ile alındığını, genel kurul kararının iptaline yönelik bir dava açılmadığını ve kararın kesinleştiğini, yönetim kurulu tarafından kesin maliyet hesabı yapılması için süreç başlatıldığını, hesaplanan kesin maliyetlerin ana sözleşmenin 61....
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ara buluculuk başvurusunun usule aykırı olduğunu, hangi hususların müzakere edileceğinin açıkça belirtilmediğini, davacı tarafça harcın eksik yatırıldığını, davalının kooperatif üyesi olmadığını, kooperatife olan tüm borcunu ödediğini ve 2013 yılında kat irtifakı, 2014 yılında ise kat mülkiyeti tapusunu aldığını, bu arihten sonra yapılan genel kurullarda davalının isminin hazirun listesi tutanaklarında dahi gösterilmediğini, en son alınan *** tarihli genel kurul toplantı tutanağının hazirun listesinde de davalının isminin görünmediğini, davalının 2013 ve 2014 yılından sonra yeniden üye olmak gibi bir talebinin olmadığını, davacının davalıyı genel kurullara davet etmeyerek itiraz hakkını engellediğini, davalının alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir....
konutlar için iskan ruhsatı almayıp üyelere tapu devrini gerçekleştirmediğini, Kooperatifler Kanunu'nun 81.maddesi uyarınca konut yapı kooperatiflerinin, yapı kullanma iznini yani iskan ruhsatını almalarının ardından en geç 1 yıl içerisinde Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ferdi mülkiyete geçmelerinin gerektiğini, oysa davalı Kooperatifin inşaatları tamamlanmış olmasına rağmen, kooperatifin iskan ruhsatını almayarak konutların mülkiyetini ortaklarına geçirmediğini, Kooperatifler Kanunu'nun 2. maddesinin 2....
SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağında anlaşamama tutanağında konu edilen talebin ticari uyuşmazlık olarak belirtildiğini, bu sebeple de anlaşmama tutanağının dava şartını kapsayıp kapsamadığı konusunda belirsizlik bulunduğunu, müvekkilinin kooperatife olan borcunu ödediğini ve 2011 yılında kat mülkiyeti tapusunu aldığını, müvekkilini davalı kooperatifin üyesi olmadığını, zira 2011 yılında tapuyu aldıktan sonra kooperatif tarafından yapılan genel kurul toplantıları ve hazirun listesinde isminin bulunmadığını, genel kurula davet edilmediğini, davacının da müvekkilinin genel kurula davet etmeyerek müvekkilinin kooperatiften çıktığını ve ilişiğinin kesildiğini onayladığını, müvekkilinin yeniden üye olmak gibi bir talebinin ve başvurusunun bulunmadığını, genel kurul tutanakları ve hazirun cetvellerinin resmi belge olduğunu, yıllarca hazirun listesinde yer almayan kooperatiften çıkan ve tekrar üye olma talebi de bulunmayan...
Tek bir parsel üzerine inşa edilmiş blok apartmandaki bağımsız bölümler için Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmekte, bu blok yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda anılan yasa hükümleri uygulanarak çözümlenebilmektedir. Ancak bu blokların oluşturduğu toplu yapının yönetimiyle ilgili uyuşmazlıklarda ise Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanunun toplu mülkiyete ilişkin hükümleri veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Oysaki toplu yapının kendini oluşturan blok apartmanlara ait ortak yerler dışında tüm toplu yapı kapsamındaki bağımsız bölüm maliklerinin kullanımına terk edilmiş kanalizasyon, ısıtma, aydınlatma, eğitim, spor, park ve bahçe gibi ortak tesis ve alanlarının bulunduğu da bilinmektedir....
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ......
Mahkememizce alınan tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin dava dosyasına sunulmadığı dolayısı ile davalı kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma yetkisinin olup olmadığının bilinmediği, yine aynı şekilde Kooperatifler Kanunu'nun 16 Maddesinde “Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilir” hükmüne göre davalının ana sözleşme hükümlerine atıfta bulunmadığı dolayısı ile Ortaklıktan Çıkarma Kararının Genel Kurul yetkisinde olduğunun düşünülebileceği, Davalı Kooperatif tarafından ortaklardan toplanan aidatın kooperatifin genel yönetim giderlerinin karşılanması amacıyla toplanan ödentiler olduğu, davalı yönetim kurulunun 04.04.2007 tarihli kararında dava konusu yapının inşaatının bitmiş olduğu işletmeye açıldığı, aidatların Kat Mülkiyeti Kanununa göre alınması yönünde karara aldığı, dosya kapsamında da görüldüğü dolayısı ile Kooperatifler Kanunu' nun 27....
ın kooperatif üyesi olduğu ancak ne zaman vefat ettiğinin bilinmediği, davalıların kooperatife ortaklıklarının bulunmadığı, davacının, davalılardan kooperatif ortağı olmaları sebebi ile değil murislerinin kooperatif üyesi olması ve taşınmazın davalılarca kullanılması sebebiyle talepte bulunduğu, icra takibine konu alacağın 2019 yılı genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin olduğu, davalıların murislerinin ölümünden sonra kooperatif üyesi olmaları yönünde herhangi bir işlem yapılmadığı ve kooperatif üyesi olmadığı anlaşılmakla bu durumda davalılar, davacı kooperatifin üyesi olmadığından uyuşmazlığın kooperatif ve üyesi arasındaki ilişkiden kaynaklanmadığı, buna göre ise Mahkememizin görevli olmadığı, Başakşehir Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazların kat mülkiyeti olduğu bildirildiği bu kapsamda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek-1. maddesine göre, bu Yasanın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemelerinde...
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/04/2025 tarih ve E:2025/237, K:2025/803 sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacı Otonomi Toplu Yapı Yöneticiliği 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tâbi bir toplu yapı yöneticiliği olup, 634 sayılı Kanun uyarınca ana taşınmazın genel yönetimine ilişkin konularda kat maliklerinin temsilcisi, yani vekili sıfatını haiz olduğu hususu dikkate alındığında, uyuşmazlığın toplu yapı içerisinde yer alan işyerinin tâbi olduğu 634 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca toplu yapı yönetim planı ve işletme yönetmeliği ile birlikte irdelenmek ve değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar, işyeri açma ve çalışma (oto ekspertiz) ruhsatı sahibinin hak ve menfaatini etkilemesi durumunda, ruhsat sahibine usulüne uygun olarak davanın ihbarı gerektiği de açıktır....


