defterlere kaydedilen faturalara ilişkin zararın tazmini yönünden çekince olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin irdelenmediği, davalı tarafından çek bedelinden cezai şart alacağı ve davacının diğer borçlarının mahsup edildiğini savunulmasına rağmen davalının cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise miktarı, davacının davalıya başkaca borcunun bulunup bulunmadığı ve cezai şart ve diğer borçlar altında mahsup edilen miktarın yerinde olup olmadığına ilişkin inceme yaptırılmadığı, davalı yargılama sırasında 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunu, 250.000,00 TL bedelli teminat çekinin de 47.352,88 TL sini iade etmesine rağmen iadeye konu kısımlar yönünden davanın konusuz kalıp kalmayacağının değerlendirilmediği ve eksik inceleme, araştırma ve değerlendirmeye göre ve ayrıca davalının da cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ancak davanın konusu olmayan 2011 yılına ilişkin bayilik protokolünün madde numarası da yanlış olarak 3.2.4 yazılan, ancak doğru madde numarası...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulü ile toplam 39100 TL tazminat bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Muğla İli, Datça İlçesi, ......
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesine istinaden kâr mahrumiyetine ve cezai şart alacağının tahsiline yönelik tazminat davasıdır. Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi ve bunun eki olan taahhütname düzenlendiğini, davalının sözleşmeyi sebep göstermeksizin feshettiğini, sözleşme uyarınca davalının satmakla yükümlü olduğu akaryakıt tutarının altında satış yaptığını ve sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle müvekkilinin kar yoksunluğunun oluştuğunu ileri sürmüştür....
Ayrıca, 2008 yılı Kasım ayı ile 2010 yılı Mart ayları arasındaki kira parası, yakıt, su, elektrik borcunun yasal süresi içerisinde ödenmediği gerekçesiyle takip yapılarak sonrasında temerrüt nedeniyle tahliye davası açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, kira parasının yasal sürede ödenmemesinin kira sözleşmesinin 12. maddesinde sayılan hallerden olup olmadığında, bu durumun 2886 Sayılı Yasanın 62. maddesi uyarınca cezai şart uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinde toplanmaktadır....
CEVAP Davalı vekili, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartlarına aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilinin tapu devrine hazır olmasına rağmen davanın kötü niyetli açıldığını, sözleşme uyarınca cezai şart istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini dilemiştir. III....
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya fesih nedeniyle ariyetleri teslim ederek cari borcunu da kapattığını, cezai şartın amacının, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmek olduğunu, cezai şartın, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güttüğünü, davalının davacıya borcu bulunmadığını, hal böyle iken davacının cezai şart talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu, akaryakıt istasyonunun mevki ve akaryakıt satış durumu göz önüne alındığında belirtilen söz konusu cezai şartın ödemesinin davalının mahvına sebep olacak derecede ağır olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir....
Maddesinde “sözleşmenin sona erdirilmesi halinde, yükleniciden sözleşmenin sona erdirilmesine kadar geçen sürede sözleşmeye dayanılarak tahsili gereken ceza, cezai şart olarak ayrıca tahsil edilir" ve yine aynı maddenin son fıkrasında “gecikme cezaları ifaya eklenen cezai şart olarak ön görülen işverenin uğradığı zararın tazmini için talep edilecek meblağlardan indirilemeyeceği' düzenlemesi yer aldığı,hal böyle olunca, ana kuraldan ayrık olarak ortadan kalkan sözleşme sebebiyle ifaya ekli cezai şartın kararlaştırma kapsamında istenebilir hale dönüştüğü, sözleşmenin 8. Maddesi gereği davalıdan 4.102.331,08 TL cezai şart talep edilebileceği anlaşılmıştır. Yine kök bilirkişi raporunun 14 ve davamı sayfalarında davacının davalıdan talep edebileceği teknik personel bulundurmama,------ cezası ve temizlik cezası kapsamında toplam 192.166,00TL talep edebileceği, davalı hak edişlerinden daha evvel kesilen tutarın 4.130,00 TL olması nedeni ile 188.036,00 TL talepte bulunabileceği anlaşılmıştır....
Hukuk Dairesinin 22.10.2020 tarih, 2017/4981 Esas ve 2020/1764 Karar sayılı kararı ile davacının dava dilekçesi ile hem cezai şart hem de uğradığı zararın giderilmesinin istediğini, akdin feshi nedeniyle oluşan zararın 312.983,00 TL olup, davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle istinaf başvusurunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 312.983,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir....
ye ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının 5 yıllık sözleşme süresi içerinde toplam 11793 m³ beyaz ürün, 1550 ton LPG aldığı, protokol kapsamında taahhüt edilen beyaz ürün miktarından 457 m³, LPG miktarından ise 3450 ton eksik alım yapıldığı, protokolün 9. maddesine göre yapılan hesaplamada beyaz ürün için beher ton 90 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının 41.138,10 USD, LPG için beher ton 39 USD esas alınarak belirlenen cezai şart tutarının ise 134.550 USD olmak üzere asgari ürün alımı taahhüdünü ihlalden kaynaklanan toplam cezai şart tutarının 175.688,10 USD olarak belirlendiği, bu tutarın TL karşılığının ise 1.075.984,20 TL olduğu anlaşılmakla sözleşme süresi sonunda davalının protokolün 8 ve 9. maddelerine dayalı olarak ifaya ekli cezai şart niteliğindeki ürün alım taahhüdünden kaynaklanan 1.075.984,20 TL cezai şart alacağının gerçekleştiği ve bu alacağın tahsilinin protokolün 16. maddesi, bayilik sözleşmesinin 19. maddesi...
Noterliğinin 05.06.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmeden ve ek protokolden dönüldüğünü beyan etmekle cezai şart geçersiz hale geldiği hususunun takdir ve tayininin hakimliğimize ait olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir....


