WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Şartlar” bölümünün 22. maddesinde de, “taşınmaz üzerinde herhangi bir yapılaşmaya gidilmemesi, imar durumuna uygun olarak rekreaktif amaçlı kullanılması, yapılacak herhangi bir düzenlemede Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan izin alınması” gerektiğinin belirtildiğini, 11.9.2006 tarihinde, davacının kiralananı tesellümden kaçınması üzerine yer tesliminin yapılamadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

Dairenin 07.12.2017 tarihli ve 2017/7373 E., 2017/17221 K. sayılı ilamıyla; kiralananın okul/kreş olarak eğitim amaçlı ve sürekli kullanılmak üzere kiralandığı, kiralananın dönemsel olarak kapalı tutulmasının ve bu hususta kiraya verenden izin alınmamasının kiralama amacına ve akde aykırı olduğu, davacı tarafından davalıya 30 gün süreli ihtarname gönderildiği ve akde aykırılığın düzeltilmediği belirtilerek Mahkemece, bu husus gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.01.2020 tarihli ve 2018/175 E., 2020/65 K. sayılı karar ile; davanın kısmen kabulü ile, davacının tahliye talebi açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın alacak talebi açısından kabulü ile 108.750 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; söz konusu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir. 2....

teminatın iadesi gerekip gerekmediği üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde teminatın iadesi talebinin reddine karar karar verilmesi doğru değildir....

Bu durumda, davalıların 600 m2'lik ruhsata aykırı yapıları yapmadıklarına ilişkin savunmaları üzerinde durularak tarafların bu husustaki delillerinin toplanarak ve davalıların makul sürelerde gerekli işlemleri yapıp yapmadığı üzerinde de durularak, yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Bu nedenle mahkemece akde aykırılık teşkil ettiği iddia edilen imalat ve tadilatlara ilişkin tadilat projesi yapılıp yapılmadığı, önceki malik tarafından yazılı izin verilip verilmediği, şaft alanına açılan pencerelerin .... için tehlike yaratıp yaratmadığı, davacının imar kirliliğine yol açtığı gerekçesi ile hakkında yürütülen soruşturma dosyası da getirtilip tarafların tüm delilleri toplanarak ve mahallinde keşif yapılarak tarafların ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken keşif yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Büyükşehir Belediye Başkanlığının 23.12.2008 tarihli yazısında, dava konusu yere ait imar işlem dosyasında buranın tek katlı bekçi şubesine ait onaylanan yapı ruhsatının olduğu, ancak yapı kullanım izin belgesinin olmadığı belirtilmiştir. ... Valililiğinin 28.11.2008 tarihli yazısında da dava konusu yerin kiralanması yetkisinin 18.08.2000 tarihinden itibaren tamamen Hazineye ait olduğu bildirilmiştir. Mecurun kiraya verilmesi için mahkemeninde kabul ettiği üzere malik olmak koşulu gerekmez. Ancak davalı, kiralayan olarak BK'nun 250 nci maddesi geregince,kiralananı akıtten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak zorundadır. Öte yandan mecur kiralama amacına uygun olarak kiracıdan kaynaklanmayan nedenlerle tasarruf edilemiyorsa bundan davalı kiralayan sorumludur. Hal böyle olunca davalı kiralayanın B.K 249 ncu maddesine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır....

Tüm bunlarla birlikte davalı ile kiraya verenler arasında 15.01.2004 tarihinde akdedilmiş olan kira sözleşmesi incelendiğinde, 6.1 nolu maddede dava dışı kiraya verenlerin kiralananı elektrik, su, telefon, doğalgaz, kanalizasyon vb. bağlantıları kiralanan yerin sınırına getirilmiş şekilde teslim etmeyi taahhüt ettikleri, 11.1 nolu maddede ise kiracının taşınmazın faaliyet konusuna yönelik her türlü inşaat dekorasyon ve tadilatı ayrıca izin almaksızın yapabileceği, bunun sınırının ise 11.2 nolu maddede binanın statik yapısı ve dış cephe görünümü olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı ile dava dışı kiraya verenler arasında akdedilmiş kira sözleşmesinin yukarıda anılan maddeleri ile 21.11.2007 tarihli tutanak birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir....

KARAR Davacı, davalıya ait 5 katlı boş binayı internet kafe işletmek amacıyla 1.06.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kiraladığını, kiralananı teslim aldıktan sonra işletmesine uygun tadilatlar yaptığını, muhtelif malzemeler satın aldığını, davalının ruhsat işlemlerini halledemediğinden işyerinin 25.01.2002 tarihinde mühürlenerek kapatıldığını,14.02.2002 tarihinde izin alarak işyerine tekrar tadilat için girdiğini, bu kez 5.09.2002 tarihinde işyerinin yeniden mühürlendiğini, davalının ruhsat alamadığından kiraladığı işyerini çalıştıramadığını,kardan yoksun kaldığını, malzemelerinin değer kaybına uğradığını, dava konusu taşınmazı davalının 1.08.2001 tarihinde 3.bir kişiye kiraladığından 5000 TL ödeme yaparak bu kişilerin de tahliyesini sağladığını ileri sürerek fazla hakları saklı toplam 50.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Bu durumda dayanağı aynı olan, aralarında irtibat bulunan ve aynı taşınmaza ilişkin “tahliye” istemli olarak açılan davaların birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılaır vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.na 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu