Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna(müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”.Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....
Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda,....Devlet Hastanesinde doktor olan davalı 657 sayılı yasa hükümlerine tabi olup kamu görevlisidir. Davacıların desteğinin gerekli tetkik ve tedavilerini yapmayarak ölümüne neden olunmasından dolayı zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre, Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceğine ilişkin yasal düzenleme uyarınca husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir....
Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya baktığımızda 266.995,07 TL bakıcı giderinden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılması sonucu tespit edilen 186.896,54 TL ile sürekli işgöremezlik zararı olarak belirlenen 266.995,07 TL'nin toplamı 453.891,61 TL'dir....
Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı sigorta şirketi tarafından davalı ile aralarında imzalanan --- poliçe sözleşmesine dayalı olarak rücu talebinde bulunulduğu nazara alındığında davalının işleten sıfatının sona erdiği ve oluşan zarardan sorumlu olmadığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, zira rücu sebebinin işleten sıfatından kaynaklanmayıp sözleşme (-- poliçesi) ilişkisine dayandığı anlaşılmış, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiştir....
ya müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünde araştırma yapılıp yapılmadığı ve kazaya ilişkin olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği, kazaa sonucu ölen ... ...'ün hak sahibi olan davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabi ödeme olup olmadığı davacıya bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu, rücu için dava açılıp açılmadığının sorulmasına karar verildiği, müzekkere cevabı geldikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdi ile bozma ilamı ve müzekkere cevabı doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, Tazminat Hesap Uzmanı Yük. Müh. ... tarafından sunulan 12/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı eş ...’ ün maddi zararının 33.734,72 TL, ancak; bu tutardan ...' nin değil, davacının yeniden evlendiği tarihe kadar ...’ ca yapılan fiili ödemelerin toplamının tenzilinin gerekeceği, Davacı ...'...
dönemine ilişkin olarak maluliyet ve müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra 16.723,36 TL karşılanmamış zararının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır....
K A R A R Dava,22.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....
İşverenin, 506 sayılı Yasanın 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi konusuna çözüm getiren, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 T., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” gereği öngörülmüş olup; işverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca, % 50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılarak, işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesi gerekmektedir....
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararının ilk rücu davasından bakiye kusur karşılığının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, ilk rücu davasında hükme esas alınan kusur raporuna göre bakiye kusur karşılığının tahsiline hükmedilmiştir. ....sayılı ilk rücu davasında verilen hükmün Kurum vekili tarafından 17.9.2008 tarihinde temyizinden sonra, 7.10.2008 tarihinde temyizden vazgeçme dilekçesi verildiği, fakat vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisi bulunmadığı gibi, Kurum İl Müdürlüğü'nce onay verilmeyerek, ilk rücu davasının şekli anlamda kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, aynı iş kazasından doğan ilk rücu alacağına ilişkin dava dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmak suretiyle, kesinleşen dava dosyanın sonucuna göre bakiye kusur karşılığına karar verilmelidir....


