Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonunun belirlemiş olduğu bedelin doğru olduğunu, yüksek bedel belirlendiğini, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenmediğini, itirazları dikkate alınmadan ek ya da başka bir rapor alınmadan, dava konusu taşınmaz ve yapılarla ilgili açılan maddi hata düzeltim davasının ve yürütmenin durdurulması istemli davaların sonuçları beklenmeden karar verildiğini, yapı birim metrekare fiyatında ve değerlendirilmesinde hata yapıldığını, balkon, asma kat gibi kısımlara ayrıca bedel biçilmesi gerektiğini, yıpranma oranının ve yapı birim bedelinin hatalı alındığını, düzenleme ortaklık payı araştırmasının tam olarak yapılmadığını, emsalin ve dava konusu taşınmazın vergi emlak değerlerinin tam olarak araştırılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....
İdarenin taşınmazı kamulaştırmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunda, kişinin bu işlem nedeniyle taşınmazının değerini talep edebilmesi için öncelikle kamulaştırmama işleminin iptalini sağlaması, bunun yasal sonucu olarak da mülkiyetin bedele çevrilmesini talep etmesi gerekmektedir. Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin imar kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemesine iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya arasına alınan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu taşınmazın 3/24 hissesi için davacı tarafın tazminat istemli olarak eldeki davayı açtığı, taşınmazın 1977 yılında davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, idarece Şanlıurfa 2....
Mahallesi 1300 (eski 96) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması için alınan kamu yararı kararı ve uzlaşma görüşmeleri üzerinden uzun süre geçmesine rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığı ve fiili taşınmaza olarak el atılması nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; parsel maliki ile anlaşma sağlanamadığından anlaşmazlık tutanağı imzalanmış; ancak henüz bedel tespiti ve tescil davası açılmadığının, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması halinde gerekli belgelerin dosya arasına alınmasını, davacının en yüksek faiz talebinin ise kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedel tespit ve tescil dosyası ile kamulaştırılmasına karar verildiği gözetilerek karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Dava konusu uyuşmazlık Kamulaştırma Kanununun 22.maddesi uyarınca tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir değil, dava konusu taşınmazdan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığı terkini, yani Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayanmakta olup, irtifak hakkı bedelinin; Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin 11.maddesinin hükümleri kıyasen uygulanarak belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır....
Ancak; 1) Dosya içindeki fen bilirkişisinin 07.03.2012 havale tarihli krokili raporuna göre, dava konusu taşınmazın imar planında park olarak ayrılan bölümünün davalı idare adına tescili yerine, terkinine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden; Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine 07.10.2013 gününde oybirliğiyle...
İlgili Hukuk 1. 2942 sayılı Kanun'un "Vazgeçme, iade ve devir" kenar başlıklı 22 nci maddesi şöyledir: “Kamulaştırmanın (…) kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. (Değişik ikinci ve üçüncü cümleler: 10/9/2014 - 6552/100 md.) Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi hâlinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. (Mülga dördüncü cümle: 10/9/2014-6552/100 md.) (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/100 md.) Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23 üncü maddeye göre geri alma hakları da düşer....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 637 parsel sayılı taşınmazın kök 126 parsel sayılı taşınmazın (1992 yılında) ifrazından geldiği, davalı idare tarafından Batman Barajı yapımı nedeniyle dava konusu 637 parsel sayılı taşınmaza yönelik kamulaştırma kararı alınarak dava konusu 637 parsel sayılı taşınmaz için 1993 yılında kıymet takdiri yapıldığı, idarece taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat zilyetlerinin tespit edildiği ve 1.095,14 m² yüzölçümlü yapının zilyedi sıfatıyla davacıya noter tebligatı çıkartıldığı, bu tebligatta zilyetliğin tespitine dair mahkeme kararı getirene ödeme yapılacağının bildirildiği, 1994 yılında kamulaştırmadan vazgeçilerek bu vazgeçme kararının da zilyetlere ve davacıya tebliğ edildiği, 1996 yılında tekrar kamulaştırma kararı alındığı, 637 parsel sayılı taşınmaz kamulaştırma nedeni ile ifraz edilerek 699 ve 700 parsellerin oluştuğu, bu kamulaştırmada davacıya tebligat çıkartılmadığı, zemin ve mütemmim...
İdarenin taşınmazı kamulaştırmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunda, kişinin bu işlem nedeniyle taşınmazının değerini talep edebilmesi için öncelikle kamulaştırmama işleminin iptalini sağlaması, bunun yasal sonucu olarak da mülkiyetin bedele çevrilmesini talep etmesi gerekmektedir. Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin İmar Kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, taraflar arasında düzenlenen vinç imali sözleşmesinin haklı neden ile fesih edilmiş olduğunun tespiti ile davalıya ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesine dayalı fesih nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemli uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 5....


