WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

. - K A R A R - Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan gayrimenkul kira sözleşmesi ve akaryakıt ortaklığı sözleşmesi gereğince, 15 yıl süre ile davacının taşınmazı üzerinde 65.000 USD karşılığı intifa hakkı tesis olunduğunu, davacının sözleşme gereği davalı lehine birtakım yatırımlar ve masraflar yaptığını, ancak Rekabet Kurumunu 12.03.2009 tarihli kararı ile bayilik sözleşmesi ile kredi ve ekipman sözleşmesi, uzun süreli kira sözleşmelerinin 5 yılı aşamayacağı yönünden düzenleme getirildiğini, bu nedenle sona eren intifa tesisi gereği davalının lehine yapılan toplam 1.211.740 TL bedelli masraf ve yatırımları davacıya ödemesini talep ve dava etmiştir....

Davacı vekiline talebini açıklamak üzere verilen sürede intifa bedeli ile ilgili taleplerini her iki davalıdan talep ettiğini bildirmiştir. Davacı vekili yargılama devam ederken 15.06.2015 tarihinde sabit yatırım ile ilgili toplam 1.423,92.-TL’lik talebinden feragat etmiştir. Davalılar vekili, intifa hakkının tesisi için kendilerine herhangi bir bedel ödenmediğinden, yapılmayan bir ödemenin iadesinin talep edilemeyeceğini, davalı şirkete ödenen yatırım destek bedeli ve sabit yatırım bedelinin geçerli bir sözleşmeye istinaden yapılan ödemeler olduğundan haksız zenginleşme addedilemeyeceği, davacının herhangi bir zararının olmadığını, faiz, KDV ve ekonomik kayıpların karşılanması taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia,savunma, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kısmen kabuüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar davalı yararına Dairemizce bozulmuştur....

Bu kapsamda, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam etmesi halinde bakiye intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, davacı tarafça davalı yetkililerine intifa hakkının terkini hususunda vekaletname verilmiş ise de davacının basiretli bir tacir gibi davranarak intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği anlaşılmakla, bakiye intifa hakkı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı kalıcı yatırım bedelleri ile ilgili iki faturaya dayanmıştır. Bunlardan 30.11.2006 tarihli birinci ----- bedeli, ---- tadilatı” olarak yapılan-------- faturasıdır. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere bu ikinci faturadaki -------- açılması sırasında mutlaka yapılması gereken bir iş olup kalıcı yatırım niteliğinde olmayıp bedelinin talep edilmesi mümkün değildir. Birinci fatura yönünden ise davalının sebepsiz zenginleşmesi yapılan keşifte alınan rapora göre 16.764,73 TL olarak belirlenmiştir....

kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı ile davalı arasında maliki davalı olan taşınmaz kaydı üzerine tapuda davacı lehine 10.05.2007 tarihinde 17 yıl müddetle intifa hakkı tesis edilmiş olduğu dosyada mevcut taşınmazın tapu kaydından anlaşılmaktadır....

(2) Her ne kadar mahkemece KDV dahil 50.004,15 TL bakiye intifa bedelinin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı ...Ş.’nden tahsiline karar verilmiş ise de, dava dosyasına geri çevirme kararından sonra eklenen intifa hakkı terkin belgesinden davacı tarafça intifa hakkının bedelsiz olarak terkin edilmiş olduğu anlaşılmış olup, bu durumda davacının davalı ...Ş.’nden peşin ödenen intifa ivaz bedelinin bakiye kalan süresine tekabül eden miktarı istemesi mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (3) Mahkemece davacının dava açarken yatırdığı 8.563,15 TL peşin harcın (mahsuba karar verilmiş olmakla) tamamının yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalı ......

Davacılar, tarafların müşterek murisi Mehmet ...’ın tüm birikimi ile 7 sayılı parselde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, ilk eşinden olan oğlunun hak iddia etmemesi için doğrudan davalı adına tescil ettirdiğini, kız kardeşlerinin ve annesinin hakkını teslim etmesi konusunda davalıya bildirdiğini, dava konusu taşınmazda bulunan evin müşterek muris ve davacıların katkısı ile yapıldığını, davalının taşınmazı devredeceğini beyan etmesine rağmen bunu yapmadığını, ... iptali ile davacılar adına tescil, olmazsa davacılar lehine intifa veya sükna hakkı tesisi isteminde bulunmuştur. Davacı 01.02.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile anılan istemlerinin yanında 55.000 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle davalıdan tahsilini de talep etmiştir. Davalı, müşterek murisin inşaatın yapımına olan katkısının 1.668,00 TL’lık kısmını ve davacılardan ...’ın dava konusu evde oturmasını kabul etmiş diğer istemlerin ise reddini savunmuştur....

Kişi tarafından intifa hakkıyla yükümlü olarak alınmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfında olduğu belirlenerek üzerindeki intifa hakkının taşınmazın satış bedeline etkisi gözönüne alınmadan değerlendirme yapılmıştır. O halde dava konusu taşınmazın vasfının belirlenmesi açısından Marmaris Belediyesinden imar planı ve ilgili belgeler istenerek fen-ziraat ve emlakçı bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetiyle taşınmazın değerinin üzerindeki intifa hakkıda değerlendirilerek belirlenmesi ve rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 13.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Petrol A.Ş. arasında 16.01.2004 tarihli Protokol akdedilerek taşınmazın ilgili amblem ve marka altında akaryakıt istasyonu olarak işletilmesi hususunda 15 yıl süreli intifa hakkı tesisi ve 200.000 USD Bakım Onarım Bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, akabinde ... şirketinin ortağı ... istasyonun bulunduğu taşınmazdaki hissesinin 1/2'sini ...'e satmış ve bundan sonra taşınmazın maliklerinden olan ... huzurdaki davadaki davalılardan birisi olan ... şirketini kurduklarını, bu kurulan davalı şirket ile ... Petrol A.Ş. arasında ise daha sonrasında 08.09.2004 tarihli Protokol akdedildiğini, ilgili 08.09.2004 tarihli Protokol kapsamında davalı şirket, ......

A.Ş. ile yaptığı sözleşme ile izin sahasında bulunan tesislerde intifa hakkı sahibi olduğu, bazı intifa hakkı sahibi kişilerin davalı idareye haklarının korunması için yaptıkları başvuruların reddedilmesi üzerine işlemden haberdar olduğu, davacının idareye herhangi bir başvurusu olmadığı gibi adına düzenlenmiş bir işlemin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının menfaatinin zarar görmesi sözkonusu olamayacağından, bu işleme karşı davacı tarafından kendi adına açılan davada ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari davaların, idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir....

(Köyü) 2 Pafta ......... parsel sayılı taşınmaz üzerine tesis edilmiş olan ipoteğin kaldırılmasını talep etmekte, davalı ise davalı ise taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya ait taşınmaz üzerine 15 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, intifa hakkı için davacıya 325.000,00 TL ödendiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle intifa hakkının 10 yıllık kısmının kullanılamadığını, kullanılamayan kısma ilişkin intifa hakkı bedelinin iade edilmesi gerektiğini, davacının iade etmesi gereken intifa hakkı bedelini iade etmediğini, ayrıca davacıdan cezai şart alacaklarının bulunduğunu, bu nedenle ipoteğin kaldırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir....

UYAP Entegrasyonu