WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İmar plânlarında park, yol gibi alanlarda kalan yerlerin, belediyeye bedelsiz olarak terk edilerek tapuda terkin edilmesi gerektiği yolundaki kanun hükmü nedeniyle, Hazinenin bu alandaki yetkisinin bağlı yetki olup, yine anılan kural nedeniyle anılan idarenin mülkiyetinde de olsa, bu tür taşınmazları üçüncü kişilere satma, kiraya verme, üzerinde intifa hakkı tesisi gibi tasarruflarda bulunabilmesi mümkün olmadığından, imar plânlarında umumi hizmetlere ayrılmış yerlerden belediyelere devri zorunlu olan yerleri kullanan işgalcilerden belediyelerin ecrimisil isteyebileği sonucuna varılmaktadır....

geçen kişilere devredildiği, inşaatların 1989-1990 yılarında tamamlanarak, “yazlık ev” olarak kullanılmaya başlandığı, bu arada Belediye Başkanlığının, dava dışı Orman Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu taahhüt senedinin 9. maddesine aykırı hareket ederek, “Eğitim ve dinlenme tesisi olarak kullanılması gereken yerlerin, 49 yıllık intifa hakkının özel kişilere bedeli karşılığında devredildiği, dolayısıyla orman arazisinin tahsis amacı dışında kullanıldığı, 1993-1994 yılarına ait tahsis bedelleriyle ağaçlandırma bedellerinin de ödenmediği” gerekçeleriyle Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, buna rağmen bu yerleri kullanmaya devam eden kişilerin, intifadan men edilerek, 4.10.2000 tarihinde de evlerin mühürlendiği, bu aşamadan sonra ise 24.10.2003 tarihinde davacı ve diğer intifa hakkı sahiplerinin ......

aykırı hareket ederek, “Eğitim ve dinlenme tesisi olarak kullanılması gereken yerlerin, 49 yıllık intifa hakkının özel kişilere bedeli karşılığında devredildiği, dolayısıyla orman arazisinin tahsis amacı dışında kullanıldığı, 1993-1994 yılarına ait tahsis bedelleriyle ağaçlandırma bedellerinin de ödenmediği” gerekçeleriyle Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, buna rağmen bu yerleri kullanmaya devam eden kişilerin, intifadan men edilerek, 4.10.2000 tarihinde de evlerin mühürlendiği, bu aşamadan sonra ise 24.10.2003 tarihinde davacı ve diğer intifa hakkı sahiplerinin Vakıflar Köyü Şirketini kurarak 15.6.2004 tarihinde de adı geçen şirketin, yapılan ihale sonucunda ......

aykırı hareket ederek, “Eğitim ve dinlenme tesisi olarak kullanılması gereken yerlerin, 49 yıllık intifa hakkının özel kişilere bedeli karşılığında devredildiği, dolayısıyla orman arazisinin tahsis amacı dışında kullanıldığı, 1993-1994 yılarına ait tahsis bedelleriyle ağaçlandırma bedellerinin de ödenmediği” gerekçeleriyle Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, buna rağmen bu yerleri kullanmaya devam eden kişilerin, intifadan men edilerek, 4.10.2000 tarihinde de evlerin mühürlendiği, bu aşamadan sonra ise 24.10.2003 tarihinde davacı ve diğer intifa hakkı sahiplerinin ......

Noterliğinin 14.08.2012 tarih 12180 yevmiye no’lu vekaletnamesinin düzenlendiğini, intifa hakkı mahfuz tutularak ve intifa hakkı ile yükümlü olarak dava konusu taşınmazın dava dışı oğlu...’ye devredilmesi amacıyla vekaletname verdiğini, ancak dava dışı vekili tarafından intifa hakkı saklı tutulmaksızın taşınmazın dava dışı oğlu...’ye devredildiğini, oğlunun da sigortalı çalıştığı şirketin kredi borcuna teminat olarak taşınmazı 17.09.2012 tarihinde davalı bankaya ipotek ettirdiğini, kredi borçlusu şirketin borçlarını ödememesi üzerine davalı banka tarafından, “ipoteğin paraya çevrilmesi için yapılacak işlemlerin uzun süreceği, borç ve masrafların artacağı, çekişmeli dairenin rayiç fiyat üzerinden bankaya devri yapılırsa kredi borcunun tamamının kapatılabileceği” söylenerek ızrar altında bırakılan dava dışı oğlu ... ...’un, şirketin borçlarına mahsup edilmek üzere taşınmazı 04.10.2013 tarihinde 345.000 TL borca karşılık davalı bankaya satış yoluyla devrettiğini, davalı bankanın yasal bildirimleri...

Hesaplamalar: 1-Teknik Yatırım Bedeli; Sayın Mahkemenin erken fesih nedeniyle ...A.Ş.’ye iade edilmesine karar verilmesi halinde 45.333,00 USD + KDV olacağı, 2-İntifa Hakkı Bedeli; Sayın Mahkemenin erken fesih nedeniyle İntifa Hakkı Bedelinin...A.Ş.’ye iade edilmesine karar verilmesi halinde 75.555,56 USD + KDV olacağı hesaplanmıştır. Nihai Takdir Sayın Mahkemenindir. IV....

ne satılarak devredildiğini, yanlar arasında 27/02/2004 tarihinde yürürlüğe giren Alkollü İçki Tesisi İntifa Hakkı Sözleşmesi ile "... İli, Yenimahalle, İkinci Bölge, Orman Çiftliği Mahallesi, Parsel no:.../... de bulunan fabrika, müştemilatı ve depo vasıflı" taşınmazın beş yıl süre ile davalı şirket tarafından kullanılması hususunda anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin .... maddesine göre taşınmazın tamamının 27/02/2009 tarihinde boşaltılarak 28/02/2009 tarihinde boş olarak müvekkili kuruluşa teslimi gerekirken taşınmazların bir kısmını süresinde tahliye eden davalının intifa kapsamında bulunan 4.000 m2 depo ile 430 m2'lik büro bölümlerini sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden sonra 03/04/2009 tarihinde tahliye ve teslim ettiğini, yine sözleşmenin .... maddesinde; tahliye taahhüdü tarihi ile fiilen gerçekleşen tahliye tarihi arasında ve hergün için ....500 Dolar tutarında cezai şart ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, ileri sürerek toplam 459.000 ......

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede bayilik hizmet bedeli adı altında bir ödeme kalemi bulunmadığını, davacının talep ettiği bedelin intifa hakkı ve bayilik hakkının davacıya geçmesi karşılığında yapılan bir ödeme olduğunu, aynı taşınmazda Alpet bayiliğinin başka bir şirket tarafından devam ettirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmenin feshinden sonra davacının ilave bir masraf yapmadan tesisi üçüncü kişiye kiraladığı, benzinliğin çalışır vaziyette olduğu, bu konuda açılmış başka bir dava da olduğu belirtilerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

-KARAR- Davacı vekili, davacı ile davalı A.K. arasında 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını ve davalıya inkişaf bedeli ödendiğini, sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, inkişaf bedelinin 15 yıl süre ile tesis edilen intifa hakkı gözetilerek ödendiğini, diğer davalının ise taahhütname ile davalı A.K.'nın davacıya karşı doğmuş ve doğacak her türlü yükümlülüğünü taahhüt ettiğini belirterek, geçersiz olan süreye tekabül eden 115.184,49 TL inkişaf bedelinin ve elde edilen semere ve uğranılan ekonomik kayıplar nedeniyle 96.035,07 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir....

Dava vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesinde kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun davet etmedikçe kararını veremez. 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 76. maddesi “ Mülhak vakıflarda vakıf yönetimine, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda vakıf yönetimi ile Genel Müdürlük birlikte hasım gösterilir.” hükmünü içermektedir. Eldeki davada yönetim,intifa veya mülkiyet istenmemekte ise de vakıf evladı olacak kişilerin ileride bu davayı açma hakları soybağı bağlantıları nedeni ile kolaylaşacaktır.Açıklanan bu madde uyarınca ise; vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda vakıf mütevellisi yasal hasımdır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davaya konu ... .... Vakfının mülhak bir vakıf olduğu ve Vakıflar Meclisinin 04.08.1994 günlü kararı ile ...'...

UYAP Entegrasyonu