İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/02/2022 tarih 2016/258 Esas- 2022/97 Karar sayılı kararında; "Asıl dava; TTK'nin 55 vd. maddeleri uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karşı dava; işçi-işveren arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranıştan kaynaklanan maddi tazminat ve cezai şart istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdır....
HD 1.11.1993, 1993/7070-11944) Yukarıda belirtildiği şekilde davalı ..., Kurumun rücu alacağı da kabul edilecek olursa kesinleşen ilam nedeniyle mükerrer ödemede bulunmak zorunda kalacak, aynı zamanda sigortalıya da mükerrer ödeme yapılmış olacaktır. Davacı Kurumun, rücu imkânı kalmaması nedeniyle maddi tazminat davası ile zararının tamamı karşılanan kendi sigortalısından rücu imkânı bulunduğundan davanın İçişleri Bakanlığı yönünden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....
Kanunun 2. maddesine göre "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır".Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır. Somut olayda meslek hastalığının oluşumundaki kaçınılmazlık faktörünün etkisi öncesinde Yargıtay incelemesinden geçerek onanan maddi tazminat davası ile artık kesinleşmiştir....
Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan ... ... ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen ... ... ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....
Eldeki davada, kurum tarafından davalı işverenden kurum zararının 19.575,21 TL’sinin talep edildiği, davalı işveren ile diğer davalı ...’den ise müştereken ve müteselsilen 3.915,04 TL’sinin talep edildiği, Mahkemece, davacı kurumun her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen 3.915,04 TL olan talebine karşılık 1.957,51 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği ve bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporu hatalı ise de, somut davada talep; Kurumun davalı işveren ile diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği toplam rücu alacağının altında kalmakta olup, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yanlış hesaplama sonucu davanın kısmen kabulü ile eksik rücu alacağının hüküm altına alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....
Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır....
Anayasa’nın 129/5. maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve koşullara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları ./.....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 18.01.2006 tarihli trafik kazasında yaralanan sigortalıya bağlanan maluliyet aylığının peşin değerinden oluşan kurum zararının tazmini talebine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa'nın 63. maddesidir. Anılan maddenin ikinci fıkrasının, ikinci cümlesine göre; Kurumun sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı Kanunda sayılan yardımların tutarı için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı bulunmaktadır....
için zarara sebebiyet veren çalışanına rücu etme konusunda serbest olduğu da belirlendiğinden dava dışı çalışan ve doğrudan zarara sebebiyet veren ...'...


