WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Sözleşmenin eki niteliğindeki Genel Şartnamenin 19. maddesinde; kiracının kiralananı ne şekilde teslim almışsa sözleşmenin bitiminde yine aynı şekilde teslim edeceği ancak kiracı tarafından yapılan ve aksine koşul bulunmayan ilavelerin ise sürenin sonunda bedelsiz olarak idareye bırakılacağı, 20. maddesinde; ..kiralanan taşınmazın eski eser niteliğinde olması halinde, 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca, kiracının idareden ve yetkili kamu kurullarından izin almadan taşınmaz malda hiçbir tamirat, tadilat ve eklenti yapamayacağı, yine ilgili Şartnamenin 21.maddesinde; kiracının idareden yazılı izin alarak yapacağı her türlü inşaat ve ilavelerin vakfa bağışlanmış sayılacağı kararlaştırılmıştır....

Davalılar vekili cevabında, davacılar ile müvekkili şirket arasında imzalanan kira sözleşmesi ile mecurun süt işletmesi ve süt ürünleri yapılmasında kullanılacağının kararlaştırıldığını, ancak sözleşmeden sonra işyerinde yer altı giderlerinin olmadığı ve kanalizasyonun bulunmaması nedeniyle Tarım İl Müdürlüğüne izin için başvuruda bulunulduğunu, fakat kabul edilmediğini, mevcut eksikliğin çok yüksek bedellerle giderilmesi mümkün olduğundan durumun mal sahibine bildirildiğini, lakin davacıların ne kiradan düşülmesine ne de kendileri tarafından yapılmasına sıcak bakmadıklarını, davacıların BK’nun 249.maddesi gereğince kiralananı sözleşmede öngörülen amaca uygun bir şekilde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu şekilde bulundurmakla yükümlü olup, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, bu nedenle işyerinin tahliye edilip, kullanılan günlerin bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir....

Davalı, feshin haksız olduğunu, kiraya konu iş yerinde elektrik enerjisinin mevcut ve çalışılabilir durumda olduğunu, tahliyenin davacının kusurundan kaynaklandığını, sözleşme hükmü gereğince tadilat ve tamirat bedelinin talep edilemeyeceğini, davacı tarafça yapı kullanma izin belgesinin olmadığı bilinerek kiraladığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir....

Mahkemece, davacının dava konusu mecurda yapılan tadilat ve değişiklikten haberdar olduğu ve kendisinin izin verdiği, kira sözleşmesinin başlangıcının 05.01.2013 olduğu, davanın 05.11.2015 tarihinde yaklaşık 3 sene sonra açıldığı, davanın TMK 'nun 2. maddesine göre iyiniyetli olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir....

Açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapılacak olursa, tüm dosya kapsamından iş sözleşmesinin işçinin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranışları sebebiyle davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakta olup, mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece davacının feshinin haklı sebebe dayanıp, dayanmadığı, aynı hukuki ilişki çerçevesinde hem menfi hem de müspet zararın tazminini istemenin mümkün olmadığı hususları üzerinde durularak davacının taleplerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilip, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,22/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

bedeli ile sınırlı olmak üzere satış bedeline yansıyan tutarın tahsiline karar verilmesi gerekir. 818 sayılı Kanun döneminde Yargıtay (Kapatılan) 6....

Bu durumda, davacı kiracının tahliye tarihine kadar kira ve aidat ödeme yükümlülüğü devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının alışveriş merkezinin açılış-kapanış saatlerini kendi mesai saatleri olarak göstermeye çalıştığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca işçinin maktu aylığına hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yasal fazla mesai ücretlerinin dahil olduğunu, sunulan bodrolardan müvekkili şirketin her ay %50 fazla mesai ödemesi yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının fazla çalışma alacağının olmadığı, dolayısıyla iş akdini feshetmekte haklı olmadığı, kullandırılmayan yıllık ücretli izni olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı ile fazla mesai ücret alacağı istemlerinin reddine, yıllık ücretli izin alacağının ise kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı, iş akdini haklı nedenle feshettiği ve fazla çalışma alacağının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile temyiz etmiştir....

de kiraya verenin hissesi oranında sorumlu olması gerektiğini belirtilerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu