- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında Total markası altında imzalanan 11.04.2007 tarihli sözleşme kapsamında ... parselde kayıtlı gayrımenkulde müvekkili şirkete 19.06.2022 tarihine kadar intifa hakkı verilip intifa hakkının tapu siciline tescil edildiğini, Rekabet Kurulu tarafından düzenlenen 14.07.2002 tarihli ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti tebliğinin rekabet etmeme yükümlülüğü başlıklı 5. maddesinde 5 yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü hükmüne yer verildiğini, sözleşme sürelerinin belirsiz veya 5 yılı aşacak şekilde olması halinde gurup muafiyetine dahil edilmeyeceğinin belirlendiğini, bu durumda edimlerin geçersiz hale geldiğini, söz konusu tebliğ hükümleri uyarınca anılan intifa hakkının Rekabet Kurulu’nun düzenlemesi çerçevesinde 28.05.2012 tarihinde sona ereceğini, müvekkili şirketin sözleşme gereğince gayrimenkul üzerindeki intifa tesisi için yapılan ödemeler ve akaryakıt istasyonu kurulması ve işletilmesi için yapılan...
Dosyaya getirtilen tapu kaydı içeriğinden dava konusu edilen 336 Ada 16 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkının ..., ..., ..., ... ve ...’a ait olduğu anlaşılmakla bu taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası sonunda verilecek kararının intifa hakkı sahiplerinin hukukunu yakından ilgilendirdiği gözetilerek bu şahısların da yöntemince davaya katılmasının sağlanması ve böylece taraf teşkilinden sonra toplanan kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden davaya bakılıp işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'e iadesine, 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti. arasında imzalanan 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesine ve protokole istinaden davalılardan ...’ya ait taşınmaz üzerinde 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiş ve bu hak davacının talebiyle 26.10.2010 tarihinde terkin edilmiştir. Davacı, Rekabet Kurulu’nun 2003/3 sayılı tebliği gereğince intifa hakkının kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, sona erme tarihinden itibaren karşılıksız kalan intifa hakkına ilişkin yapılan ödemenin iadesini talep etmiştir. İntifa hakkının bakiye bedelinin talep edilebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkin edilerek kaldırılmış olması ve sonrasında intifa hakkı bakiye bedelinin talep edilmiş olması gerekir. Somut olayda davanın açıldığı 11.03.2010 tarihinde intifa hakkının tapu kayıtlarından terkin edilmemiş olduğu ve intifa hakkının dava açıldıktan sonra 26.10.2010 tarihinde terkin edildiği anlaşıldığından davacının bakiye intifa hakkı talebi yerinde değildir. Davalılardan ... ve Petrol San. Petrol Turizm İnş....
Yevmiye Numaralı İşlem ile 15 Yıl Süreli İntifa Hakkı tesis ettiğini, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkının sona ereceği 11/12/2021 tarihine kadar davalı şirketin müvekkili şirketin bayi olarak hizmet vereceği inancı ile intifa hakkı bedeli ödendiğini ve intifa hakkı tesis edilen gayrimenkulde kalıcı yatırımlar yapıldığını, 15 yıl süre için bayilik hizmet bedeli ödendiğini, ancak söz konusu intifa hakkının, yukarıda açıklanan şekilde rekabet kurulu düzenlemeleri çerçevesinde müvekkili şirketin lehine tesis olunan 15 yıl müddetli intifa hakkını kullanamaz hale gelmiş olduğunu ve normal şartlarda 11/12/2021 tarihinde sona erecek intifa hakkı Rekabet Kurumumun almış olduğu bir kısım kararlar ve bayi ile yeniden bayilik sözleşmesi imzalanamaması nedeniyle bilgileri verilen vekaletname ile terkin olunması için bayi tarafından bildirilen yetkiliye gönderilmiş olup, buna göre davalının sebepsiz zenginleşme kuralı uyarınca aldığını geri vermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin...
Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık; miras payına mahsuben TMK'nın 652. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu talebin kabul edilmemesi halinde intifa hakkı veya oturma hakkının tesisi isteğine ilişkindir. Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (14.) Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir. 11 Nisan 2015 tarihi itibariyle Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 2797 Sayılı Kanun'un 60. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca dosyanın görevli daireyi belirlemek üzere HUKUK İŞBÖLÜMÜ İNCELEME KURULU'NA GÖNDERİLMESİNE, 11.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bununla ilgili Başkanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 19.3.1991 tarih ve 1508 sayılı genelgesinde, irtifak hakkı tesisi taleplerinin sadece taşınmazların tapu kütüğü sahifesinin irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri sütununda irtifak hakkı şeklinde üst hakkı olarak tescil edilmek suretiyle yerine getirilebileceği açıklanmıştır. Medeni Kanunun 727. maddesinde "intifa hakkı sahibi, zilyetlik, kullanmak ve istifade haklarına sahip olup, intifa edilen malın idaresi de kendisine aittir" hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, irtifak hakkının tapu siciline kaydedilmesi ile taşınmazın üzerinde Medeni Kanunun gerek 703. maddesi ve gerekse de 727. maddesinde belirtildiği gibi mülkiyete has olan hakların kullanımı sözkonusudur. Yasa hükümlerinin ve taahhüt senedinin birlikte incelenmesinden, Hazine adına kayıtlı gayrimenkul üzerinde müstakil nitelikte olmayan üst hakkı şekilinde bir irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmıştır....
Ancak taşınmazın tapu kaydında şikayetçi borçlu yönünden verilmiş bir tahsis kararı veya kurulmuş bir intifa hakkı bulunması durumunda meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Somut olayda, şikayet konusu yer, borçluya ait enkaz niteliğinde menkuldür. Tapu kaydında anılan yer Hazine adına kayıtlı olup adı geçen borçlu yönünden verilmiş bir tahsis kararı veya kurulmuş bir intifa hakkı da bulunmamaktadır. Bununla birlikte, resmi sicile kayıtlı malların haczi kaydına işletilmek suretiyle yapılır. Resmi sicile kayıtlı olmayan taşınırların haczi ise icra müdürlüğünce fiilen haciz işlemi yapılmak suretiyle yerine getirilir. Taşınır hükmündeki enkaz yönünden geçerli bir haciz işleminin varlığı, icra müdürlüğünce mahalline gidilerek fiilen haciz işlemi yapılmasıyla mümkündür. Somut olayda, şikayet konusu enkaz ile ilgili icra müdürlüğünce fiili bir haciz işlemi yapılmadığı, ......
Şti. arasında akdolunan bayilik sözleşmesinin haklı nedenle fesholunduğunun tespitiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline, davalıların davaya konu taşınmaza haksız el atmasının önlenmesi ile istasyon üzerindeki intifa hakkı gereği ve intifa hakkı süresince istasyonun müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd....
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2)Birleşen davada, men’i müdahale ve kal ve maddi tazminat talebiyle ilgili olarak intifa hakkı davacı şirkete ait olan taşınmazda, davalı ... Ltd Şti.'nin otogaz satış tesisi kurduğu, bunun için dava dışı ... ile kira sözleşmesi akdettiği, ancak dava devam ederken intifa süresinin sona erdiği, bu sebeple davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece konusu kalmayan men’i müdahale ve kal davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı ... Ltd Şti.'...
İdare Mahkemesince; Mahkemelerince verilen ehliyet ret kararının Dairemizce bozulması üzerine bozma kararına uyarak; 5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesindeki belediye meclisinin belediyenin taşınmaz üzerindeki intifa hakkı kurma yetkisi ile tahsis yetkisine ilişkin hükümlerden sözedilerek; 10/12/2010 tarih ve 337 sayılı kararı ile 09/08/2012 tarih ve 218 sayılı kararlarıyla, yasaya aykırı olarak belediyeye ait taşınmazlar üzerinde intifa hakkı tesis edilmesi ve bedelsiz olarak özel yüksek öğretim kurumuna devredilmesi için belediye yetki verildiği, idari makama ait olan bir yetkinin, istisnai hallerde ve yetki devrinin Kanun'da açıkça belirtilmiş olması halinde devredilebileceği dikkate alındığında; somut uyuşmazlıkta, belediye meclisine ait olan taşınmazın bedelsiz devir, tahsis, intifa hakkı veya başka yollarla değerlendirilmesi yetkisinin, belediye başkanına devrine imkan veren bir hükmün 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda yer almaması karşısında, Kanunda düzenlenmeyen bir yetki...


