İdarenin taşınmazı kamulaştırmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunda, kişinin bu işlem nedeniyle taşınmazının değerini talep edebilmesi için öncelikle kamulaştırmama işleminin iptalini sağlaması, bunun yasal sonucu olarak da mülkiyetin bedele çevrilmesini talep etmesi gerekmektedir. Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin İmar Kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
olarak kullanılacağı gerekçesine dayandığı, taleplerinin taşınmazların herhangi bir bedel ödenmeksizin kendilerine iadesi olmayıp, ihale bedelinin ödenmesi koşuluyla taşınmazın kendilerine devredilmesi olduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda yer alan amaca göre, kamulaştırılan taşınmazın kamu hizmetinde kullanılması gerektiği, oysaki dava konusu olayda taşınmazın artık kamu hizmetinin yürütülmesinde kullanılmayacağının açık olduğu, yine aynı Kanuna göre idarenin; kamulaştırma amacına uygun işlemleri yapması ve eğer kamulaştırma tahsisine lüzum kalmadığına karar verilmesi halinde de ilgilisine bildirimde bulunarak kamulaştırma bedelinin faizi ile istenilmek suretiyle taşınmazları eski sahiplerine iade etmesi gerektiği, bunun devir veya satışta önceliğin taşınmaz sahiplerine ait olduğunu gösterdiği, öte yandan idarenin taşınmaz sahiplerinin iradesi dışında sahip oldukları bir hakkı üçüncü kişilere devrinin Anayasa'nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının kullanımına, Kamulaştırma...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 132.992,34 TL kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle faiz alacağının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, uzlaşılan kamulaştırma bedelinin davacı adına 26.11.2018 tarihinde yatırıldığını, davacının faiz isteyemeyeceğini, davacının faiz istemli davasının reddine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C....
ile 99.064,00 TL yönünden davanın kabulüne, ödenmek zorunda kalınan kamulaştırma bedelinin yanı sıra aleyhe açılan bu dava nedeniyle uğranılan dosya masrafının ve fazlaya ilişkin taleplerin ise protokol hükümleri ve davalının taahhütü kapsamında zarar olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle sair talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir....
Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9/6/2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır. Geçici 15. maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”...
Mahkemece, feragat nedeniyle redde ilişkin karara karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilmediği, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiği, tehdit edilerek davasından feragat ettiğine ilişkin yaptığı şikayetle ilgili takipsizlik kararı verildiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’nın ... 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/444 Esas sayılı dosyası üzerinden eldeki davadaki iddialar ile tapu iptali ve tescil ve alacak davası açtığı yargılama sırasında 23.01.2012 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, aynı beyanlarını 31/01/2012 tarihli duruşmada da tekrarladığı, mahkemece davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, temyizden vazgeçme üzerine kararın kesinleştiği, davacının daha sonra ......
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmaz için belirlenen objektif değer arttırıcı unsur oranının taşınmazın konumuna uygun düştüğü; ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 15.12.2016 tarihli ilk karara karşı, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamış olup, ilk kararda tespit edilen bedel adı geçen davalılar yönünden kesinleşmiş olduğundan, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilip idare tarafından fazla yatırılan tutarın iadesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararından sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmedilen bedel,yasal faiz,vekalet ücreti ve harç yönünden 6100 sayılı Hukuk...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak daha evvel Kadirli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/174 D.İş Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca (Acele Kamulaştırma) bedel tespiti yapılarak araziye giriş izni verildiğini, acele kamulaştırma kararında 2012 yılı birim fiyatları esas alınarak bedel tespiti yapıldığını, mülkiyetin idare adına tescil edilmemiş olması nedeniyle bu davada da mahallinde keşif yapılarak bedel tespiti için yeniden bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, 2013 yılı Tüketici Fiyat Endeksi %7,40, Üretici Fiyat Endeksi %6,97, 2014 yılı Tüketici Fiyat Endeksi %8,17, Üretici Fiyat Endeksi %6,36, olarak belirlendiğini, acele kamulaştırma kararındaki kamulaştırma bedeli üzerine sadece iki yıllık enflasyon farkı konulması halinde bile ciddi bir farkın ortaya çıkacağını, dava konusu taşınmazın sulu arazi niteliğinde olduğunu, taşınmazdan yılda iki ürün alınabildiğini, taşınmazın gerçek değerinin...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/419 Esas, 2020/599 Karar KAYYIM :... mirasçıları kayyımı ... vekili KARAR : Ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı Hazine yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir....


