"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Mahkemece, taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin yazılı delil ile ispat edilemediği, ne var ki davalı ...’ın yargılama sırasındaki beyanları ile inancı ikrar ettiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar bakımından ise husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen karar Dairece, “... davacının yapılan temlikten haberdar edilmediği gibi satış bedelinin de kendisine ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde kendisini zararlandırma kastı ile hareket ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dosya kapsamından; dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Ne var ki, mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni üzerinde durulmadan davanın inanç sözleşmesine dayalı olduğundan bahisle sonuca gidilmiş olması doğru değildir....
-KARAR- Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ,birleşen dava ise gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkilidir. Davalı ... Adli Yardım talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nin 336. maddesinde yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceği, Kanun yollarına başvuru sırasında ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılacağı düzenlenmiştir....
HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalıların istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/487 esas sayılı dosyasında davacı-karşı davalı kooperatifin dava konusu taşınmazlarda eksik işler için davalı-karşı davacı şirkete ifaya izin davası derdest olduğundan dava dilekçelerinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Kararı, asıl dava davacı-birleşen davalarda davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir. Asıl davanın vekalet görevinin kötüye kullanılarak kooperatife ait taşınmazın davalı şirkete devredildiğine ilişkin yolsuz tescilin iptali olduğu, birleşen davaların ise kooperatif ile davalı şirket arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı, kooperatif ile üye arasında bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işlerinden kaynaklandığı bir uyuşmazlık da mevcut değildir....
İnşaat Elektrik Ticaret San. Ltd. Şti. ile davalılardan ... ve ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, olay akışındaki tarihler, değerler ve kişi bağlantıları dikkate alındığında davalıların ... ...’un zararına hareket ettiklerinin açık olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tapu iptali ve tescil istekleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalılardan ...'ın ... İnşaat Elektrik Ticaret Sanayi Limited Şirketinin avukatı ve şirket yetkililerinin de yakın akrabası olduğu, dava dışı ...’ın taşınmaz devredildikten sonra ortağı olduğu şirket ile kendi adına kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak yerine taşınmazı devrederek hem şirketin avukatı olan ve aynı zamanda akrabalık bağı olan davalı ...'...
KARAR Davacı, hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde inşaat yapılması kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanması, işlemlerin takibi ve taşınmazların satışı için davalıya 10.05.2000 ve 30.06.2004 tarihlerinde vekaletname verdiğini, davalı tarafından vekil olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, 21.03.2013 tarihinde inşaatı yapan Kooperatife sözleşme gereğince dairelerin teslimi yönünde ihtarname gönderdiğini, dava dışı Kooperatifin 27.03.2013 tarihli cevabi ihtarname ile vekili olan davalı tarafından kendisine düşen 2 dairenin 25.11.2007 tarihinde satıldığının bildirilmesi üzerine davalıya 08.04.2013 tarihinde kendisine düşen dairelerin teslimi yada rayiç bedellerinin ödenmesi hususunda gönderdiği ihtarnameye karşılık davalı tarafından 19.04.2013 tarihinde dairelerin bizzat kendisi tarafından 120.000.00.TL karşılığında kendisine satıldığını ve bu hususta 2004 yılında taşınmaz satış yetkisini içerir vekaletin verildiği yönünde cevap verildiğini, davalıya bu taşınmazları önceden...
Noterliğinin 13/07/2010 tarih ve 14308 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenilen inşaatın tamamlanmış olduğu gözetilerek, davacıların 13/07/2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz sayılmasına ilişkin taleplerinin reddine, asıl ve birleşen 2014/611 Esas sayılı davada davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı, vekil edenlerin zararlarını karşılamakla yükümlü olup arsa paylarına düşen fazla m² bedelini de ödediğini kanıtlayamadığından, bilirkişi raporunda belirlenen zararın davalı ...’den tahsiline, diğer davalı ..... İnş. ise ... ile iş birliği içerisinde olduğu hususunun kanıtlanamadığından bu davalı yönünden davaların reddine karar verilmiş, ... İnşaatın açtığı birleşen Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/145 Esas sayılı dosyasında yüklenicinin iskan ruhsatını alması da dikkate alınarak davanın kabulü ile 11 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ......
Mahkemece davalı ...’in vekalet görevini kötüye kullandığı kabul edilerek 17.50 YTL nin dava tarihinden yasal faizi ile davalı ... ...’dan tahsiline, Davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının verdiği vekalet ile davalı ... ...’nın kardeşi davacıya ait 7 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesini müteahhide devrettiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahibi mirasçılara beş daire verildiği, kök muris tapu maliki ... ...’nın beş grup mirasçısı olup davacı ve davalının murisleri babaları ... ...’nın 16/80 miras hissesinin davacı, davalı ve annelerine intikal ettiği, davacı ve annesinin verdiği vekalet gereği işlemlere katılan davalı ... adına 6 nolu dairenin...
İnşaat yapma borcunu yerine getirmeyen yüklenici, arsa sahibinden tapu devrini isteyemez (BK. m. 81). Ne var ki, sözleşme uyarınca davacı yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin davacı yüklenicinin zilyetliğinde ise ve arsa payı sahibi davalı tarafından yükleniciye müdahalenin önlenmesi, ecrimisil gibi haklar talep ve dava edilmemek suretiyle yüklenicinin zilyetliği benimsenmiş ise, davalı arsa sahibi tarafından işbu davada yüklenicinin istemine karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Zamanaşımının işlemesi için dava konusu bağımsız bölümlerin arsa sahiplerinin kullanımında olması ve yükleniciye teslim edilmemiş olması gerekir. Dava konusu bağımsız bölümler davacı yüklenicinin kullanımında ise zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin istenmesi hakkın kötüye kullanılması sayılmalıdır. Yargıtay 15....


