"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 1 nolu bağımsız bölümü davalı ...’in vekalet görevini kötüye kullanarak satış suretiyle davalı ...’a, onunda diğer davalı ...’a temlik ettiğini, satış bedellerinin düşük olduğunu, kendisine satış bedeli ödenmediğini ileri sürüp, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın bedeli olan 240.000,00.-YTL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar Aykut ve Sedat, dava konusu taşınmazın bedeli karşılığı satışlara konu edildiğini, iddiaların doğru olmadığı belirtip davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı, yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir....
yi vekil tayin ettiğini, dava konusu taşınmazdaki payının muvazaalı şekilde diğer davalı Veysel'e devredildiğini, davalı tarafın vaat ettiği şekilde ne para ne de daire verdiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payının adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar; davacının iddia ettiği gibi kat karşılığı inşaat yapılmasına yönelik bir yetki mevcut olmadığını, vekaletname alınırken davacının payına mukabil 12.500,00 TL ödeme yapıldığını ve davacının imzasını taşıyan ibraname niteliğindeki belge düzenlendiğini, diğer paydaşların da paylarının satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III....
Mahkemece, taşınmaz satış ve devirlerinin resmi şekilde yapılacağının kanun hükmü olduğu, davaya dayanak protokolün resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığı, davalının kendisini sözleşmeyle bağlı hissetmesi ve daha sonra sözleşmeden dönmesinin batıl olan sözleşmeyi geçerli hale getirmeyeceği, sözleşmeden dönen davalının bu davranışının hakkın kötüye kullanılması olarak ileri sürülmesinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde mümkün olabileceği, davalının sözleşmeyle bağlı olmadığına ilişkin iddiasının bu dava yönünden hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 30.09.1988 tarihli ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcunu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşuluna uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan cebri tescil davasının kabul edilemeyeceği, bununla birlikte Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanan...
in kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bir adet bağımsız bölümü yükleniciden aldığını, her iki davalının el ve iş birliği içerisinde hareket ederek davacıya ait payı bedelsiz olarak devir işlemine konu ettiklerini, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların da beyanlarında iddiaları doğruladıklarını, bu nedenle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle, tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken bedele hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararının kaldırılmasına ve davanın tapu iptali ve tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2....
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa ile sonuçlanması nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, davacı duruşmada vekille temsil olunmadığından duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 121,00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in vekaletnamedeki yetkilerini ve güveni kötüye kullanarak banka hesabındaki paranın 289.780,00-TL'sini kendi şirketine "kira avansı iadesi" açıklaması ile aktardığını, haksız olarak müvekkili şirket hesabından çekilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında; kira sözleşmesinin, ortaklık protokolünün, vekalet ilişkisinin ve davacı tarafından iddia edilen tarih ve miktarlardaki paranın davalı şirketin hesabına aktarıldığı hususları çekişmesizdir. İhtilaf; hesaba aktarılan paradan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasındadır....
-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, inşaatın ruhsatsız ve imara aykırı şekilde yapılmasına rağmen, arsa sahibi olan davacının da inşaatın kaçak ve imara aykırı yapılmasında yüklenici ile eşit derecede kusurlu olması nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç isabetli değildir. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp, arsa sahiplerine teslim etmesi gerekir. 3194 sayılı imar Kanunu uyarınca her türlü bina inşaatının yerel idarenin tasdikli projesine uygun yapılması zorunludur. Şayet inşaata kısmen veya tamamen tasdikli projesine aykırı imalat var ise bu kaçak ve yıkılması gereken inşaat niteliğinde olup, aynı Kanun'un 32. maddesi yıkılacak yerlerle ilgili olarak da, kazanılmış ekonomik değerden söz edilemez....
a muvazaalı devredildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalılardan ... adına tapuya tesciline, 01.12.2004 tarihli gayrimenkul satış ve daire karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... ile asli müdahil...Bankası A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. Davacı ile davalılardan ... arasında düzenlenen 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra, arsa sahibi davalılardan ... sözleşmeye konu taşınmazı vekili aracılığıyla davalılardan ...’a satmıştır. Davacı dava dilekçesinde davalılardan ...’ın vekili aracılığıyla yaptığı satış işleminin iptalini talep etmiş ise de, davacı 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarını talep edebilir....
Davalı- birleşen dava davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen davalı-karşı davacı taşınmaz sahibinin gerekli inşaat ruhsatını almadığını, ayrıca taşınmazları müvekkiline tapuda devretmediğini, bu nedenle sözleşmenin aynen ifasına, inşaat ruhsatının alınması için kendisine yetki verilmesine, davalı adına tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, ayrıca kâr mahrumiyeti olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 YTL tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, ileri sürülen iddianın 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kanıtlandığı, vekilin yapmış olduğu işlemlerin asılı bağlayacağı ve belgenin düzenlenmesinde vekalet görevinin kötüye kullanılması olgusunun bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğuna göre; davalı...'in temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 310.50.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


