WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda, devlet hastanesinde doktor olan davalının, hatalı teşhis ve tedavide bulunduğu ileri sürülmüştür....

Diğer yandan sorumluluk hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda, devlet hastanesinde doktor olan davalının, hatalı teşhis ve tedavide bulunduğu ileri sürülmüştür. Kamu görevlilerinin görevleri kapsamında yetkisini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zarardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre, somut olayda davalıya husumet yöneltilmesi doğru değildir. Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken; davanın esastan reddedilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/01/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi....

Davacı, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olan davalı tarafından kendisine kalp pili takıldığını, 5-10 yılda bitmesi gereken kalp pilinin 1,5 senede bittiğini belirterek, davalının gerçekleştirdiği yanlış tedavi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 sayılı Yasa m.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K. sayılı Kararı). Bu konudaki yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır....

Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü'nün 21/11/2009 tarih ve 46396 Sayılı yazısı ile bakanlıktan ödemenin yapılması ve bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ödeme belgelerinin gönderilmesinin istendiğini, ödemenin de 10/01/2010 tarihinde yapıldığını, ancak ödeme belgeleri zamanında gönderilmediğinden kazada kusurlu olanlara rücu davası açılamadığını, kesinleşen Mahkeme kararına göre kamyonet sürücüsünün %75, ambulans sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunu, buna göre rücu davası açılma imkanı bulunduğunu, ancak ödemenin zamanında yapılmasına karşın görevli davalılar tarafından ilgili belgelerin zamanında gönderilmemesi nedeni ile oluşan kamu zararından davalıların sorumlu olduğunu belirterek 21.675,62 TL kamu zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....

Mahkemece, temyize konu iş bu ilk rücu davasına ilişkin olarak kusur raporu alınmamış, hak sahipleri tarafından ... dışında diğer davalılara karşı açılan tazminat davasına dayanılmıştır. Söz konusu tazminat davasında alınan 14.11.2005 tarihli kusur raporunda; davalı işveren limitet şirkete %60, davalı ...’e %7,5, davalı ...’ye %7,5, Tedaş’a %5, sigortalıya %20 oranında kusur izafe edilmiştir. Dosya içeriğinden, .... esasında gerçek kişi üç davalı ile dava dışı...hakkında kamu davası açıldığı, ancak mahkemece akıbetinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi hükmüne göre; hukuk hâkimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri ve zararının miktarını tayin hususunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak, kesinleşen ceza mahkemesi ilamında saptanmış olan maddi olguların hukuk hâkimini de bağlayacağı tartışmasızdır....

Dosyanın daha önce rapor tanzim eden----- bilirkişisine tevdi edilerek------- tarafından geçici iş göremezlik ödemesinin rücu edilip edilemeyeceği, hangi oranda rücu edilmesi gerektiği hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 07/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ".kök raporda tespit edildiği üzere; ödeme tarihindeki verilerle yapılan incelemeye göre yapılan ödemenin yetersiz olduğu,davacının nihai ve gerçek gecici iş göremezlik maddi zararının 409,01 TL olduğu,davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 13.207,63 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ------ yönünden 29.01.2018 tarihi; diğer davalılar yönünden ise 17.06.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu,işbu ek raporda hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararının kök raporda tespit edilenden az olmasının ------- ödemesinin rücu edilebilir kısmının tenzilinden kaynaklandığı; sürekli iş göremezlik zararının daha az olmasının ödeme faizin ek rapor tarihi itibarı ile daha fazla...

Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”.Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir....

Ç.. aleyhine 13/12/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, işin esası incelenerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.(T.C....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 18/08/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur....

HUKUK DAİRESİ Uyuşmazlık ve hüküm; 375 sayılı KHK uyarınca davalı tarafa ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararının tahsili talebine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 4. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine 17.04.2018 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu