WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Belediyesi hakkında taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. 1-Davacılar vekilince, müvekkillerinin kök murisleri ..., ... ve ...’ın malik olduğu dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığı, ... yönünden geçerli bir kamulaştırma bulunmadığı, halen taşınmazların tapu kaydında ...’in 1/12 oranında hissedar olduğu, ... ve ...’dan intikal eden paylarla ilgili ise kamulaştırma nedeniyle ferağ verilerek ilgili belediye adına tescil edildiğini ancak bu ferağ verme sırasında murisleri ...’ın vesayet altında olması nedeniyle yaptığı işlemin geçersiz olduğunu ve taşınmazlara fiilen el konulduğu belirtilerek kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmazların bedeli istenilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan inceleme sonucunda;Kök murisler ... ve ... hisseleri yönünden; kamulaştırılan taşınmazlarda intikal eden paylarıyla ilgili olarak davacılar murisi ...’ın 30.11.1993 tarihinde 9969 yevmiye numarası ile tapuda ferağ...

Ancak; 1-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma sonrası hükmedilen bedel bozma öncesi tespit edilen bedelden düşük olduğundan ilk karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken son karar tarihine kadar faiz işletilmesi, 2-Hükmün infazını zorlaştırıcı şekilde gerekçede dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin (...) yerine (...) olarak yazılması ve bozma öncesi davacı idarece 1.479.578,00 TL bloke edilmiş olup, bozma sonrası hüküm altına alınan bedele göre 295.858,32 TL fazla bloke edilmiş olan bedelin davalıca bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama...

< Dava, maliki olduğu taşınmazın encümen kararına istianden kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırma bedeli ile beyan edilen değer arasındaki fark üzerinden 2942 sayılı Kanunun 39.maddesi gereğince 1986,1987 ve 1988 yılları için ikmalen salınan ve kesinti yolu ile tahsil olunan kusur cezalı emlak vergisinin terkini ve %30 faizi ile birlikte iadesi isteğiyle açılan davayı; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 39.maddesinde, emlak vergisi tarhına esas olan ve son değerinin kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde aradaki farkın emlak vergisine tabi tutulacağının ve bu farka ait verginin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 31.maddesinin son fıkrası hükmü dikkate alınmak suretiyle kusur cezalı olarak tarh edileceğinin hükme bağlandığı, anılan madde ile atıfta bulunulan 31.maddenin son fıkrasında ise, mükellefler tarafından ilk tarhiyata esas olmak üzere beyan edilen miktar ile takdir edilen rayiç bedel arasında fark bulunduğu takdirde, hesaplanan fazla verginin terkin ve mükellefe...

İstinaf Sebepleri Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; tescil kararının verildiği tarihteki kamulaştırma mevzuatı ve usulü araştırılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca tescil kararının verilebilmesi için kamulaştırma bedelinin ödenmiş olması gerektiğini, bedel ödenmeden mahkemenin tescil kararı veremeyeceği dikkate alınmadan ödemeye ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddinin hatalı olduğunu, mükerrer bedel ödemesi ile kamunun zararına yol açılacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idareye karşı açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında dava konusunu oluşturan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 564 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında Sakarya 1....

Devlet yolu güzergahında kalmaları nedeniyle 18.08.1976 tarihli ve 1976/183 kamu yararı kararına dayanarak o tarihte mülkiyetleri itirazlı iken kamulaştırma işlemlerinin başladığını, tapu maliki şirketin dava konusu taşınmazı satın aldığı ... ’nın murisi ... ’nın da aralarında bulunduğu hak sahiplerine usulüne uygun kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğini, tebligat işlemlerinin akabinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından tescil işlemleri için Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı ve kesinleşen kararlara rağmen tapuda tescillerinin yapılmadığını bu nedenle usulüne uygun kamulaştırma işlemleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. III....

İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların davalı idare tarafından toplu konut yapımı amacıyla 1989 yılında kamulaştırılarak söz konusu taşınmazların davalı idareye devredildiğini, kamu yararı amacıyla değil kâr amacıyla kamulaştırıldığını, amaç dışında özel mülkiyete konu olduğunu, kamu yararı amacına uygun yapı bulunmadığını ve bu amaca uygun olarak hiç kullanılmadığını, hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını davalı idare tarafından aynı amaçla kamulaştırılan taşınmazların davalı adına tescil edilip imar planlarının yapılmasından sonra dava dışı bir kısım parsellerin kamulaştırma amacı doğrultusunda kooperatiflere tahsis edilmesine rağmen, dava konusu taşınmazların kamulaştırma amacı doğrultusunda kullanılmayıp davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu nedenle davaya konu parsellerin davacı adına tesciline, bu mümkün olmazsa taşınmazların kamulaştırma amacı dışında kullanılması nedeniyle davacının uğradığı zararın...

Ancak Dairemizin emsal kararları da gözetildiğinde, davalı şirketin ve yetkililerinin haksız eylemleri ile birçok gerçek kişiyi zarara uğrattığı, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden düzenlenen hisse devir sözleşmeleri ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile gerçek kişilerin iradesini fesada uğrattığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, hisse devir sözleşmesi ile hisselerin davalılardan değil de üçüncü kişilerden iktisap edilmiş olmasının da davalıların haksız eylemleri nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davacıların alacak taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2016 tarihli ve 2016/297 E. 2016/337 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeye ek olarak; ana arter olduğu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında bulunduğu hususu net ve tereddütsüz olan Soğanlı Caddesi'ne yol olarak dahil edilen kısım için Güngören İlçe Belediyesi kamulaştırma kararı vermiş ise de, ilçe belediyesinin ana arter vasfına haiz olan alana ilişkin kamulaştırma kararı verme yetkisi bulunmadığı, ana arter vasfını haiz bulunan caddeler yönünden kamulaştırma kararını alma yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümenine ait olduğu, ilçe belediyesinin kamulaştırma kararı verme yetkisi bulunmadığı alana yönelik kamulaştırma kararı almasının bedel ödemek sureti ile bu yerin ilçe belediyesine tesciline karar verilmesinin hukukî sonucunu doğurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, nitekim ilçe belediyesinin de talebinin bu alana ilişkin red kararı verilmesi yönünde olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir....

giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen geçici 6. maddesinin 7. fıkrası uyarınca harç ve vekalet ücretinin bedel tespiti davalarında öngörüldüğü şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden, Davacı vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Belediyesi Müşavir Avukatlığının Fen İşleri Müdürlüğüne yazdığı 28.01.1983 tarihli yazı içeriğinden bedel arttırım davası açıldığı anlaşılmakta olup, bu yazı da dikkate alınarak) davacı idareden ve ilgili mahkemesinden sorulup belgelerinin ve cevap yazılarının dosya içerisine getirtilmesinden, Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu