(Kendi adına asaleten ...ve ...'ye velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 28/11/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, murisleri İsmail Veske’nin davalıların ortak eylemleri ile öldürüldüğünü, murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/06/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazları yönünden; Davacı; davalının haksız icra takibi ve hacizleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını istemiştir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....
Davacı, davalı tarafından aleyhine İcra Müdürlüğü'nün 2004/9213 ve 2004/9473 sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, açtığı menfi tespit davası sonucu icra takipleri nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine dair verilen kararın onanarak kesinleştiğini, icra takibi nedeniyle iş yerindeki ticari mallarının ve aracının haczedilerek satıldığını, iştigal konusu ticari malları temin edemediğini, davalının haksız haczi nedeniyle iş yapamaz duruma düştüğünü ve ticari itibarının zedelendiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararının ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, itibar edilen 28/04/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2005-2006-2007 yılları bilanço ve gelir tablolarına yansıyan olumsuzluklarda davalı tarafından başlatılan haksız icra ve haciz işlemlerinin %60 etkisinin olduğu kabul edilerek hesaplanan 15.044,70 TL kazanç kaybına hükmedilmiştir....
D.. aleyhine 14/09/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazları yönünden; Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili hakkında başlatılan ilamsız icra takibi sırasında alacak tahsil edilmesine rağmen, takip sırasında “taksit teminatı” adı altında alınan muhtelif meblağ ve tarihli bonolara dayanılarak başlatılan takiplerde davacının tüm mal varlığına haciz konulması nedeni ile yapılan ikinci takip ve haczin haksız olduğunu belirterek, istirdat ve maddi, manevi zararların tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; istirdata konu alacaklar açısından davanın kabulüne, maddi ve manevi tazminat istemleri açısından ise haksız haciz nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararlar davacı tarafça somutlaştırılmamış ve kanıtlanamamış olduğundan, ayrıca ......
Davacı, davalı şirket tarafından oğlu ... aleyhine İcra Müdürlüğünün 2009/9777 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip borçlusu ...'ın oturmadığı müvekkiline ait eve hacze gelinerek müvekkiline ait eşyaların haksız yere haczedilerek muhafaza altına alınıp yediemine teslim edildiğini, bunun üzerine İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1291 esas, 2011/820 karar sayılı dosyası ile açtıkları istihkak davasının kabulüne kesin olarak karar verildiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı şirket, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin, aynı zamanda mernis adresi olduğunu ve haczin bu adreste icra edildiğini, haksız olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yapılan haciz işleminin haksız olduğu benimsenerek istem kısmen kabul edilmiştir....
Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız icra takibi, haciz ve satış işlemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/02/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve...
ya yönelik manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olayda, davalılardan ... tarafından davacı aleyhine ilamsız icra takibi yapılmış ve davacının bankada bulunan mevduatı üzerine haciz uygulanmış; itiraz üzerine ise, takip durdurulmuş ve haciz de kaldırılmıştır. Açıklanan bu gelişim biçimi itibariyle, takibin ve buna bağlı olarak da yapılan haciz işleminin haksız olduğu sabittir. Diğer yandan, hakka dayanmayan haciz işlemi; salt bu nedenle, kişilik haklarının ihlali niteliğinde olup; BK'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminat sorumluluğunu gerektirir. Şu durumda, davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....
Davacı, borcu bulunmadığı halde davalı tarafından hakkında icra takibi ve haciz işlemleri yapıldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, takibe konu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlendiği, icra takiplerinin iptaline karar verildiği, davalı tarafından bu çeklere dayalı olarak iki kez ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı, davacı ile aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle ve birden çok çeke dayalı olarak icra takibinde bulunmuştur. Dava, haksız haciz iddiasına dayanmakladır. Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde de mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Buradaki sorumluluk ise, kusura dayanmamaktadır. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir....


