ACM 2024/574 E. sayılı dosya içeriği manevi tazminat istemi bakımından, alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğu gözetilerek; manevi tazminat davası yönünden, İİK'nin 257. maddesinin 1. fıkrası kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir....
Dava, kiracının haksız tahliyesi nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı sahibi olduğu dükkanda kiracı olan Uğur 'nın vermiş olduğu tahliye taahhüdüne dayalı olarak, tahliyesi için 4.3.2002 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Bu takip ile tahliye gerçekleşmediği halde 15.4.2002 tarihli kira sözleşmesi ile aynı dükkan bu kez davacıya kiralanmıştır. Ancak bundan sonra Uğur aleyhindeki tahliye talepli takip nedeniyle 16.4.2002 tarihinde tahliye işlemi için gelinerek süre verilmiş ve daha sonra da 20.5.2002 tarihinde 15.4.2002 tarihli yeni kira sözleşmesi sunulduğu halde davacı bu yerden tahliye edilmiştir. Bundan sonra davacının yaptığı şikayet üzerine İcra Tetkik Mercii kararı ile tahliye haksız bulunarak iptal edilmiştir. Ancak bu arada dükkan bir başkasına kiralanmış ve kullanılmakta olduğundan davacının oraya dönmesi mümkün olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 16/06/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalı bankanın müvekkili aleyhine kredi kartı borcunun tahsili için icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesinin ardından davalının ... 15....
-M3500 modelinin kullanımdan kaldırılacağı ve bu marka ve model masaj yatağı için kullanmakta oldukları TSE uygunluk belgesinin iptali için başvurduğunu, müvekkili kurumun bu başvuruya istinaden sözleşmeyi fesih ederek TSE belgesini iptal ettiğini, buna rağmen .... bayisinin reklam broşürü ve kataloglarında TSE logo ve markasını haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, 4.720,00 TL maddi, 23.600,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam yasal faizi ile birlikte 29.367,46 TL tazminatın tahsili amacıyla ... 8. İcra Müdürlüğünün 2012/10700 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı, davalı ile imzalanan 09.06.2011 tarihli sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan işin davalı tarafından yerine getirilmediğini ancak davalının haksız olarak icra takibi yaparak alacağın tahsilini talep ettiğini, yapılan haksız takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise 09.06.2011 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir....
Maddesine göre; haksız fiil sebebiyle tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren 2 ve her halde 10 yıllık zamanaşımına tabiidir. Davaya konu takibin iptali kararının 29/06/2021 tarihinde kesinleştiği, zararın miktarının tam ve kesin olarak tespitinin zamanaşımına etkisinin bulunmadığı, haksız icra takibi, haciz ve yakalama eylemleri nedeniyle davacıların zararı ve sorumluları kesinleşme tarihinde öğrediklerinin kabulünün zorunlu olduğu, davacıların anılı davada taraf konumunda bulundukları bu halde 24/10/2023 tarihinde açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda davacı haksız haciz nedeniyle uğradığı maddi manevi zararların tahsilini talep etmektedir. Davacının haksız fiil hükümlerine göre talep etmiş olduğu tazminatların ticari iş ve dava kapsamında olmadığı anlaşıldığından (aynı yönde Ankara BAM 13. HD'nin Esas No: 2021/897 Karar No: 2021/851) mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Davalı vekili, davacının maaşından kesilen ücretin icra dosyasına iade edileceğini, rehin açığı belgesini icra müdürlüğü düzenlediğinden müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; maddi tazminat talebinin icra dosyasında yapılan iade ile konusuz kaldığı anlaşıldığından bu konuda hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, manevi tazminatla ilgili davanın kısmen kabulü ile, haksız haciz nedeniyle 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
KARAR Davacı, boş olarak verdiği senedin borcu ödemesine rağmen iade edilmeyerek üzeri doldurulmak suretiyle aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu senetten dolayı borcunun olmadığının mahkeme kararı ile kesinleştiğini, icra takibi sırasında haksız olarak motorsikletinin haczederek elinden alınarak satıldığını, motorsikletin satılması nedeniyle işlerini yapamadığını ileri sürerek motorsiklet bedeli olarak 3.000.00.YTL, kar kaybı olarak 10.000.00.YTL ve manevi tazminat olarak da 20.000.00.YTL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
KARŞI OY 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması hâlinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Maddi tazminat için geçerli olan bu sorumluluk, kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) esasına dayalıdır. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 58. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. İcra ve İflas Kanununda haksız ihtiyati haciz nedeniyle maddi tazminat sorumluluğu düzenlenmiş ise de haksız haciz nedeniyle maddi tazminat sorumluluğu düzenlenmemiştir. Bu haksız haciz uygulanması hâlinde tazminat sorumluluğu bulunmadığı anlamına gelmeyip haksız fiilin unsurlarını taşır şekilde bir eyleme dayalı olarak haciz uygulanmış olması hâlinde genel haksız fiil hükümlerine göre tazminat istenmesi mümkün olacaktır....


