WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Bu kredilere ilişkin ödemeler de Satıcı'nın hesabına yapılmıştır. Kredilere konu araçların pert olduğu tespit edilen kredilerin bilgileri aşağıda belirtilmiş olup, bu kredilerin tümü yasal takip sürecindedir. ... talep nolu ... kredisi hariç, hiçbirinden tahsilat sağlanamamıştır. Anılan kredilere konu borç miktarlarının ödenmemesi üzerine de Davacı Satıcının sorumluluğuna gidilmiştir. Hatta bu konuda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...sor. Sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma neticesinde ... 15.Ağır Ceza ... E. Sayılı dosyasından kamu davası açılmıştır. Pert araçlara ilişkin bilgiler anılan ceza dosyasından da temin edilebilir. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazılarak davacı vekilince bildirilen dosyadan verilen bilirkişi raporu alınmış , incelendiğinde müştekilerin içerisinde ... 'ın da olduğu, şüphelilerin içinde ...'...

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Yine, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....

Söz konusu rücu hakkı; hukuki nitelik olarak, halefiyet ilkesine dayandığına ilişkin yasada açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle Kanundan doğan, kurumun sigortalı ya da hak sahiplerine tanınan haktan bağımsız olarak kullanılabileceği basit rücu hakkı vasfındadır. Bu bağlamda; belirtilen nitelikteki bağımsız rücu hakkının; başkasına ait bir borcu ödeyen kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik tazminat niteliğinde yeni bir talep hakkı olması itibariyle de; bu hak, rücu hakkı sahibinin şahsında doğduğu anda, alacak muaccel hale gelecek ve yeni bir zamanaşımı süresi de bu tarihten işlemeye başlayacaktır....

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi Tazminat Davasının KABULU ile; A-Davacı ----------- 11.041,13 TL Tedavi Gideri Maddi Tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın davalılar --------- ve ---------- bakımından kaza tarihi olan 21/12/2016 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi bakımından 05/12/2018 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, B-Davacı ---------15.874,57 TL Geçici Maluliyet Maddi Tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın davalılar ---------- ve ---------- bakımından kaza tarihi olan 21/12/2016 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi bakımından 05/12/2018 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, C-Davacı --------- 218.860,98 TL Daimi Maluliyet Maddi Tazminat talebine ilişkin maddi tazminatın davalılar --------- ve ---------- bakımından kaza tarihi olan 21/12/2016...

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dairemizin 2021/2330 Esas - 2022/324 Karar sayılı 02/03/2022 tarihli kaldırma kararımızdan sonda İDM.'ce yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir. Dava, davacının davalı şirketteki hisselerini dava dışı ...'a devrine ilişkin 28/11/2016 tarihli hisse devir sözleşmesine istinaden açılan tapu iptal ve tescil, eksik ve geç ifadan kaynaklı menfi zarar ve kira kaybının tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı şirketin, bir anonim şirket olup, TTK'da senede bağlanmamış payların devrine ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır....

Mahkemece davacı çocukların olay tarihinde ölenin desteğinde olmadıklarından, davacı eş ... ...’nın ise maddi zararının, sigorta tahsisleri ilk peşin sermaye değeri karşıladığından bahisle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin karar isabetlidir. Ancak davacı ... ...’nın maddi tazminat isteminin reddi ile davacılar yararına manevi tazminatın takdirinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Davacı ... ...’nın eşi diğer davacıların ise babası olan sigortalı ... ...’nın öldüğü iş kazasında sigortalının % 40 davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır....

Eldeki dosya incelendiğinde, bir önceki bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilmediği gibi, rücuan tazminat talebine konu davada tespit hükmü kurulması da ayrıca isabetsizdir. 5510 sayılı Yasa'nın 21’inci maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilebilecektir. Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur....

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava, 25.12.2007 tarihli trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanunun 39. maddesi olduğundan bahisle kast unsuru bulunmadığından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir....

Ödeme dekontu ve eksper raporundaki hesaplamalar ile de bu husus sabittir.İşbu itirazın iptali davasına konu tazminat alacağı, delil niteliğini belirtmiş olduğumuz ekspertiz raporunun tazminat hesaplamalarından anlaşılacağı üzere gerçek miktarı belli olan likit bir alacaktır. Tazminat miktarı belirlenebilir olduğundan, alacağın likit olmadığından bahsedilemez....

UYAP Entegrasyonu