"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki intifa hakkı tesisi veya tapu iptali tescil veya tenkis istenmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.03.2009 gün ve 2009/4923-6558 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemiz onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’nun 440.maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
T.. aralarındaki aile konutu üzerinde sağ eşe intifa hakkı tesisi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ankara 8. Aile Mahkemesi'nden verilen 23.10.2013 gün ve 220/1352 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, 2. kademede intifa hakkı tesisi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/10/2020 gün ve 2016/15798 Esas, 2020/6231 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK'nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Aile konutu üzerinde sağ eşe intifa hakkı tesisi Davalı ... vekili, yerel mahkeme hükmünü temyiz etmişse de; hükmü temyiz eden davalıdan nispi temyiz karar harcı alınması gerekirken maktu temyiz karar harcı alındığından, HMK'nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344....
Davalı vekili; taraflar arasında intifa hakkı tesisi vaadini içeren protokol(ön sözleşme)imzalandığını, ancak davalılardan maliklerin 09.10.2008 tarihinde başka bir akaryakıt dağıtım şirketi lehine intifa hakkı tesis ettiklerini ve bayilik lisansının EPDK tarafından verilmiş olan bayilik lisansının ortadan kalkmış olması nedeniyle ön anlaşmanın hükümlerinin yerine getirilemeyeceğinin bildirildiğini, inkişaf bedelinin ipotek borçlulara tarafından iade edileceğinin belirtilmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını daha sonra Kartal 3.İcra Müdürlüğüne bedelin ödenmesi suretiyle Kartal 3.İcra Hukuk Mahkemesinde ipoteğin terkinine karar verildiğini, söz konusu protokolün ön sözleşme niteliğinde olduğunu, yapılan intifa hakkı tesisi vaadi sözleşmesinin BK nun 22/2 maddesi gereğince ön sözleşmenin geçerliliğinin esas sözleşmenin geçerlilik şartına uygun olarak yapılmasına bağlı tutulduğunu, bu nedenle ön sözleşmenin de resmi şekilde yapılması gerektiğini, resmi şekilde yapılmadığından ön sözleşmenin...
Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir. Somut olayda; davacı Belediye 17.08.2000 tarihli İhale Kararı ile ihaleye katılan davalı kuruma dava konusu taşınmaz üzerine ......
Turizm A.Ş. adına üst hakkı tesis edilmiş, bu üst hakkı da 03.08.2009 tarihinde.. Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A.Ş.ne devredilmiştir. Parselin kat irtifaklı 417/100000 arsa paylı 103 numaralı bloktaki 204 numaralı bölümünde konaklama tesisi+müstakil apart niteliğinde 14.04.2006 tarihinde başlamak ve 01.11.2040 tarihine kadar geçerli olmak üzere H.. E.. lehine 626.120 TL bedelle intifa hakkı tesis edilerek tapuya tescil edildiği görülmektedir. Dava, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken davalı Hümeyra adına tapuya tescil edilmiş intifa hakkı değeri ile intifa hakkı tesis edilen konaklama tesisi+müstakil apart niteliğindeki yapıya yapılan tadilatlarla ilgili olarak değer artış payı ve katılma alacağı talebine ilişkindir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 s.lı TMK'nun 235/1. m)....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, 15 yıl süreli olan ve sözleşme gereği intifa hakkı tesis edilen sözleşmenin ve intifa hakkının Rekabet Kurulu’nun bayilik sözleşmelerini 5 yılla sınırlayan kararı ile 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı tarafından davalı şirkete birçok kez ihtarname gönderilmiş ise de, intifa şerhinin kaldırılmadığını, davacının mevcut taşınmazını akar yakıt satış istasyonu olarak kullandığını, davalı ile arasındaki sözleşme sona erince başka bir şirket ile sözleşme imzaladığını, yeni sözleşme uyarınca yeni şirket lehine tapuda intifa hakkı tesisi ile sözleşmenin yürürlüğe gireceğini, fakat davalı tarafça intifa şerhi kaldırılmadığından yeni sözleşmenin gereği gibi ifa edilemediğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep ve dava etmiştir....
Kuşkusuz intifa hakkı ancak tapu siciline tescil suretiyle kurulabileceğinden anılan belgelerin davalıya sağladığı hak yararlanma hakkından öte değildir. Kısaca, sözü edilen belgeler intifa hakkı tesisi için yeterli bulunmamaktadır. Ne var ki, az önce açıklandığı üzere 45 sayılı parsel üzerinde davalılardan ...’e ait muhdesat şerhi bulunduğundan bu şerhin terkini temin edilmeden davalıların elatmasının önlenmesi istenemez. Davanın reddedilmesi açıklanan sebeple doğrudur. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonuç bakımından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 9.3.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, mülkiyet hakkı sahibi tarafından açılan tazminat isteğine ilişkindir. Davacı, içinde akaryakıt tesisi ve ekleri bulunan 477 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, tapu kaydında davalı şirket lehine intifa hakkı tesisi edildiğini, bayilik sözleşmelerine bağlantılı olarak kurulan intifa hakkının bayilik sözleşmesinin feshi üzerine ve Rekabet Kurulunun Tebliği uyarınca 18.9.2010 tarihinde sonlandırılması gerekirken intifa hakkının davalı tarafından 16.3.2011 tarihinde terkin edildiğini, böylece zarara uğramasına neden olunduğunu ileri sürüp 18.09.2010-16.03.2011 tarihleri arasında mahrum kalınan işletme kar kaybına yönelik tazminat istemiştir....


