ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/272 Esas KARAR NO : 2021/473 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2015 KARAR TARİHİ : 24/05/2021 KARARIN YAZILMA TARİHİ :31/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı şirket ile davalı şirket arasında uzunca bir süredir ticari ilişki olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının davalıya borçlanması sonucu bozulduğunu, davalının müvekkili aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ........
İcra Müdürlüğü'nün 2005/2994 sayılı dosyasıyla kendisi hakkında icra takibi başlattığını, bu takip kapsamında evindeki eşyaları ile emekli maaşı ve ikramiyesinin haczedildiğini, daha sonra itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafından açılan itirazın iptali davası sonucunda 46.573,64 TL üzerinden başlatılan takibin 6.100,99 TL üzerinden devamına karar verildiğini, kendisinden yapılan kesintilerin ise 34.203,14 TL'ye ulaştığını, bu paradan borcu karşılayan kısmın kesilip bakiyenin kendisine iade edildiğini ancak maddi zararının bundan fazla olduğunu ayrıca yapılan işlemler nedeniyle kişilik haklarının da zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
Davalı-karşı davacı ..., davanın reddini dilemiş,karşı davasında da; davacının kendisini Savcılığa şikayet edip haksız olarak işbu davayı açtığını,bu nedenle manevi olarak büyük elem duyduğunu,itibar ve saygınlığının zedelendiğini ileri sürerek, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın HUMK.nun 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,karşı davanın kısmen kabulüne,1.500TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir . 2009/12926-2010/499 1-Davalı-karşı davacı ..., davacı-karşı davalının kendisini haksız olarak Savcılığa şikayet ettiğini ve yine haksız olarak işbu davayı açtığını öne sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talep kısmen kabul edilmiştir....
Manevi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2021/1877 Esas 2023/842 Karar sayılı ilamında " Dava; Haksız haciz sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. 6098 Sayılı TBK'nın 58. maddesine göre ''Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir'' Somut uyuşmazlıkta, İcra takibi ekinde yer alan faturada dava dışı şirketin adresi ; "...Mah. ...Cad. No; ...Yeni Bosna Bahçelievler" olarak yazılmıştır....
Anılan düzenlemeye göre; yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı davacı, borçlu davalıya kötüniyet tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kanun metninde geçen "kötüniyet" kavramını, zarar verme kastı şeklinde değil; haksız olduğunu bildiği halde icra takibini yapmaktan kaçınmama olarak yorumlamak gerekir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davanın reddine gerekçe yapılan tüm hususların, davacı ...'nın icra takibi yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğunu gösterdiği gözetilerek, davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davalıların bu talebinin hüküm altına alınmayışı doğru değil bozma sebebi ise de; bu husustaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Davacı, aleyhine başlatılan icra takibinde sözleşmelerde imzasının bulunmadığını, kendisine kredi ödemesi yapılmadığını, buna rağmen haksız takip nedeniyle iş yerinde ve aile ortamında zor duruma düştüğünü, manevi zararının oluştuğunu belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosyanın incelenmesinde, davacı aleyhine banka tarafından icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, açılan itirazın iptali davası sonucunda davanın reddine karar verildiği, kötüniyet tazminatı isteminin de reddedildiği, bu kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı aleyhine haciz işlemi yapılmadığı, haksız takip yapılmışsa da kötüniyet tazminatı isteminin reddedildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından manevi tazminatın yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir....
aleyhine 22/10/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair verilen 04/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı alacaklı banka vekili tarafından .. esas sayılı takip dosyasında dava dışı oğlu .. hakkında icra takibi yapıldığını, anılan icra dosyasında davalı alacaklı banka vekili tarafından borçlu .....
, davacı şirket olup manevi tazminata konu herhangi bir eylemin de söz konusu olmadığını, bu nedenle haksız davanın reddini istemiştir....
Davacı; davalının, aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp icra takibi başlatması sonucu aracının muhafaza altına alındığını ve takip borcunu icra veznesine yatırmak zorunda kaldığını, ancak ticaret mahkemesince borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ve paranın kendisine iade edildiğini iddia ederek, uğranılan zararın giderilmesi için maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının yeni bir iş yeri açması nedeniyle kendisinden borç para aldığını, söz konusu çekin de buna karşılık davacı tarafından verildiğini, icra takibi ve haczin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir....
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/05/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


