.000 TL olup, ilgili hesaptan 9.1.2004 tarihinde davacı ...tarafından 6.184,87 TL'nin çekildiği daha sonra aynı hesaptan 28.1.2004 tarihinde yine davacı Ali tarafından 246.001,92 TL çekilerek hesabın kapatıldığı, aynı tarihte çekilen paranın 52.288,00 TL’si alındıktan sonra 193.713,92 TL bakiye ile taraflar adına ortak olan dava konusu hesabın açıldığı ve hesabın 12.4.2004 tarihinde bu defa davalı Şahinde tarafından kapatıldığı, hesabın kapatıldığı tarihteki bakiyenin 193.713,92 TL olduğu anlaşılmaktadır....
Davalı vekili; kabul anlamına gelmemek üzere hesabın ... ve ... adlarına açılmış ortak bir hesap olduğunu, hesabın diğer yarı hissesi ile ilgili olarak ...'ın dava açma ve taraf sıfatının olmadığını, hesabın DEM hesabı olduğunu, Teftiş Kurulunun raporuna göre paranın hesaptan 03.08.1999 tarihinde 50.002,90 DEM olarak usulsüz olarak çekildiğini, bu kişilerin mağdur oldukları 50.002,90 DEM'e brüt faiz olarak 9.218,35 DEM ilavesinden vergi kesintisi olan 1.474,94 DEM ve fon kesintisi olan 147,49 DEM düşüldükten sonra kalan 57.597,92 DEM'in ... ve ...'...
Müşterek hesap birden fazla kişiye aitse mudilerden birinin ölümü halinde, aksine sözleşme yoksa, hesaptaki paralar eşit paylara bölünecek ve hayatta kalan mudiye kendi payı ödenebilecektir. Ortak hesabın taraflarından her biri bankadan para çekerken, payına göre kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket etmekte olup, payından fazla çektiği miktarda diğer hak sahibine karşı borçlu durumuna girer. Muris ile davalının müşterek olarak açtıkları hesapta aksi bir husus belirtilmemiş olması nedeniyle, davalının murisin ölüm tarihinden sonra ortak hesapta bulunan bedelin 1/2 oranınında kişisel tasarrufu yasaya aykırı değildir. Banka cevabından, davalının müşterek banka hesabından murisin ölümünden sonra 21.000,00TL bedeli çektiği anlaşılmaktadır....
K A R A R Davacı, emlakçı olan davalı ile dava dışı ....’ın arsasının satışı konusunda şifahi olarak anlaştıklarını, arsa bedeline mahsup olmak ve arsa sahibine verilmek üzere 2005 yılı Temmuz ayında değişik tarihlerde toplam 20.000-YTL’yi davalıya verdiğini, ancak davalının kendisini sürekli oyalayarak arsa sahibi ile görüştürmediğini, kendi çabası ile ulaştığı Arsa sahibiyle ortak bina yapımı için sözleşme imzaladıklarını, bir süre sonra sözleşemeden vazgeçtiklerini, satış parasına mahsuben verilen ve satış gerçekleşmediği için haksız yere alınmış olan 20.000-YTL’nin tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir....


