nedeniyle bunlardan kaynaklanan borcu bulunduğunu belirterek, davanın reddi ile yagrılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir....
KARAR Davacı, davalı ile 20/06/2010 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi imzaladığını, devre mülkün tesliminin yapılmadığını belirterek 20.06.2010 tarihli devremülk sözleşmesinin iptalini, ödediği 12.000 TL bedelin iadesini ve sözleşmede belirtilen tarihte devremülkün teslim edilmemesi nedeniyle 5.500 TL cezai şartın tazminini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir....
A.Ş vekili, davanın dayanağı olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin TBK’nın 237. maddesi gereği resmi olarak yapılmadığından geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye bağlı talep edilen cezai şart ve diğer zarar istemlerinin de dayanaktan yoksun olduğunu, davalının sözleşmeyi kusurlu ihlali olmadığını, davacının sözleşme ile kararlaştırılan devir tutarı üzerinden satış faturası düzenlemesi gerekirken yasaya ve sözleşmeye aykırı olarak devir tarihinde emlak rayiç değerine göre kestiği faturadan kaynaklı zararın istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... İnş. Turz. Mad. Mimarlık Müh. Hizm. Tic. Ltd....
Mahkemece iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tanzim edilen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesinde cezai şart ve tazminat konularında düzenleme yapılmadığı, sonrasında akdedilen ........2012 tarihli adi yazılı sözleşmede iskan raporunun ........2012 tarihine kadar alınamaması durumunda, müteahhidin geciken her ay için ....500,00 TL cezai şart ve cezai şartın yanı sıra ....000,00 TL cezai tazminat ödeyeceğinin belirtildiği, davacı müteahhit için edim borcunu ağırlaştıran, sözleşmeye esaslı şekilde değişiklik getiren ek sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılaması gerekirken adi yazılı şekilde yapılmasının geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... .... ... Müdürlüğü'nün 2013/4869 Esas sayılı takibe ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....
Çünkü, böyle bir sözleşme, “borç doğuran” bir sözleşme olarak geçerlidir ve sonuçta sübjektif imkânsızlık nedeniyle tasarrufi işlemin, yani ifanın yerine getirilememesi sonunda meydana gelen zararın tazmini, Borçlar Kanunu'nun 96. maddesi gereğince satıcıdan istenebileceği gibi, eğer bir ceza şartı kararlaştırılmış ise bunun da ödetilmesi yine Borçlar Kanununun 158 inci maddesi uyarınca alıcı tarafından istenebilir..." 3. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15.02.2012 tarihli ve 2011/19986 E., 2012/3137 K. sayılı ilamının ilgili kısmı şöyledir: "...Davalılar vekili 28.12.2011 tarihli dilekçesiyle temyizden feregat etmiştir. Feragat nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi gerekir..." 3. Değerlendirme 1. Davacılar ve davalılar ... ..., ..., ..., ...'...
haksız olarak feshi nedeniyle cezai şart ve maddi tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalının ---- dayanarak satış hedeflerinin ------ üç defa gerçekleştirilememesi halinde sözleşmeyi fesih etme hakkına sahip olduğunu, davacının satış hedeflerini gerçekleştiremediğini, sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini bildirerek davanın reddini savunduğu görülmüştür....
Mahkememizin 05/11/2015 tarih ve 2014/1138E. 2015/608K.sayılı gerekçeli kararında; "Asıl Dava Yönünden Değerlendirme: Mahkememizce yapılan yargılama sonunda daha önce "...davanın kısmen kabulü ile 25.000,00.-USD cezai şartın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine..." karar verilmiştir. Verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/2604-8402 sayılı kararıyla "... Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinde tarafların cezai şart tutarını serbestçe tayin edebilecekleri düzenlenmiş, aynı maddenin son fıkrasında hakimin fahiş gördüğü cezai şart tutarını indirebileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili davacı tarafça talep edilen ve sözleşmede belirtilen cezai şartın fahiş olduğunu, tamamen kabulü halinde müvekkilinin ekonomik olarak mahvına sebebiyet vereceğini savunmuş, mahkemece bu savunmaya itibar edilerek cezai şart tutarında indirime gidilmiştir....
ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart ve müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmede kararlaştırılan fiyatın üzerinde bedelle fatura kestiği gibi piyasa fiyatının da üzerinde fiyat uyguladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının sözleşmedeki gaz fiyatını bilerek akit yaptığını, bu sözleşmeyi 2 yıl uyguladıktan sonra gaz fiyatının yüksek olduğu gerekçesiyle akdi feshetmesinde haksız olduğu, bu nedenle sözleşmede öngörülen cezai şart ile davacının müspet zararını ödemesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir....
kaynaklı zararın 5.000,00 TL'si ile cezai şartın 5.000,00 TL'si olmak üzere toplamda 10.000,00 TL'nin, davalılardan ......
Dava, adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince ödenen kaporanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdatı istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; harici gayrimenkul sözleşmesi gereğince satıcıya ödenen kaporanın tapu devrinin gerçekleşmemesi halinde geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığı sürece geçersizdir. (TMK'nın 706, BK'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60.maddesi) Geçersiz olduğu için de taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Zira; haklı bir sebep olmaksızın başkası zararına mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür. Cezai şart; asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, geçersiz sözleşmelerde yer alan cezai şartlar da geçersizdir. Adi yazılı sözleşmelere dayanarak taraflar birbirlerinden cezai şart isteyemezler....


