WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. Bu dosyalarda maddi tazminat hesaplamasında; sosyal risk ilkesine uygun olarak tazminat ve sorumluluk dengesi sağlanması açısından hesabın % 50'sinin kabul edilmesinin hem davacı ve davalı yönünden adil, hem de hukuki gerekçeye uygun bir çözüm olduğu düşünülmektedir. Bu nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın hukuki gerekçesi ve hesaplaması açısından; manevi tazminatın ise düşük olması nedeniyle miktar yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir....

in üzerine düşmesi sonucu yaralanması ve yüzünde iz kalması üzerine, basketbol potasının bakımını yaptırmayan okul idarecilerinin kusur ve ihmali nedeniyle olayın meydana geldiği, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, davacılardan ... için meydana gelen iş gücü kaybı nedeniyle 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ile anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 22/09/2014 tarihinden itibaren işeyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır....

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, manevi tazminata ilişkin tazminat miktarının düşük olmakla birlikte davayı daha fazla uzatmamak için onanmasına karar verilmesi gerektiği, maddi tazminata ilişkin olarak da olayda idarenin hizmet kusurunun olduğu, bu nedenle maddi tazminata haksız fiilin gerçekleştiği olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare vekili tarafından, olayda idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğunun olmadığı, bu nedenle davanın tümden reddedilmesi gerektiği, idarenin tazminat sorumluluğunun ağır hizmet kusuru halinde söz konusu olduğu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, manevi tazminatta idarenin temerrütü olmadığından faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar vekili ve davalı idare vekili tarafından, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır....

Bu nedenle yaşanan terör olayı nedeniyle ortaya çıkan maddi tazminat isteminin sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında ve manevi tazminat isteminin genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince değerlendirilmesi, sulhname imzalandığı için maddi tazminat isteminin reddine ve sosyal risk ilkesi kapsamında manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan hareketle karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ......

İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen teşhis ve tedaviye ilişkin olarak davalı idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğinden, davacının geçirdiği operasyon sonucunda meydana gelen zarar bakımından idareyi maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü kılacak herhangi bir ağır hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır....

Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. Bu dosyalarda maddi tazminat hesaplamasında; sosyal risk ilkesine uygun olarak tazminat ve sorumluluk dengesi sağlanması açısından hesabın % 50'sinin kabul edilmesinin hem davacı ve davalı yönünden adil, hem de hukuki gerekçeye uygun bir çözüm olduğu düşünülmektedir. Bu nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın hukuki gerekçesi ve hesaplaması açısından bozulması gerektiği düşünülmektedir....

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; dava konusu olayda, personel seçimi ve yetiştirilmesi konusunda gerekli yükümlülükleri yerine getirmeyen davalı idarenin hizmet kusuru işlediği, bu olay nedeniyle davacının uğradığı zararın davalı idarece karşılanması gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden, Adli Tıp Kurumunca belirlenen %32.3 maluliyet oranı dikkate alınarak maluliyet zararının tespiti amacıyla alınan ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda, davacının zararının 371.027,46 TL olduğu görüşüne yer verildiği, manevi tazminat istemi yönünden ise; olayın vuku buluş şekli, meydana gelen olayın, davacının bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri ve bu nedenle duyulan elem ve ızdırabın karşılığı olarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ......

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi raporunda çocuklarının hayatını akciğer enfeksiyonu nedeniyle kaybettiğinin belirtildiği, mekonyumlu doğum nedeniyle akciğer enfeksiyonunun geliştiği ve tedavi uygulanmadan taburcu edilmelerinin hizmet kusuru olduğu, ayrıca kusursuz sorumluluk ilkesinin de mevcut olduğu ve illiyet bağının varlığının da açık olduğu, bu nedenle maddi tazminatın reddi yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise çok düşük olduğu; davalı idare tarafından, bilirkişi raporu uyarınca hizmet kusuru ve illiyet bağı bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı ve bu nedenle manevi tazminata hükmedilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından, karşılıklı temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır....

Bu halde dava konusu olayda olduğu üzere, genel hükümler kapsamında açılan davanın talep gereği olayda hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk hali de olmadığı tespit edilirse sosyal riskten incelenmesi hukuka uygundur. Ancak maddi tazminatın hesaplanması noktasında; idare mahkemelerince genel hükümler sosyal riske dayanılması halinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve aktüerya hesabı ile idarenin tam kusurlu kabul edilerek maddi tazminatların hesaplandığı görülmüştür. Bu durumda terör olaylarında, sosyal riske dayalı olarak incelenen dosyalarda, tazminat hesabının hizmet kusuru hukuki gerekçesinin hesaplama yöntemiyle karşılanması hali ortaya çıkmaktadır. Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır....

UYAP Entegrasyonu