WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Davada, yenilenen dönem için taraflar arasında kira parasına ilişkin uyuşmazlık doğduğu kiranın döviz üzerinden belirlenmesi nedeniyle artışının istenemeyeceği ... sürülerek, yeni dönem kirasının eskiden olduğu gibi 6.200 USD+KDV olarak tespiti ile , 1925,30 TL fazla ödemenin iadesi istenilmiş; mahkemece, sözleşmede özel yetki belirlendiği buna göre yetkili mahkemenin Kadıköy olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Kural olarak kira tespitine ilişkin davalar, genel yetki kuralı uyarınca (HUMK.md.9) davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, HUMK'nun 22. maddesi uyarınca kira sözleşmesi ile kararlaştırılan yer mahkemeside açılabilir. Ancak tarafların, sözleşmede özel yetki kuralı belirlemeleri genel yetkili mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmaz. Davacı ister genel yetkili isterse özel yetkili mahkemelerden birinde dava açabilir....

Davalı, davacının kendisine ait evde kiracı olarak oturduğunun doğru olduğunu, ancak davacı tarafından sunulan ve herhangi bir vekaletnameye dayanmayan kira sözleşmesini kabul etmediğini, bu sözleşme ile bağlı olamayacağını, nitekim davacıdan herhangi bir depozito bedeli de almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracı tarafından açılan davada dayanak olarak gösterilen kira sözleşmesi, davalı ile yapılmamış olup davalının bu kira sözleşmesini kabul etmediği hususu da dikkate alındığında davalının bu kira sözleşmesine dayanan depozito alacağından sorumlu tutulması düşünülemez. Bu nedenle depozito bedelinin davalıya ödendiği hususu kanıtlanamadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 19/12/2014 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, davacının sözleşmeden dönme hakkını süresinde kullanmadığı, davaya konu taşınmaz ve çevresi incelendiğinde davalı müteahhidin inşaatı bırakarak terk ettiği devam etmediği; bu durumda davacının davayı süresinde açtığı kabul edilse bile sözleşmeyi feshetmesinde hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davacının sözleşme feshinedair talebinin reddine ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....

Sözleşmenin 13.24 maddesi gereğince, davacı kiracıya kira sözleşmesini tek taraflı feshetme hakkı tanınmış olmasına ve davacı tarafından da sözleşmeye uygun fesih ihbarında bulunularak kiralananın tahliye edilmiş olmasına göre, sözleşmenin haksız feshinden ve fesih ihbarının hukuki sonuç doğurmayacağından söz edilemez. Kira sözleşmelerinde kiracıdan alınan teminat kiraya verenin muhtemel zararlarını karşılamak için kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir. Teminat bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiğinin mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir....

Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; mecurun bulunduğu alışveriş merkezinin kira sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren hiç bir zaman beklenen doluluğa ulaşmadığını, alışveriş merkezinde yapılan ticaretten beklenen ciroların elde edilememesi ve dolayısıyla ödediği kira bedelinin yüksek olması nedeniyle kira bedelinde indirim yapılması yoluna gidildiğini ve bu nedenle de aralarında ek protokol imzalandığını, ek protokol île 01.01.2013 -31.12.2013 dönemi için asgari aylık kira bedelinin 990 USD’na İndirildiğini, alışveriş merkezindeki durum göz önünde bulundurulduğunda ek protokol ile anlaşılan kira bedelinin de şirketin devamlılığı açısından yeterli olmadığını, beklenen cironun elde edilememesi nedeniyle feshin haklı nedene dayandığındığını ve davacı tarafa ihtar yolu ile de bildirdiğini, 30.04.2013 tarihinde taşınmazı tahliye edeceğini ihıtaren davacı tarafa bildirdiğini, davacının ise 22.07.2013 tarihinde taşınmazı yeni kiracıya ödediği kira bedelinin yarısı oranında...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2005 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin feshi ve teminat mektubunun iadesinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 26.05.2005 tarihli hasılat kira sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan kira sözleşmesinin feshi ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yanlar arasındaki 26.05.2005 tarihli kira sözleşmesi konusunun imkansız olması nedeniyle sözleşmenin feshedilmiş sayılmasına, davacı tarafından sağlanan 29.820,00 YTL. bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....

Maddesi uyarınca, ''Kiracı tarafından mecura, demirbaş listesindeki eşyalara ve sair eklentiye zarar verilmiş olmadığının anlaşılması halinde tespitten itibaren 15 gün içinde depozito kiracıya iade edilir.'' şeklinde kira sözleşmesinde yazılı işbu maddeye ve teslim tutanağına istinaden davalı tarafça, davacı müvekkil şirkete depozito bedelinin iade edilmesi gerekmesine rağmen, davacı müvekkil şirkete depozito iadesi yapılmadığını, davalı tarafı temerrüte düşürdüğünü, Bunun üzerine depozite bedelinin iadesi amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, Davalı tarafın, takip başlatıldıktan ancak icra dosyasından ödeme emri tebliğ edilmeden önce 19.09.2022 tarihinde 10.000-Euro depozito iade bedelini davacı müvekkil şirketin hesabına gönderdiğini, ödeme emrinin tebliğ edilmesine istinaden ise davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, Davalı tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E....

Mahkemece; taraflar arasındaki kira ilişkisinin 31.10.2009 tarihinde sona erdiği, davacı tarafından ikrar edilen tahliye taahhütnameleri ile taşınmazın boş olarak kiraya verene teslim edileceğinin belirtildiği ve bunun aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde kiralananda kalan mahkeme aracılığı ile tespiti yaptırılan depo tabir edilen yerdeki eşyaların mümkünse aynen iadesi, zayi olmuş ise dava tarihindeki bedellerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000-TL eşya bedelinin tahsili istenmiş olup, kiraya veren taahhüt tarihine göre kiracıyı tahliye ettirmesi gerekirken taahhüde uyulmayarak doğrudan kiralanandaki eşyaların depoya kaldırılmış olması usulsüzdür....

K A R A R Davacı, davalının ... komisyoncusu olduğunu,dava konusu dairenin kiralanmasına aracılık ettiğini ve 15.11.2008 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığını,ancak haklı nedenle kira sözleşmesini feshedip, ödediği 4.230 TL komisyon bedelinin iadesini için davalıya ihtar gönderdiğini, davalının komisyon ücreti ödenmediğini için takipte bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, feshin haklı olmayıp komisyoncunun kusurundan kaynaklanmadığını, komisyoncunun sorumluluğunun tarafları bir araya getirerek kira sözleşmesinin imzalanması ile sorumlu olduğunu,komisyon bedelinin iadesi talebinin MK 2.maddesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir....

Kaporanın da peşinat olmayıp sözleşmeden dönülmesi halinde iadesi gereken bir bedel olduğu, bu bedelin de davalıya teslim edildiği böylece sözleşmeden cayılmakla kaporanın iadesi gerekmekte olup sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin bu kaporayı uhdesinde tutarak sözleşmenin kurulması veya kurulmamasına göre ilgili tarafa iadesi gerekmektedir. Özellikle pey akçesinin davalı simsara ödenmiş olmasına, davalı simsar ile kira sözleşmesine yönelik simsarlık sözleşmesi yapıldığına ve yine kira sözleşmesi yapıldığına ilişkin de her hangi bir sözleşme dosya kapsamında bulunmadığı, pey akçesinin davalı yanca alındığının davalı yanın kabulünde olduğundan, bu durumda aldığı pey akçesini da geri vermekle yükümlü olduğu kanaatiyle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu