Mahallesi H blok zemin kat ... nolu bağımsız bölümün davacı ...’ın payına isabet ettiği anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazın noter kurası neticesinde davacıya tahsis edildiğinin anlaşıldığını, davacı vekilinin talepleri arasında dava konusu taşınmazın tapuda müvekkili adına tescili de yer aldığını, bu kapsamda dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilip edilmeyeceği hususu mahkemenin takdirinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlık açısından üzerinde durulması gereken hususlardan bir diğeri ise davacının sabit fiyatlı ortak olup olmadığı olduğu, Kooperatifler Kanunu m. 42/6’ya göre genel kurul kararı olmaksızın bir kimsenin sabit fiyatla kooperatife ortak olmasının mümkün olmadığını, ancak Yargıtay’ın sabit fiyatlı ortaklık konusunda kooperatif tarafından alınmış bir genel kurul kararı bulunmamasına rağmen söz konusu üyeliğin zımnen kazanılabileceğine ilişkin kararların da bulunduğunu, dava konusu uyuşmazlık açısından bakıldığında davalı kooperatifin 2002 Yılı Olağan Genel Kurul...
Bu genel kuraldır. Ancak kat mülkiyetiyle ilgili olarak muhatap açıkça apartman yönetimi olarak belirlendiğinden artık temsil ve vekalete dayanarak kat malikine gidilebileceği sonucuna varılamaz. Bu durumda usul hukuku anlamında muhatabın apartman yönetimi olması gerektiği, bu şekilde belirlenen bir muhatap olduğuna göre artık doğrudan kat malikine gidilemeyeceği, direnme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum....
Tek bir parsel üzerine inşa edilmiş blok apartmandaki bağımsız bölümler için Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmekte, bu blok yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda anılan yasa hükümleri uygulanarak çözümlenebilmektedir. Ancak bu blokların oluşturduğu toplu yapının yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda ise Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanunun toplu mülkiyete ilişkin hükümleri veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Oysaki toplu yapının kendini oluşturan blok apartmanlara ait ortak yerler dışında tüm toplu yapı kapsamındaki bağımsız bölüm maliklerinin kullanımına terk edilmiş kanalizasyon, ısıtma, aydınlatma, eğitim, spor, park ve bahçe gibi ortak tesis ve alanlarının bulunduğu da bilinmektedir....
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalının dava dışı ---- ------dairesinin bağımsız bölüm tapusunu,--- tarihinde,--- ortaklığını devam ettirdiği,---- olağanüstü genel kurul toplantısında, yönetim kuruluna kesinleşen ve halen devam eden davalarla ilgili olarak anlaşma sağlanması, ödemelerin belirlenmesi ve ---adına--- sözleşme yapma ve ödeme yapma yetkisinin verildiği, bu ---- genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların iptal edildiğine ilişkin iddianın, bilginin ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle genel kurul kararının davalı ortağı da bağladığı anlaşılmıştır....
Davacı kooperatifin tasfiye haline girmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verildiği, tasfiye halinde bulunan kooperatiflerde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81-2. maddesi uyarınca kooperatiften çıkan ortağın konutunun çıkma sebebiyle geri alınamayacağı, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi ile tasfiye halinden çıkan kooperatifin aynı taleple başvuruda bulunabileceği görülmüştür. (Aynı yönde ... BAM 23. HD 2021/1753 E ve 2021/1657 K sayılı ilamı) Bu nedenle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
, bu kararın herhangi bir muhalefet şerhi olmadan oybirliği ile alındığını, genel kurul kararının iptaline yönelik bir dava açılmadığını ve kararın kesinleştiğini, yönetim kurulu tarafından kesin maliyet hesabı yapılması için süreç başlatıldığını, hesaplanan kesin maliyetlerin ana sözleşmenin 61....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : .. KARAR TARİHİ : 16/09/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2021 Davacı tarafça davalı taraf aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık duruşmaları sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifçe alınan genel kurul kararı doğrultusunda kesin hesap ve ek kesin hesap maliyeti çıkarıldığını, 30/06/2018 tarihli genel kurul toplantısının 8....
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda 3 adet bağımsız bölümün ortaklığının giderilmesinin talep edildiği, bağımsız bölümlerin aynen taksimi mümkün olamayacağından satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle taraflar arasında görülen paydaşlıktan çıkarma davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, mahkemece dava konusu binaya ait 25.08.1967 onay tarihli mimarî proje dosya arasına alınmış ise de, bilirkişi raporunda belirtilen "mimarî projede üzerindeki 08.11.1968 tarihli tadilat" hususunun açıklığa kavuşturulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 03.07.1970 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği gözetilerek kat mülkiyeti tesisine esas mimarî proje de getirtilerek incelenip değerlendirilmeksizin karar verilmesinin yerinde olmadığı, direnme kararının bu farklı değişik gerekçe ile bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 24....
e usulüne uygun tebliğ edilmemesi sonucu, davalının esasa ve usule ilişkin savunma ve delilleri alınmaksızın karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dava konusu...maliki...ndan satın alındığı ve tapuya kaydının yapıldığı, ancak davalının kooperatife üyelik için herhangi bir başvuruda bulunmadığı ve 20/02/2000, 24/06/2001 ve 04/07/2002 tarihlerinde yapılan genel kurullara katılmadığı, genel kurul hazirun cetvellerinde isminin yer almadığı, tam tersine...'...
Direnme Kararının Temyizi: 11. Direnme kararı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Konut…A.Ş kayyımı tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu Geri Çevirme Kararı: 12....


