Kiraya veren kiralananı kira süresince kullanmaya elverişli bulundurmak zorundadır. Eğer kiraya veren kiralananı kira sözleşmesinde belirtilen kullanma amacına elverişli bir şekilde bulundurmamışsa veya kullanılmasına engel olunmuş ise kiracının iki seçimlik hakkı vardır. TBK 305-306 maddelerine göre kiracının seçimlik hakları ayıbın giderilmesini istemek,ayıp giderilmediği takdirde kira bedelinden indirim yapılmasını yada sözleşmeyi fesih edilmesini istemektir.Davacı kiracı TBK 305 maddesine göre kira bedeli indirimi istemediği gibi sözleşmenin feshini de istememiştir. Üniversite tarafından sözleşmesinin feshi kiracının kendi kusurundan kaynaklandığı ve fesihte üniversite haklı olduğundan ve zarara kendisi sebebiyet verdiğinden tazminat talebinde bulunamaz....
Bu durumda dayanağı aynı olan, aralarında irtibat bulunan ve aynı taşınmaza ilişkin “tahliye” istemli olarak açılan davaların birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı kiracı, kiralananı tahliye ve teslim ettiği tarihe kadar taşınmazı tasarrufunda bulundurduğundan teslim tarihine kadar olan kira bedellerinden sorumludur....
Davalı vekili ise; her ne kadar sözleşmede konteynır olarak belirtilmişse de davalının davacıdan sözlü izin alarak araziye zarar vermeden dava konusu yapıyı yaptığını, arazinin karşısında evi bulunan davacının sürekli kontrol ettiğini, davacının yapım aşamasında zımni ve sarih kabulünün bulunduğunu, arazinin 1. derecede sit alanı olduğunu, davacı izin verse dahi imar izni olmadığından araziye zarar verebilecek bir yapının yapılmasının kanunen imkansız olduğunu, yapının vinç ile kaldırılıp taşınmasının mümkün olduğunu, yapının sökülüp taşınmasının 1-2 günde yapılabildiğini, davanın iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır....
Ancak, davalılar kendi iradeleriyle yargılama aşamasında kiralananı tahliye ettiklerinden ve davanın açıldığı tarihte bu davalılar bakımından davacı dava açmakta haksız olduğundan davalı ... ve ... sebebiyle yapılan yargılama giderlerinden davacı sorumlu olmalıdır. Mahkemece belirtilen ayrım gözetilmeksizin tüm yargılama giderleriyle davacının sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Şartnamenin özel şartlar 13. maddesinde kiracının giderleri tamamen kendisine ait olsa bile Belediye Encümeninden yazılı izin almadan kiralanan yerde bölme, duvar, kapı, oda vs. gibi esas yapısını değiştirmeyeceği, herhangi bir ek yapamayacağı aksi halde kiralananı eski durumuna getirerek meydana gelecek zararı ödeyeceği yazılıdır. Davalı belediye 03.06.2014 keşide tarihli ihtarname ile davacı kiracının sözleşmeye aykırı kullanımı nedeniyle 15 gün içerisinde taşınmazı tahliye etmesini talep etmiş, ardından 09.07.2014 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 08.07.2014 tarihli encümen kararı ile sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir... Belediyesi 08.07.2014 tarihli encümen kararı ile davacı kiracının akde aykırı yapı yaptığından, yapılan yapıların teknik şartname ve sözleşme özel şartlar 13. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle kira sözleşmesinin feshine karar vermiştir....
Bölge adliye mahkemesince; yapı kullanma izin belgesinin, dava tarihinden sonraki tarih olan 28.12.2016 tarihinde alındığı, yapı kullanma izin belgesi alınamadığından kiralananın dava tarihine kadar kiracıya teslim edilemediği, yani sözleşmenin ifa sürecine geçilemediği, davacı kiracının fesih bildiriminin geçmişe etkili olacağı, kiracının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesindeki (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun106....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 638/2.maddesi uyarınca davalı limited şirketten çıkmaya izin verilmesi talebidir. Davacı tarafça; haklı nedenlerle davalı şirketten çıkmaya izin verilmesi talep edilmişir. TTK'nun 638.maddesi; "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" hükmünü amirdir. Davacı tarafça ileri sürülen ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte görülen tüm deliller toplanmıştır....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; söz konusu işyerinde denetimde, pavyon ruhsatı bulunmamasına rağmen konsomatris çalıştırıldığı tespit edildiğinden bahisle konsomasyon faaliyetlerine son verilmesi, ruhsatta belirtilen amaç dışında faaliyet göstermemesi, aksi takdirde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceğinin davacıya tebliğ edildiği; ancak 10/05/2014 tarihinde yapılan denetimde de aynı durumun tespit edilmesi üzerine, pavyon ruhsatı bulunmamasına rağmen konsomatris çalıştırılmak suretiyle amaç dışı faaliyet göstermeye devam ettiğinden bahisle içkili istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesinin iptal edildiği; pavyon ruhsatı olmadığı halde konsomatris çalıştıran işyerine ait çalışma ruhsatının, 2559 sayılı Kanun'un 7. maddesi doğrultusunda iptal edilebileceği ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir....
Mahkemece, davacının ayıbın giderilmesine ilişkin ihtarname göndermeksizin kira sözleşmesini fesherek kiralananı tahliye ettiğinden ayıp nedeniyle tazminat talep edemeyeceği ve yine davacının faydalı masrafları tanık anlatımlarına göre söküp götürdüğü, sözleşmenin 4. ve 9. maddelerine göre de tadilatlara ilişkin talepte bulunamayacağı belirtilerek davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 25.04.2019 tarih ve 2017/7241 E. 2019/3785 K. sayılı ilamı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği belirtilerek; Davacı kiracı tarafından kiralananda yapılan imalatların hangisinin zorunlu ve faydalı hangisinin lüks olduğu belirlenip, faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle belirlenecek değerinden varsa yıpranma payı düşülmek suretiyle elde edilecek değerin hesaplanması bakımından taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davalı ... vekili...


