Ayrıca her ne kadar mahkemece sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği kabul edilip, davalının hali hazırda batık durumda olduğu, borç ödeme gücünün olmadığı ve cezai şart ödemesi ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğinden cezai şart talebinin de reddine karar verilmiş ise de; taraflar tacir olup bu husus ancak cezai şarttan indirim nedeni olarak kabul edilebilir. Cezai şart talebinin bu gerekçeyle tamamen reddi doğru olmamıştır....
Davacı vekili 17.10.2012 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini açıklamış, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, sebepsiz zenginleşen davalıdan müvekkilinin ödediği 30.000TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini ve dava konusu makinenin 14.03.2011 tarihinde teslim edilmemesi nedeniyle günlük 200TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiğini belirtmiş; 05.06.2013 tarihli dilekçesinde ise, bilirkişi raporunda makinenin geç tesliminden dolayı müvekkili şirketin uğradığı toplam zararın 748.292TL hesaplandığını, davacının zarara dönük talebinin 42.400TL olduğunu belirterek dava değerini 72.400TL olarak ıslah etmiştir. Davalı Cevabı: 6....
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen 12/12/2019 tarihli sözleşmenin feshedilmesinden önce davalının sözleşmeye aykırı olarak davrandığı ve ayıplı ürün tedarik ettiği, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği iddiası ile denkleştirme tazminatı, cezai şart ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İzmir ......
Dairemizin 18.04.2019 tarih ve 2019/40 Esas, 2019/1897 Karar sayılı bozma ilamını birinci bendinde, asıl dosya davacısı ...’ın menfi zarar, cezai şart ve gecikme tazminatı talebi ile ilgili olarak miktarı gösterilmek ve harcı yatırılmak sureti ile açılmış bir davası bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak 11.05.2012 tarihli dava dilekçesi içeriğinde bu taleplerinden bahsettiği gibi dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının ikinci bendinde açıkça menfi zararın tazmini, sözleşmenin 4. maddesindeki cezai şart hükmünce yapılacak olan inşaatta kendisine düşecek olan kısımların kira bedellerinin tespiti ile davalı müteahhit tarafından ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, yine dava dilekçesinin harca esas değer kısmında dava değeri, fazlaya ilişkin haklara saklı olmak üzere 55.000,00 TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin hangi talebine ilişkin olduğu dilekçede açıklanmamıştır....
Davalılar, taşınmazın bedeli olarak kararlaştırılan 1 175 000,00 YTL’nin sözleşme ile belirlenen 25 gün içerisinde yatırılmadığı gibi kendilerini altı ... kadar oyaladığını ve cezai şart olarak verilen kaporanın iadesinin gerekmediğini ... sürerek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, BK.nun 156/son maddesi hükmüne göre davacının sözleşmeden rücu ettiği ve verdiği kaporayı terk ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tapulu taşınmazlarda mülkiyetin geçirilmesine yönelik işlemlerin TMK.’nun 706 BK.’nun 213. ve Tapu Kanununun 26 maddeleri hükmü gereğince resmi biçimde yapılması gerekir. Aksi halde sözleşme geçersiz olup tarafları bağlamaz ve taraflar geçersiz sözleşme sebebiyle verdiklerini geri alabilirler. Somut olayda, dayanılan sözleşme tapulu taşınmazın harici satışına ilişkindir ve açıklanan yasa hükümlerine göre geçersizdir....
Davalılar vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, gönderilen ihtara rağmen davacının zamanında tapu devir işlemleri yapmadığını, inşaat başladıktan sonra 1999 yılında yaşanan deprem nedeniyle inşaatların 6 ay süreyle durduğunu, ancak inşaatın projeye uygun yapıldığını ve öngörülen teslim süresinden evvel tamamlandığını, hatta davacının tüm daireleri kiraya verdiğini, cezai şart ve maddi tazminat isteme hakkının doğmadığını, ayrıca müvekkilinin ihtarı üzerine davacının 08.02.2002 tarihinde tapuda tevhit ve satış işlemlerini yaptığını, hemen aynı gün kat irtifakı kurulduğunu, davacının hissesine düşen taşınmazları üçüncü kişilere satarak devrettiğinden davanın konusuz kaldığını ve davacının dava açma hakkı kalmadığını savunarak, davanın zamanaşımı, husumet ve konusuz kalması nedenleriyle reddini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, davalıya ait dükkanın, müvekkiline harici satış protokolü ile satılarak teslim edildiğini, müvekkilinin 30.000 USD’yi davalıya peşin olarak ödediğini, kalan 18.000 USD’yi de sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ödenecekken, davalının taşınmazın tapusunu vermediğini, daha sonra da sözleşmeyi feshettiğini belirterek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalıya ödenen satış bedeli, faydalı masraflar, ihrazat ve cezai şart bedelleri toplamı olan 68.591.20 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşme gereği bakiye satış bedelini ödemediği için tapuda ferağın verilmediğini, davacının edimini yerine getirmediği için cezai şart talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Karşılık davada ise, ecrimisil bedeli olarak 10.738.00 YTL’nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
KARAR Davacı, 21.7.2000 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile davalı yüklenicinin yaptığı dairenin 7/12 payını satın alıp bedelini ödediğini, diğer 5/12 hisseyi de diğer paydaştan satın alıp dairenin tek başına maliki olduğunu, dairenin 31.8.2001 tarihinde bitirilerek anahtar tesliminin yapılması gerekirken teslim edilmediğini, mahkemece kullanılan malzemenin sözleşmeye aykırı ve kalitesiz olduğunun, eksik ve ayıplı işler bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlasını saklı tutarak eksik ve ayıplı işler için 3.000,00 YTL, süresinde teslim edilememesi nedeni ile kararlaştırılan aylık 500 DM cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesi ile toplam 4.810,00 YTL eksik işler bedeli ile 14 635 DM cezai şart bedelinin tahsilini talep etmiştir....
Dava, adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince ödenen kaporanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; harici gayrimenkul sözleşmesi gereğince satıcıya ödenen kaporanın tapu devrinin gerçekleşmemesi halinde geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığı sürece geçersizdir. (TMK'nın 706, BK'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60.maddesi) Geçersiz olduğu için de taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Zira; haklı bir sebep olmaksızın başkası zararına mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür. Cezai şart; asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, geçersiz sözleşmelerde yer alan cezai şartlar da geçersizdir. Tapuya kayıtlı olan taşınmazlar için düzenlenen adi yazılı sözleşmelere dayanarak taraflar birbirlerinden cezai şart isteyemezler....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Dava ve birleştirilen dava tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulü ile toplam 185.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ... İli, ......


