Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, eser sözleşmesi niteliğinde olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik işler bedeline ilişkin alacak davasıdır. ... 3. Tüketici Mahkemesince, uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, dava eser sözleşmesinden kaynaklı eksik işlerin tespiti ve alacak davası olup davacının apartman yöneticisi olmasının davanın niteliğini değiştirmeyeceğinden; davanın niteliğinin belirlenmesinde taraflar arasındaki temelde var olan hukukî ilişkiye bakılması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Davalılardan ... her ne kadar 7 nolu bağımsız bölüm üzerinde bulunan çatının kendisi tarafından yapıldığını, bu nedenle 6 nolu bağımsız bölüm üzerine yapılacak çatının masraflarına katılmaması gerektiği hususunda diğer kat maliklerinin de kararının bulunduğunu belirtmiş ise de buna ilişkin kat malikleri kurulu karar örneğini dosyaya sunamamış, aynı hususta tanık dinletmek istemiş ise de davanın mahiyeti gereği iddia edilen hususun tanık delili ile ispatlanamayacağına kanaat getirildiğinden tanık dinletme talebi ve takas talebi reddedilmiştir. Davalılardan ... her ne kadar taşınmazı satın aldıkları sırada çatı bedelini ayrıca ödediklerini, bu nedenle masrafa katılmamaları gerektiğini belirtmiş ise de dinlenen tanık ...'ın beyanından taşınmazın alımı sırasında ödenen meblağın teras kata yapılan kale bodur işine ilişkin olduğu, çatı yapımı ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı ...'nin talebi de reddedilmiştir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan müdahalenin men'i ve tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece projeye aykırılıklar belirlenip ortak alana müdahalenin önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğine göre, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/09/2017 günü oy birliği ile karar verildi....
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; anagayrimenkulün tamamı üzerine konulan ve davalı Ramazan'ın temlik aldığı ipotek alacağını temlik miktarıyla sınırlı olarak anagayrimenkul üzerinde kat mülkiyeti kurulduğundan her bir bağımsız bölüm değeri oranında kurulan kat mülkiyetindeki bağımsız bölüm tapularına yansıtmak, bu şekilde her bir bağımsız bölümün ipotek sebebiyle borçlu olduğu miktarı bilirkişiye hesaplatmak, bilirkişi tarafından bulunacak değeri davacılara sorumlu oldukları tutarda depo ettirilerek bu bedelin davalı Ramazan'a ödenmesi koşuluyla (birlikte ifa kuralı) bağımsız bölümler üzerindeki ipotek şerhini terkin etmek olmalıdır. Değinilen bütün bu hususların gözardı edilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; HUMK'nın 7. maddesi hükmüne göre diğer bir mahkemeye yahut idari makam veya yargı merciinin görevine giren bir dava veya işin mahkeme önüne getirilmesi halinde verilecek karar davanın yargı yolu nedeniyle reddi kararıdır....
Mahkemece, davanın kira sözleşmesine dayalı kiralanan taşınmazda ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nin 4. maddesinin a bendinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesi'de görüleceğinin belirtildiği, davaya dayanak teşkil eden sözleşmenin taraflar arasındaki kira sözleşmesi olduğu ve kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar ile ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi isteğinin Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine girdiği gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, men’i müdahale isteğine dayanmaktadır. Somut olayda uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı bir ihtilaf değildir....
Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan, kat malikinin icra tehditi altında fazla ödemiş olduğu aidat bedellerinin iadesi istemine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dosya kapsamından, dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir. Hukukî uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür....
Zira yapının kat irtifakı kurulmuş, çekişme konusu dükkan tapuda arsa sahibi adına 12 numaralı bağımsız bölüm olarak tescil edilmiştir. Davanın konusu 12 numaralı bağımsız bölüm mülkiyetinin aktarılması olduğuna göre dava mülkiyet hakkı sahibine yöneltilecektir. Diğer yandan, davalılar arasındaki 16.8.1999 tarihli sözleşmede 12 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakılması kararlaştırıldığından davalı arsa sahibinin sözleşme hükmünü bilmediğinin, dolayısiyle iyi niyetli olduğunun kabulüne olanak yoktur. Kaldı ki, davacı iddiasını 16.8.1999 günlü sözleşmeye dayandırdığından bunun aksini savunarak 12 numaralı bağımsız bölümün yapıdaki eksik işlere karşılık kendisine bırakıldığını ileri süren davalı ...’ın bu savunmasını Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 290. maddeleri hükmünce senetle yani 16.8.1999 günlü sözleşmeyi tadil sözleşmesi ile kanıtlaması gerekir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Dava kat mülkiyeti kurulu ana yapı da ferdileşmenin yapılmış olduğu tarihteki bağımsız bölümlerin değerlerine göre bağımsız bölüm arsa paylarının yeniden düzenlenmesi ve ortak yerlere yapılan yapıların kal-i istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmazlarda kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulduğu açık olup söz konusu taşınmazların birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve kooperatif yönetimi tarafından hazırlanan teknik heyet raporu faturalarda yer alan değerlere dönüştürülmesi talebinden ibaret olup bu durumda olayda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanması gerektiği hususu kuşkusuz olup ancak dava konusu taşınmazların birden çok parseli ilgilendirdiği toplu yapı yönetimine geçilip geçilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmekle öncelikle bu hususun araştırılıp Kat Mülkiyeti Kanunu 66. maddesi gözönünde bulundurularak, toplu yapı yönetimine geçilmiş ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı aksi halde...
Grup'a 1000-m2 brüt brüt bağımsız bölüm inşaat alanına tekabül edecek dairelerin mülkiyetini...'ya devir edeceğini taahhüt ettiği, Davacı ...Yapı ile davalı... Grup arasında 14.01.2016 tarihinde imzalanan ek protokol ile... ve ...'in Svot'tan fazladan 300 metrekare brüt bağımsız bölüm alanı almış olacağı, bu duruma göre Kiriş ve Çeliklerle sözleşme yapıldığında ve iş bu sözleşmelere göre kat irtifakı kurulduğunda... Grup'un...Yapı tarafından kendisine taahhüt edilen 1000 metrekare brüt bağımsız bölüm alanının 300 metrekaresini almış olacağı, ...Yapı'nın... Grup'a 1000 metrekare brüt bağımsız bölüm devir borcunun 700 metrekareye düşeceğinin düzenlendiğini, Beyoğlu ... Noterliği'nin 21.01.2018 tarihli ...yevmiye sayılı ...A.Ş ile ... Ltd. Şti arasında 31.01.2018 tarihinde imzalanan Adi ortaklık Hisse Devri ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinden Kaynaklanan Hak ve Yükümlülüklerin Devri Hakkında Protokol ile......
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından bedeli karşılandığı anlaşılan zorunlu ve faydalı masraflar için yapılan takibe konu bedelin Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı hükümleri uyarınca davalı taraftan arsa payı oranında tahsili gerektiği, takip tarihi itibariyle davalının hissesine düşen miktarın 3.235,39 TL, bu miktara işletilen faizin 16,75 TL olduğu anlaşıldığından ... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/2876 Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 3.235,39 TL asıl alacak ve 16,75 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 3.252,14 TL yönünden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dava, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibarettir....


